Ana Sayfa İrtibat Sık Kullananlara Ekle     www.İslamÜstündür.Com       Biz Kimiz ? İlkelerimiz
  Müslüman'ın hayata bakışı

                                        Bir Müslüman olaylara, hayata nasıl bakar?

Bir Müslüman her şeyin asıl sahibinin Allah olduğunu asla unutmaz. Bilir ki O (cc) her şeyi görür, bilir, işitir ( Basir, Alim, Semi ) O Allah, her şeyin sahibi, yöneticisi hakimidir ( Malik, Hakim) O'nun her işinde mutlaka bir hikmet vardır. Hayat ise sadece bu dünya ile sınırlı değildir, dünya ve ahiret hayatı birbirini tamamlar!

Bir Müslüman, önce ulaşmak istediği hedefi için fiili dua yapar ( çalışır) ve sonra sözlü dua yapar, elde etmek istediği şeyin sadece Allah izin verirse olacağını asla unutmaz ve bu amacının genel anlamda (hem dünya hem ahiret ) hayatı için en iyisi olmasını (hayr) temenni eder, bu yönde Allah'a iltica eder, yönelir, sözlü dua eder.

Müslüman daha sonra sonuca bakar ve amacına ulaşırsa tekrar en başa döner ve bunun Allah'ın bir lütfu, hediyesi olduğunu unutmaz, Allah'a şükür ( hamd ) eder. Eğer istediği olmamış ise, bir hayr olduğunu düşünüp sabreder ve Allah'ın muradına, O'nun istediğine boyun eğer; demek dünyada olması benim için iyi değilmiş, ahirette Allah daha iyisini verir, der tevekkül eder.

Fiili dua boyutu ile Maturidi haklı iken, en son aşamada her şeyin yine karar ( İrade) vericisi Allah olduğunu unutmamak yönü ile de Eşari haklıdır. Ama Müslüman için bu süreç bir bütündür. Sebeplere tevessül etmeyi asla ihmal etmemeli ama sonucun da Allah'ın elinde olduğunu asla unutmamalıdır! Hasta isek doktora gitmek, ilaç kullanmak zorundayız ama bizi iyileştirecek olan (Şafi) Allah'tır! Bir Müslüman din için, vatan için, namus için cihad mı ediyor, bilir ki zafer Allah'tandır, ona düşen seferde olmaktır. Zafer kazanırsa Allah'a şükreder, bu yolda canını verirse şehittir; yine kazanmıştır!

Ateist ve oryantalister ise bu çizgiyi anlamadıkları veya tamamına vakıf olamadıkları için Müslümanları her zaman kaderci, tembel, çalışmayan veya mazeret gösteren olarak tasvir ederler ki, olaya hakim olamamaları, anlayamamaları onların bu konudaki cehaletlerininin sonucudur.

  İmtihan bilinci hakkında Kuran'dan bazı ayetler

"Süleyman, tahtı yanında yerleşmiş hâlde görünce şöyle dedi: "Bu, şükür mü, yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni denemek için, Rabbimin bana bir lütfüdür. Kim şükrederse ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse (bilsin ki) Rabbim her bakımdan sınırsız zengindir, cömerttir." (Neml, 40)
"De ki: Eğer (haktan) saparsam, kendi aleyhime sapmış olurum. Eğer doğru yolu bulursam, bu da Rabbimin bana vahyettiği (Kuran) sayesindedir." ( Sebe, 50)
" Tövbe edip iman eden ve salih amel işleyen kimsenin kurtuluşa erenlerden olması umulur." ( Kasas, 67)
"Hani onlardan bir topluluk demişti ki: "Siz, Allah’ın helâk edeceği veya şiddetli bir azaba uğratacağı bir kavme ne diye (boş yere) öğüt veriyorsunuz?" Onlar da, "Rabbinize bir mazeret beyan etmek için, bir de belki Allah’a karşı gelmekten sakınırlar diye (öğüt veriyoruz)" demişlerdi." (Araf, 164)
"Başarım ancak Allah’ın yardımı iledir. Ben sadece O’na tevekkül ettim ve sadece O’na yöneliyorum." ( Hud, 88)
"Allah dilemedikçe, ben kendi kendime ne bir zararı önleyecek, ne de kendime bir yarar sağlayabilecek güçteyim." ( Yunus, 49)
"Şüphesiz ’izzet ve gücün’ tümü Allah’ındır." ( Yunus, 65)
"Atalarım İbrahim, İshak ve Yakub’un dinine uydum. Bizim, Allah’a herhangi bir şeyi ortak koşmamız (söz konusu) olamaz. Bu, bize ve insanlara Allah’ın bir lütfudur." ( Yusuf, 38)
"İman eden sihirbazlar: 'Zararı yok, biz şüphesiz Rabbimize doneceğiz; inanların ilki olmamızdan ötürü, Rabbimizin kusurlarımızı bize bağışlayacağını umarız' dediler. ( Şuara, 51)

 Konuyu tamamlayan, 'Kader' , 'Kötülük Allah'tan mı?' gibi konuları okumanızı tavsiye ederiz.