Ana Sayfa İrtibat Sık Kullananlara Ekle Sitemizin Tanıtımına Katkıda Bulunun Biz Kimiz ? İlkelerimiz
BATI VE BATI  TAKLİTÇİLERİNİN  SONU

 

                      SapIklIklarIn veya cInsel İŞtahsIzlIğIn temelI Türk toplumunun eğItImsIzlIğI mI?
                                                      Çözüm eğItIm mI, VE  neyIn eğItImI ?

    Uzman görüşleri de, meydana gelen olaylarda sapıklık veya cinsel alandaki sapmalarda-doyumsuzlukta "eğitim,yaş veya gelişmişlik düzeyi " tanımadığı ortadadır!Avrupa'daki eğitim  seviyesi- gerek cinsel gerek genel eğitim- bizden çok ileride ama sonuç nasıl acaba? Tecavüz, sapıklık, ahlaksızlıkta sınır tanınmıyor. Batı kültüründe:Çocuk tacizinde en fazla batılılar önde,sapıklıkta sınır kalmadı; hayvanlarla sex, homo-lezbiyen-eş değiştirme...vs. Ya normal cinsellikler nasıl:batıda -mesela İngiltere'de- anne olma yaşı 13'kadar düştü - Tüm bunlarla ilgili haber ve kaynaklar sitemizde bol bol mevcuttur!-
     Kısaca; Cinsellikteki aşırılıklar (Tecavüz, sarkıntılık, doyumsuzluk, sapıklıklar...!)eğitim, kültür, zenginlik, refahla...alakalı değildir! Konunun çözümünün temelini "Ahlakî Eğitim" oluşturur! Temel cinsel eğitim tabii ki inkar edilemez ama asıl ana gövde ahlaki eğitimdir!Batıda da bu eksik olduğu için cinsellikte doyum sınırı kalmamış, doyumsuzluk baş aktör haline gelmiştir! O nedenle temel cinsel eğitimden yoksun olsa da toplumdaki ahlaki altyapı insanları batıdaki sapıklıklardan daha az cinsel sapmalara yönlendirmektedir! Özetle: "Bizdeki cinsel eğitimin tabu haline getirilmesi" şeklinde başlayan cümlelerin içi koftur ve şunun altını kalın çizgilerle çizmek gerekir: Cinsellik ahlaki sınırlar içinde tutmazsanız cinselliğin- İslami literatür ile ifade edersek nefsin isteklerinin- sınırı yoktur! Delili batı dünyası: erken yaşta cinsellik ve buluğ yaşının gittikçe aşağı düşmesi, Çocuk tacizi, eşcinsellik,dışkı yedirme,eş değiştirme,aile içi taciz-ensest-, çocuk anneler-İngiltere-...vs.
     
Ülkemizde insanların cinsel olarak bilgisizlikleri yanında basın- internet üzerinden devamlı yapılan cinsel içerikli dizi- sinema-reklam- haberler yanında ekonomiyi mazeret gösterip insanlarımızın evlilik müessesini de ertelemeleri toplum olarak istenmeyen noktalara bizi getirmiştir. Namus kavramını önemsemeyen kesimin muhafazakar kesimi cinsel yönden devamlı suçlarken, kendilerinin evlenmeden cinsel hayata atılmaları, zamanla tatminsizliğin erken ve özgürce (!) yaşanan bu deneyimlerin kendilerini beraber yaşadıkları kişileri  aldatmalarını, zamanla partneri ile sapık ilişkilere yönelmeleri hatta eş değiştirme gibi sapıklıklara yönelmeleri, karşı cinsten ve sapıklıklardan sıkılıp sapık ilişkilere yönelmeleri, homo- lezbiyen, hayvanlarla sapık sex veya küçük yaştaki çocukları cinsel istismara veya normal ilişkisini devam ettirse de eşini aldatma veya metres tutup 3-5 sene gönül eğlendirdikten sonra kullanılmış mendil gibi genç kızları kullanıp atma yöntemlerini hem dizi hem basın vasıtası ile normal gösterme gayretleri de gözden kaçmamalıdır.



                                                           Çocuklara taciz eğitimli kişilerden
  
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'nun (SHÇEK) verilerine göre, son iki yılda çocuklara yönelik cinsel istismar ve kötü muamele nedeniyle aileler hakkında toplam 160 dava takip edildi. Bunlardan 123'ünü cinsel istismar oluşturdu, 37 aile hakkında da çocuklarına kötü muamele ettikleri iddiasıyla dava açıldı. Verilere göre çocuk taciziyle itham edilenler genellikle eğitimli, düzgün görünüşlü, çocuklarla sıcak ilişkiler kurabilen kişiler. Olguların yüzde 90-95'inde tacizci erkek
.(  Hürriyet : 6 Ocak 2007) 
      E  HANİ ÇAĞDAŞ EĞİTİM  VE HAYAT NE İŞE YARADI ŞİMDİ...DEMEK Kİ SORUN AHLAKİ...POZİTİF BİLİM SADECE BİR YERE KADAR !!


                           
                               
                                   
   Bazı çağdaşlar sanatın 'tek başına'  insanı eğiteceğini ileri sürer.Buyurun...!

                                     
                           

                            

                             

                            

                    

 

                                                        ANNELERİ BU KADAR 'FEDAKAR' ... !

 

        


             

 

                        

                                  

               

               
                

                    
                       
2009
                  2011

                                            

                 

   
 

 

                 
                                              Yılbaşında hindi ve çam ağacı katliamı yapan bunlar değil mi?

 

                                  

               

                                              

                                                  AvrupalI  kadInlarIn dörtte bIrI şiddet kurbanI
         Avrupalı kadınların yüzde 20 ila 25’inin, hayatlarında en az bir kez fiziksel şiddete maruz kaldığı anlaşıldı. STRASBOURG - Avrupa Konseyinin, dünya kadınlar günü arifesinde yayınladığı araştırmaya göre, Avrupalı kadınlar özellikle evde şiddet görüyor. Bir başka önde gelen sebep de seks. 31 ülkede yapılan araştırma, kadınların yüzde 10’undan fazlasının kaba kuvvetle birlikte cinsel şiddete maruz kaldığını gösterdi. Kadınların yüzde 12 ila 15’i de, 16 yaşından sonra evde şiddete uğruyor.Araştırmaya göre, cinsel tacizi de içeren “genel baskılar”, Avrupa ülkelerinde çok yaygın. Buna göre, Avrupalı kadınların yüzde 45’i, hayatlarında bir şekilde baskı görüyor.Araştırmada, şiddetin topluma çıkardığı faturaya da ilk kez değiniliyor. Şiddete maruz kalan insanların çektiği ıstırabın kolay ölçülebilir bir şey olmadığı belirtilen araştırmaya göre, şiddet kurbanı kadınlar arsında alkol, sigara veya uyuşturucu bağımlılığı riski artıyor. Bu kadınlar arasında intihar eğilimi de yükseliyor.Araştırmaya göre, ayrıca evde şiddete tanık olan çocukların ileriki yaşlarda şiddet uygulayıcısı olma ihtimali de artıyor. Bu dolaylı etkilerinin yanı sıra şiddet olayları sağlık, adalet ve sosyal yardım sistemine de fazladan yük getiriyor.
NTVMSNBC : 07 Mart 2007
         Merkezi, İrlanda’nın başkenti Dublin’de bulunan Avrupa Yaşam ve Çalışma Koşullarını İyileştirme Kurumu tarafından hazırlanan ”4’üncü Avrupa Çalışma Koşulları Anketi” Şubat ayının son günlerinde açıklandı. Türkiye dahil 31 Avrupa ülkesinde 2005 yılının Eylül ve Kasım aylarında gerçekleştirilen ankette 30 bin işçiye sorular yöneltildi... Kadınlar en çok Çek Cumhuriyeti'nde yüzde 10, Norveç'te yüzde 7, Türkiye ve Hırvatistan'da yüzde 6, Danimarka, İsveç, Litvanya ve İngiltere'de yüzde 5 oranlarında bu olaylardan etkilenmektedirler. Olgu bazı güney Avrupa ülkelerinde güçlükle rapor edilebilmiştir. Anketle ilgili raporda AB'ye ilk üye olan 15 ülkede (AB15) geçen 10 yılda işyerinde iş arkadaşlarından ya da dışarıdan karşılaşılan Şiddette yüzde 4'ten yüzde 6'ya bir artış olduğu belirtildi...Ankette yer alan bir grafiğe göre, Avrupa'da 15-29 yaşları arasında iŞyerlerinde cinsel tacize uğrayan kadınların oranı yüzde 5.5'e ulaŞıyor. 30-49 yaŞ kadınların tacize uğram oranı yüzde 2.9. Türkiye dahil Avrupa işyerlerinde tacize uğrayan 50 yaşından büyük kadınların oranı ise yüzde 1'in altında
.  (21 Ocak 2008)

 

                                                                              Batı şiddet

Avrupa Birliği Temel Haklar Ajansı (FRA)’nın yayınladığı yeni bir rapor,sözde kadın hakları savunuculuğuna soyunan Batılıların ikiyüzlülüğünü gözler önüne seriyor. Rapor, AB ülkelerinde 15 yaşından itibaren her üç kadından birinin fiziksel ve cinsel şiddete maruz kaldığını belgeliyor. 28 AB ülkesinden, 18-72 yaş arası 42000 kadın ile yapılan araştırma bugüne kadar bu konuda hem AB’de hem de dünyada yapılmış en geniş ve derin araştırma niteliğini taşıyor. Raporda kadına şiddetin en yüksek olduğu ülkeler sırasıyla Danimarka (yüzde 52), Hollanda (yüzde 45), Fransa (yüzde 44). AB ortalaması ise yüzde 33. FRA’nın Direktörü Morten Kjaerum rapor ile ilgili olarak, ‘’Yayınlanan raporun AB ülkelerinde kadına yönelik şiddetin ne derece yaygın olduğunu göstermenin yanında, devletlerinin bu konuyu ne derece az raporladıklarını ve gündem dışı tuttuklarını da kanıtlamaktadır’’ diye konuştu.
                                                              İki Yüzlülüklerini Artık Gizleyemiyorlar
Rapordaki istatistiklere göre Avrupa’da her 10 kadından biri 15 yaşından itibaren cinsel şiddete maruz kalırken, her 20 kadından biri tecavüze uğramış. Her 5 kadından biri ise eski veya şu an birlikte olduğu eşinden cinsel ve fiziksel şiddet görmüş. Çocukluk dönemi ile ilgili yapılan araştırmada ise, her 10 kadından biri, 15 yaş öncesinde bir yetişkinden cinsel şiddet görmüş. Verilere göre kadınların sadece yüzde 14’ü eşlerinden, yüzde 13’ü ise yabancılardan gördükleri şiddeti ilgili makamlara bildirmişler. Yayınlanan istatistikler, sözde medeniyetleri ile insan haklarındaki gelişmişlikleriyle övünen Avrupalıların kadına verdiği değeri gözler önüne seriyor.Mesnetsiz ve ilmi temellerden yoksun iddialar ile kadın konusunda İslâm’ın getirdiği hakkaniyeti kara propagandaya çeviren Batılılar iki yüzlülüklerini artık gizleyemiyorlar.
(Mart 2014)



 

                                   
                                                                 Kadınlar AB'de de mutsuz
     Kadın-erkek eşitsizliği Türkiye kadar AB ülkelerinin de sorunu. Kadının toplumsal alandaki yerinin tartışıldığı bir sempozyumda konuşan Avrupa Kadın Lobisi Başkanı Lydia la Riviere Zijdel, Avrupa'da da pek çok kadının şiddet ve cinsel suistimale maruz kaldığını söyledi.
.. Avrupa Birliği'ne bağlı ülkelerde halen birçok kadının ya şiddete maruz kaldığını, ya da bu korkuyla yaşadığını anlatan Zijdel, "Birçok kadın için şiddet günlük bir olgu. Bu nedenle kadınlara uygulanan şiddet, onların güçlenmesi ve kadınların insan hakları alanında tam başarı elde etmesinin önünde bir engel. Avrupa'da her hafta bir kadın kocası tarafından öldürülüyor. Ev içinde yaşanan şiddet, dünyanın tüm ülkelerinde yaşanıyor. Bu durum kadın ve erkek arasında bir eşitsizlik yaratma girişimi. Bütün hükümetler kadın ve erkek arasındaki ayrımı ortadan kaldırmak için çalışmalı ve her iki tarafa da eşit hak ve özgürlükler vermeli" dedi. Avrupa'da kadınlara uygulanan cinsel suistimalin büyük bir sorun olduğunu vurgulayan Zijdel, küreselleşmenin bir sonucu olarak kadın cinselliğin bir ticaret aracı haline geldiğini dile getirdi. Avrupa Kadın Lobisi'nin fahişelik konusunda güçlü bir vizyona sahip olduğunu ifade eden Zijdel, "Fahişeliği kadına yönelik bir şiddet olarak görüyoruz. Kadınların yaşam standardındaki düşüklük ve kadın erkek ayrımı onları fahişelik gibi şiddet ve suistimal unsuruna maruz bırakıyor. ( Sabah: 15-09-2004 )
                             

 

        
                   
 
                                               

             

                                                      En iyi saklanan sır: İşyerinde taciz
   İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İşletme Fakültesi Hukuk Anabilim Dalı öğretim üyesi Yard. Doç. Dr. Kadriye Bakırcı’nın, “İşyerinde Cinsel Taciz” adlı kitabında, “modern zamanların en iyi sırrı” olarak nitelendirilen işyerinde cinsel tacizin, “Türkiye’de de yaygın olduğu ancak mağdurların suskun kaldığı” belirtildi.Mağdurlar neden susuyor? Taciz mağdurlarının neden sustuğunun da irdelendiği kitapta, şöyle denildi: “Tacize uğrayan kadınların suskun kalmasının nedenlerinden bazıları dışlanma, itibar kaybetme, kendisinin ve özel yaşamının dedikoduların odağı haline gelmesi, sorun çıkaran biri olarak damgalanma... Ayrıca aşırı iş yükleme veya az iş verme, hakkında asılsız dedikodular yayma, siciline olumsuz değerlendirmeler yazma, başka işe, yere veya bölüme transfer yapma, aile ve arkadaş çevresinden destek görmeme, olayın duyulması halinde başka işverenler tarafından işe alınmama ve inanılmama korkusu yer alıyor.” 06.12.2004
                                                      İşyerİnde taciz kadInlarIn kabusu
    
Mağdurlarının genellikle kadınlar olduğu "işyerinde cinsel taciz", Türkiye'de de son derece yaygın ve ciddi bir sorun olarak ortaya çıkıyor.Uzmanlara göre, cinsel taciz ve bunun da özelinde "iş yerinde cinsel taciz", ilgili çalışanın kendisini tehdit edilmiş, aşağılanmış, korunmaya muhtaç duruma düşürülmüş veya tacize uğramış hissetmesine yol açıyor. Çalışanın performansını etkileyen, iş güvencesinin temelini zayıflatan veya iş ortamını bozan cinsel taciz, çoğu kez güç gösterisine dönüşebiliyor. Ayrıca, bir başka çalışanı yıldırmayı, korkutmayı veya aşağılamayı da amaçlıyor.Cinsel tacizin kurbanları ağırlıklı olarak kadınlar. Cinsel taciz, yaşları, medeni durumu, fiziki görünüşü, geçmişi veya mesleki konumu önemli olmaksızın, bütün kadınları etkiliyor. İncelemelere göre, yüksek risk taşıyan gruplar, 30 yaşın altında ve bekar, genç kadınlar, eşini kaybetmiş, boşanmış veya ayrı yaşayan kadınlar, özellikle bakımıyla yükümlü olduğu yakınları bulunanlar.16.05.2004

 

                                                         İLK SIRADA SEVGİLİLER VAR
      Araştırma, sanılanın aksine, cinsel şiddet eylemlerinin yabancılar değil, çoğunlukla tanıdık kişiler tarafından gerçekleştirildiğini ortaya koydu. Buna göre, saldırganların yüzde 95'inden fazlası tanıdık.
      Çalışmaya göre, ilk sırada sevgili düzeyindeki erkek arkadaş, ikincisi sırada nişanlılık ve sözlülük ilişkisi geliyor. Üçüncü sırada ise ensest ilişki türleri var.
      Araştırmada, sevgili düzeyindeki erkek arkadaşların daha çok görsel ve dokunsal cinsel şiddet türü uyguladığı dikkat çekti.
      Saldırganların çok büyük çoğunluğunu ise ortalama 25 yaşındaki erkekler oluşturdu. Eylemin gerçekleştirildiği yerler arasında ilk sırayı saldırganın evi aldı.
      Çalışma, eylemler nedeniyle adli makamlara başvuru oranının ise hemen hemen yok denecek kadar az olduğunu da ortaya koydu. Buna göre, adli makamlara iletilen cinsel şiddet türleri teşhircilik, cinsel içerikli dokunma ve cinsel birleşmeye teşebbüs eylemi ile sınırlı kaldı ve oranı yüzde 2-3'ü geçmedi.
      Bu tür eylemleri yaşayanların, çaresizlik ve suçluluk hissiyle utanma duygusunu yaşadığı da belirlendi.
                                                  TAHMİN EDİLENİN DAHA ÖTESİNDE
      Araştırma sonuçlarını değerlendiren Prof. Dr. Yavuz, cinsel şiddetin toplumdaki tüm bireyler için bir sorun ve tehlike olduğuna işaret etti.Prof. Dr. Yavuz, ''Bu çalışma, toplumumuzda cinsel şiddet boyutlarının tahmin edilenlerin de daha ötesinde olduğunu ortaya koyuyor'' dedi.Mağdurların adli makamlara başvurmama nedenleri arasında ilk sırayı toplumun olumsuz yaklaşımının aldığına işaret eden Prof. Dr. Yavuz, bunu; ispatlayama ve saldırganın misilleme yapma korkusunun takip ettiğini ifade etti.
      Prof. Dr. M. Fatih Yavuz, ''Cinsel şiddet eylemlerine maruz kalma oranının yüksekliği, karşı karşıya olduğumuz sorunun büyüklüğünü de gösteriyor. Adli makamlara yansıma oranlarının çok düşük olması da, bu soruna hukuksal, sosyolojik ve medikal açıdan ciddiyetle ve yoğun bir şekilde önem verilmesi gerektiğini ortaya koyuyor'' diye konuştu.
      NOT : NOT : AŞAĞIDAKİ YAZI BİR İSLAM ALİMİNİN YAZISI DEĞİL,AKSİNE BİR YABANCI YAZARIN EVLİLİĞİN HAYAT BOYU MUTLU ŞEKİLDE SÜRMESİ İÇİN YAZDIĞI EŞLERE TAVSİYELERDEN OLUŞAN BİR KİTAPTAN ALINMIŞTIR !( Z. ZİGLAR : HAYAT BOYU  FLÖRT )

                                             KARŞI CİNSTEN İNSANLARLA ARKADAŞLIK
             Karşı cinsten insanların uzun süreli çalışma ilişkilerinde olaylar genellikle sinsice gelişir.Kişi ”Karşı cinsten filanca kişiyle sadece  arkadaşız” dediklerinde kesinlikle kendilerini aldatmaktadırlar.Bazen doğru gelebilir yada ilişkinin başında doğru gelebilir. Oysa pek çok durumda karşı cinsle kurulan arkadaşlık bir süre sonra, diğerinin zekası yada mesleki yeteneğine duyulan saygıya bağlı olarak arkadaşlıktan öte bir şey haline gelmeye başlar.İlişki adım adım daha açık ve güvenilir bir nitelik kazanır.Küçük şeyler paylaşıldıkça bir takım tesadüfler ve ortaklıklar sonucunda daha yakınlaştığınızı fark edersiniz.

               Eğer evliyseniz eşinizle aranızdaki farklılıklar yavaş yavaş su yüzüne çıkmaya başlar. Bir bakmışsınız ki yeni arkadaşınızla her şeyde uyuşurken ,eşinizle hiçbir konuda uyuşmaz hale gelmişsiniz.Tabii sonunda diğer insanla (arkadaşınızla) uyum faktörü yada fiziksel çekicilik nedeniyle hormonlar faaliyete geçer ve kaçınılmaz olay nihayet gerçekleşir.Olmasını asla tasarlamadığınız şeyler olur.    Konunun trajik  yanı  Çoğu cazip şeyin zamanla felaket getireceğinin başta inkar edilmesidir.

                Karşı cinsten biriyle gözlerin  SANİYENİN ONDA BİRİ KADAR BİR ZAMANDA uzunca birleşmesi , koridorda yanından geçerken özel bir itina göstermek,herhangi bir yerde tesadüfen çarpışmak,TOKALAŞIRKEN veya bir şey alıp verirken ellerin bir iki saniye daha uzun tutulması,… bunlar ve bunun benzeri ipuçlarını görmemezlikten gelmek … bu gibi şeyler kırmızı bayraklardır böyle durumlarda kendinize “zararsız flört “ olamayacağını hatırlatın.Eğer evli iseniz  olan şeyi dürüstçe kabul edin – mazeret aramayın – ve eşinize bağlılığınızı hatırlayın.  İş yerinizdeki arkadaşınızla veya sekreterinizle bir kere yemeğe çıksam ne olur  , demeyin : Boşanmaların yüzde yetmişi aynı iş yerinde veya yakın iş birliği halinde çalışan şahısların yakınlaşması sonucu oluşuyor.yüzde ellisi de eşlerden birinin bir alış veriş merkezinde veya otoparkta karşı cinsten biri ile tanışması ve o kişiye karşı ilgi duyması ile gerçekleşiyor. Kısacası sekreterinizle veya işbirliği içinde olduğunuz karşı cinsle iş yemeğine veya bir yerde  buluşmanızın  size hiçbir kazancı olmaz , ama kaybedeceğiniz çok şey olur!İşin gerçeği bu konuda duyarlı öğütler vardır :” evlilikten önce iffet , evli iken sadakat gerekir.”

             Karşı cinsten biri ile çalışmanız gereken durumlar olacaktır. Bu durumu önleyemeyebilirsiniz ama kendi düşünce ve konuşmalarınızı pekala denetleyebilirsiniz.Temel sorun , dostluk ile  flört arasındaki çizgiyi aştığınız  zaman sonuçta  bir şeylerin yaşanabilecek olmasıdır.yaşananlarda kötü sonuçlar doğurur.

 

                 

 

   

        
                       



      
        
                                                              Düşük bel giyene hapis
   ABD'de düşük belli pantolon giymek yasaklandı. İç çamaşırını gösterenler, para ve hapis cezasına çarptırılabilecek. Delcambre Kasabası'nın Belediye Başkanı Carol Broussard, kasaba yönetiminin aldığı karara aykırı davranarak, iç çamaşırını gösterenlerin 500 dolar para ve 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılabileceğini belirtti. Broussard, bunun ırkçı bir karar olduğu yönündeki iddiaları da reddederek, beyazların da bu tür pantolonlar giydiğini söyledi. ( Hürriyet:13/06/2007)

                        
                       

                           

                                   
     "Türkiye, kadın vücudunun istismarı konusunda ikiye bölündü. Bakan Ali Coşkun, selülit kremi reklamlarını eleştirdi, reklamlarda çıplak kadın vücudu kullanılmasına tepki gösterdi. Reklamcılar, AKP'li Bakanı suni gündem yapmakla suçladı.Coşkun'un, "Bu reklam ahlak kurallarına aykırıdır. Fotoğraflar bizim örfümüze, âdetimize ve ticari anlayışımıza yakışır mı?" diye sordu. Reklamverenler, reklamcılar, kozmetik firma yetkilileri Bakan Coşkun'un bu sorusuna Tempo aracılığıyla yanıt vererek, karşı tepkilerini dile getirdiler... ( Tempo : 30.03.2004 )
  
   RESMI BURAYA ALAMADIK ÇÜNKÜ TAMAMINI KAPATMALIYDIK...ORTADA ELBİSE-MAYO...DAHIL - HÇ BİR ŞEY YOKTU...!

      Ali Saydam (... İletişim Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı) :Müstehcenlik gösterende değil bakandadır - ONA TEŞHİRCİ DENİYOR -
     Dilek K. Erkey (Reklamverenler Derneği Başkanı) :Fotoğraf kadını istismar etmiyor : "Reklam verenler olarak bu reklamda cinselliğin istismar edildiğini, bu fotoğrafın pornografik olduğunu düşünmüyoruz. Derneğimiz, Reklam Özdenetim Kurulu (RÖK) üyesi. Üyelerimizin hepsi RÖK kurallarına göre hareket etmeyi prensip edinmiştir. Burada da RÖK'ün ahlaka uygunluk ilkesine ters düşen bir durum söz konusu değil. Kullanılan fotoğraf, ürünün kullanımı ile direkt ilintili. Bu ürün, o bölgede etkili olduğunu iddia ediyorsa, bu fotoğraf kullanılmak durumunda. Kadınların istismar edildiğini söyleyebilmemiz için ürünün kadın vücudu ile hiç ilgisinin olmaması gerekiyor."

                                                                

                         
               
                           



                                  
                                             Batılı, özgür, çağdaş, ... ve Kariyer sahibi, Ama sapık !
                                  

                                                   
                                                         

      ABD'de sadece resmi için işten kovuluyor, bizde yaptığı ahlaksızlığı kitaplaştırana öğretmenlik yaptırmaya devam ediyoruz, batıdan çok batıcılık bu işte!

                                     

 

                                                                    ÜRPERTEN  SAPIKLIK
     Almanya'da çocuk pornosuna karşı tarihin en büyük operasyonu yapıldı. 1.500 polis aynı anda 500 ayrı eve baskın yaptı. 26 bin sapık içinde öğretmenlerin de bulunması bomba etkisi yarattı.Alman polisi internet tarihinin en büyük çocuk pornosu şebekesini çökertti.Toplam 1.500 polisin katıldığı "Avcı" kod adlı operasyonla 500 ayrı eve baskın yapan Alman güvenlik güçleri, akıllara durgunluk veren bir yeraltı organizasyonunu açığa çıkardı. Yapılan açıklamada, Amerika'dan Avustralya'ya kadar 166 ülkede faaliyet gösteren 26 bin 500 sapığın kimlik bilgilerinin ele geçirildiği belirtildi.Rahipler-polisler bile sapık :Alman emniyetinden yapılan açıklamada, aralarında rahipler, öğretmenler, hatta polislerin bile bulunduğu şebekenin, internet üzerinde 38 ayrı "çocuk pornosu grubu" oluşturdukları ve resim ile videoları bu gruplar üzerinden yaydıkları vurgulandı. Operasyonun en üzücü tarafı ise çocuk pornosundan para kazananlar arasında çocuklarla ilgili işlerde gönüllü olarak çalışanların da bulunmasıydı. Sapıklardan birinin bilgisayarında 4 aylık bir bebeğin bile pornografik amaçlı resmi bulundu.Sadece ABD'de de son 2 ay içinde çocuk pornosundan bin kişinin gözaltına alındığı açıklandı.
( Vatan gazetesi : 28.09.2003)

       ÇAĞDAŞ ÜNİVERSİTE'DEN BİR ALINTI :" ...Boğaziçi Üniversitesinde okuyanlar bilir.Öğrenci işleri müdürümüz vardı, Metin B....Güzel kızlara düşkündü . Bizlerde krediye ihtiyacımız olunca,ders bırakmak-ilave etmek istersek " File çorap çeker , hafif dekolte yapar , ayakkabıları da geçirdiğimiz gibi alırdık soluğu Metin Hoca'da.Biraz da flörtöz konuştunuz mu işiniz halloldu demekti..."(Sabah  : 04.10.2003 )

      NAMUS KELİMESİNİN KANUNLARDAN ÇIKARILMASINI İSTEYEN ÇAĞDAŞ (...) KADINLARA DUYURULUR : Batman'da fakir bir ailenin 12 ve 13 yaşındaki iki kız çocuğunun 3 yıldır  binlerce erkeğe satması...( 04.10.2003 tarihli gazeteler ) Mardin'de 64'ü rütbeli 341'i er toplam 405 asker için tecavüz davası açıldı... ( Hürriyet : 04.10.2003)  Ahlak ve Namus olmadan toplum ancak hayvanlaşır !

 

               Çocuk Vakfı, 20 Kasım 2001 tarihinde bütün dünyada kutlanacak olan Dünya Çocuk Hakları Günü nedeni ile
                                               RİSK ALTINDAKİ DÜNYA ÇOCUKLARI RAPORU
hazırladı :
    ... Afrika'da çocuklara yönelik seks turizminde artış var. Seks turizmi açısından Senegal en önemli merkez. Onu Gambiya, Togo, Benin izliyor. Çocuk pornografisinde de artış gözleniyor. Diğer merkezlerin aksine Gambiya'ya gelenler Avrupalı kadınlar ve onlar da erkek çocuklarla ilişki kurmak için burayı tercih ediyorlar. Güney Afrika'da Angola, Mozambik, Kenya gibi ülkelerden getirilen 38 bin çocuk seks pazarında kullanılıyor.Afrika'da çocuğun kaçırılarak ticarî cinsel istismara maruz bırakılmasını önlemeye yönelik hukukî engellemeler ise yeterli değil.  Belirtildiğine göre Asya-Pasifik ülkelerinden Nepal'den Hindistan'a her yıl 150 bin kadın ve kız çocuğu kaçırılıyor.  Kamboçya seks turizminin merkezlerinden biri. Sadece Çin'de çeyrek milyon kadın ve kız kaçırılıyor. Yeni Zelanda'da 11 yaşında seks pazarında kız çocuklarına rastlanıyor. Polis raporlarına göre yakalananların %44'ü 14 yaşının altında. Avustralya'da da çocuk pornografisi artış göstermiş. Çin ve Tayland'da bu işi meslek haline getirmiş mafyaların varlığından sözediliyor. Hindistan ve Pakistan insan kaçıranlar için hem bir merkez hem de Bangladeş, Sri Lanka, Nepal ve Afganistan gibi ülkelerden kaçırılanlar için kullanılan transit bir yol olarak ifade ediliyor. Taylandlı Rin daha 9 yaşındayken annesi tarafından seks pazarına alıştırılmış. Bu bölgeden kaçırılan çocukların bir kısmı seks pazarının bir parçası oluyorlar. Pek çok çocuk organ nakli için kaçırılırken bazı çocuklar ucuz işçi olarak da kullanılıyorlar. Zayıf sınır güvenliği ve hukukî düzenlemelerdeki eksikler bu sorunla mücadeleyi güçleştiriyor.  Latin Amerika'da bazı çocuklar aileleri tarafından seks pazarına zorlanırken bazıları da daha iyi yaşam şartlarına kavuşmak ümidiyle gittiği büyük şehirlerde ya aç kaldığı için ya da refah seviyesi yüksek bir yaşamı sürdürmek için fahişelik yapıyor.Guatemala'da çocuklardaki AIDS oranında artış var. El Salvador Limanı, çeşitli ülkelerden buraya gelenlerin çocukların seks pazarına sürüldüğü bir merkez. Bu ülkede erkek çocukların da pazarlandığı söyleniyor. Nikaragua ve Honduras'tan kaçırılan çocuklar genellikle Guatemala'ya getiriliyorlar. Diğer ülkelerin aksine Meksika'da çocuklara yönelik cinsel sömürünün faillerinin devletin kendi vatandaşları olduğu söyleniyor. İddialar bu ülkede 16 bin çocuğun cinsel istismara maruz kaldığı yönünde. Bu ülkede çocukların gece kulüplerinde de çalıştırıldığı belirtiliyor.Kosta Rika'da seks turizminin müşterilerinin genellikle Amerikalı, Kanadalı, Japon ve İtalyan olduğu iddia ediliyor. Yakalananların çoğu gelişmiş ülke vatandaşları.Çocuk kurultayında sunulan bir rapor ülkemizde ‘fahişeliğin’ yaşının 15’e kadar düştüğünü gösterdi. Sadece İstanbul’da 500 çocuk ‘seks işçisi’ olduğu açıklandı ... Dünyada 3 milyonun üzerinde çocuk fahişe olduğu tahmin ediliyor. Bu alanda Asya ülkeleri başı çekerken onu Latin Amerika ve Afrika izliyor. Yine bir başka gerçek de her yıl Avrupa ülkelerine Uzak Asya’dan çocuk fahişelerin gönderildiği iddiaları... Raporda çocukların ‘seks işçisi’ olarak pazarlandığı yerler de sayılıyor. Barlar, masaj salonları, özel evler ve bazı otel, motel gibi konaklama yerleri başlıca cinsel sömürü mekanları.  Rapora göre, çocuk fahişeliğin artmasında parçalanmış aileler büyük bir rol oynuyor .
    NOT:ABD 'de günde 1900 kadına tecavüz ediliyor (Amerikan tecavüz merkezi), her 23 dakikada bir cinayet , her 49 saniyede bir saldırı gerçekleşiyor. ABD'de kadın nüfusunun %50' si kocasından veya bir erkekten dayak yiyor. ( Milliyet: 5.8.90)

 

                         
            

                                                                            LOLİTA  İHTİLALİ
  Dünkü Milliyet'in 3. sayfasında bir haber: "12 yaşındaki kız internette tanıştığı adama kaçtı."
     Sayfayı çevirin:
     Edirne'de sevişirken görüntülenen liseli kızın fotoğrafları... Ve günlerdir Mardin'den Sivas'a kadar Türkiye'nin dört bir yanından 12 - 13 yaşında küçük kızlara tecavüz haberleri...
     Madalyonun bir yüzünde ağzı salyalı sübyancılar var.
     Peki diğer yüzünde?..
     Alttan alta inanılmaz bir "ergen ihtilali" yaşadığımızın farkında mısınız?
     Son zamanlarda bir lise mezuniyet balosunda bulundunuz mu hiç? Gitseniz, gördüğünüz ağır makyajlı, cesur dekolteli, yüksek topuklu, cep telefonlu kızların 16 - 17 yaşında olduğuna inanabilir miydiniz acaba?
     Levent'te bir estetik kliniğinde görevli bir uzmanla görüştüm. Dinlediklerime inanamadım:
     "14 - 15 yaşında kızlar, ana babalarından habersiz gelip kaşlarını kaldırmak, fazla yağlarını aldırmak, selülit tedavisi yaptırmak istiyor"muş.
     Geçenlerde bir kız elinde Angelina Jolie'nin fotoğrafıyla gelmiş ve "Bununki gibi dudak istiyorum" demiş.
     18'lik bir lolita da göğüslerini büyütmesi için yalvarmış.
     "En büyük istekleri" neymiş biliyor musunuz?
     Zara'nın ya da Diesel'in 34 bedenine sığmak...
     Bunun için yarışıyorlarmış:
     "Çünkü televizyonda gördükleri mankenler 34 beden giyiyor. Onu giyebilmek için 44 kilo kalmaları lazım. Bunun için resmen aç geziyorlar. Gün boyu yedikleri, bir kase yoğurt, iki tas salata, sigara, kahve ve kola... 500 kaloriyle yaşamaya çalışıyorlar. O yüzden vücutlarında demir, sodyum eksikliği var. Yanlış beslendikleri için vücutları hızla deforme oluyor, müdahale için de bize geliyorlar."
     Uzman, bunun son 3 yılda gözlenen bir "patlama" olduğunu söylüyor:
     "Ben de anneyim, 18'lik 'lipolu' (yağ aldırmış) kızları görünce dehşete kapılıyorum. Biriktirdiği 300 - 500 milyonla gelip 'Dudağımızı şişir' diyenleri 'Bırakın dudağınızı da gidin kafanızı şişirin' diye geri yolluyorum."
     Genelde üst gelir grubundan hastaları bulunan bir jinekoloğun gözlemleri daha da çarpıcı:
     "Genç nüfusta müthiş bir uyanma var" diyor. 17 - 18 yaşlarında lise öğrencilerinin kürtaj için başvurduğunu söylüyor ve bazı gözlemlerini aktarıyor:
     Batı'da ergenlik yaşı 16 - 17'den 11 - 12'ye geriledi.
     Amerika'da 10 yaşa kadar düştü.
     Genç kızlar annelerinden çok daha erken adet görüyor artık...
     Bunun, iklimden beslenmeye kadar pek çok nedeni olabilir ama en önemli nedenlerinden biri "psiko - seksüel uyarımın artması"...
     Yani, okulda, çevrede ve özellikle de medyada cinsel teşhirin yaygınlaşması... Baştan çıkarıcı klipler, uyarıcı filmler, cinsellik yüklü diziler, çıplaklığa çağıran reklamlar, beyinde ergenliği erken uyandırıyor, cinselliğin keşfini hızlandırıyor.
     Özellikle varlıklı kesimden gençler, lise çağında, özentiyle büyük ve seksi görünme derdine düşüyor. Karşı cinsi de sadece bir seks nesnesi olarak görüyor.
     Anneleri mi? Onlar da kızlarının ponponlu çorapları ve lastik ayakkabılarıyla genç görünme çabasında...
     Küçükler büyük, büyükler küçük görünmek için yarışıyor adeta...
     Kimseyi suçlamayalım; bu tablo bizim eserimiz:
     İyi bir kalça sahibi olmanın, iyi bir kafa sahibi olmaktan daha fazla prim yaptığı bir ülkeden ne bekliyordunuz ki? Kafasını çalıştıranların kafasını koparırken, kalçasını çalıştıranları baş tacı eden bir toplumda nasıl çocuklara "Göğsünü değil, kütüphaneni büyüt" öğüdü verebiliriz ki? Yasak çare değil...Beyin faaliyetine itibar kazandırmaya ve öncelikler konusunda topyekün bir hesaplaşmaya ihtiyacımız var.
(MİLLİYET:Can Dündar )
                      

                                                             

 

                 

 

 

                                                      BATIDA SOSYAL DEPREM
 

.AVRUPA’DA EVLİLİK DIŞI ÇOCUK SAYISI:DANİMARKA % 48,İNGİLTERE 5 30 , ALMANYA % 18 , FRANSA % 14’TÜR…
. İSPANYA’DA İLKOKUL 4 VE 5. SINIF ÇAĞINDA 80 BİN KIZ ÇOCUĞU HAMİLE  BIRAKILMIŞTIR
. BOŞANMA ORANI RUSYA’DA % 33, İNGİLTERE2DE % 32 ,FRANSA’DA % 19’DUR
.ANNE BABASI İLE BERABER YAŞAYAN AİLE SAYISI DEVLETİN SAĞLADIĞI EKONOMİK TEŞVİKLERE, VERDİĞİ ÖZEL İZİNLERE RAĞMEN AVRUPA’DA % 8 ‘DİR.
.ZAMANIN BAŞKANI  CLİNKTON’UN 15 DANIŞMANI EŞCİNSELDİR.ABD’DE 20 MİLYON EŞCİNSEL VARDIR. BU DA NÜFUSUN  %   10’UDURBU ORAN YUNANİSTANDA % 17 ‘DİR YANİ ALTIDA BİRDİR.
 AİLESİ İLE İLGİLENMEYEN AVRUPA HALKI ŞU AN KEDİ KÖPEK BESLEMEYE ADETA MAHKUM OLMUŞLARDIR !

  Not: Amerika'da her 90 saniyede bir kadın tecavüze uğruyor. (Us Department of Justice 2000 verilerine göre) 2003 yılı İngiltere Suç Araştırması verilerinde 754 bin kadın en az bir kere tecavüze uğramış bulunuyordu ve İngiltere'de her gün 167 kadının tecavüze uğradığı belgelenmiş durumdaydı. Rakamlar geçen birkaç yıl içinde eksilmedi, daha da arttı.
( Zaman:16.04.08
)
 

                                  

                                   

                                                  BİZDEKİ BATICI PEZEVENK VE FAHİŞELERE DUYURULUR
     ABD ,sex bataklığına sürüklenebilecek gençleri evlilik öncesi ilişkiden korumak için yılda 117.000.000 $ harcıyor , önümüzdeki yıl bu para 135.000.000$2a yükseltilecek
( Vatan Gazetesi : 09.09.2003) : DSP-MHP-ANAP KOALİSYONUNDA SAĞLIK BAKANI OSMAN DURMUŞ'A GELEN HEMŞİRELER BİRLİĞİ BAŞKANI KADIN " EVLİLİK ÖNCESİ KIZLARIN CİNSEL DENEYİM KAZANMALARI (!) GEREKTİĞİNİ İLERİ SÜRMÜŞTÜ ...!


                    
 

                                                                                       SEVGİLİM OLUR MUSUN?
                                      Sinema hayatın ekrana yansımış halidir, tanımından hareket edersek;
      Saat :16.15, e2 adlı TV'de bir dizi - 07.05.08-: Adam kadına yaklaşıyor ve titrek ses tonu ile sorar: " Sevgilim olur musun?"...Bu ne demek :" Bir kaç ay seni kullanacağım sonra başka bir sürtüğe yanaşacağım, seni kullanılmış mendil gibi atacağım..." Peki bir kadın bir kaç erkeğin böyle orta malı olup, yaşı 35'e dayanınca ne olacak...35 yaşındaki erkekler lolitalara yönelirken, kullanılan kadınlar artık teklif alacakları erkekte bulamayacaklardır...Yani  sistem kadınların vücutlarının sömürülüp atılmaları üzerine kurulmuştur!Anlayana..veya bizzat yaşayana dek...!Bir gecelik kadınların aranıp kullanıldığı barlar konusuna hiç giriş yapmıyoruz.Oraları zaten çağdaş-beleş pezevenk ve sürtük buluşma noktaları olmuştur!...
                              EY  HANIMLAR...GÖRÜN SİZE KURULAN CANAVARCA TUZAĞI VE UYANIN!!!


                                                          
   Ayıp yorgan altından çıktı
    Bir zamanlar 'yatak altına' gizlenen, hatta insanları utandıran "porno" artık günlük yaşamın göz önünde yaşanan sıradan bir parçası haline geldi. Özellikle de görselliğin ön plana çıktığı işlerde cinsellik prim yapıyor. Doğal olarak bunu kullanan insanların sayısı da giderek artıyor  (Hürriyet :04/06/2007)
AMA OKULDA BİR KAÇ KIZ DEPODA NAMAZ KILINCA İRTİCA OLUR..PORNO'YA SERBEST IKI KIZIN NAMAZI YASAK!- MURACAAT: ISLAM VE MEDYA BASLIKLI YAZI

                                          
                     

     

                
                                 Şenay Akay'dan inanılmaz itiraf! Anadan doğma soyup inceliyorlar
   Uygulama ne mi? ...modacıların defilelerine çıkmak isteyen mankenler, cast görüşmelerinde çırıpçıplak soyuluyor. Modacı, elbiselerini taşıyacak kişileri seçerken anadan üryan kalan mankenlerin vücutlarını böyle inceliyor.Şenay Akay'ın anlattığına göre bunu yapan sadece modacılar değil. Aynı şekilde fotoğrafçılar ile moda sektöründeki benzer işleri yapanlarda mankenleri çırılçıplak soyup, inceliyor.ÇIPLAK İNCELEMENİN NEDENİ?  Çırıpçıplak incelenmeyi doğal sayan Şenay Akay, bu uygulamanın gerekli olduğunu savunuyor...KULİSTE DE ANADAN ÜRYAN! Yine öğreniyoruz ki mankenler için bu uygulama gayet doğal. Dahası hiç biri rahatsızlık duyulmuyor. Çünkü aynı şekilde, erkek mankenlerin de olduğu kuliste anadan üryan soyunuyorlar.Şenay Akay anlatmaya devam ediyor; "Benim çalıştığım kişiler son derece profesyonel insanlardı. Ben hiç bir zaman bana et gözüyle bakıldığını görmedim. Ben mankenim ama elbisemle bana bakın diyemezsiniz. Kuliste de anadan üryan kalıyorsunuz giyinip soyunurken. Erkek mankenler de var. Ama orada herkes işini yapıyor. Profesyonel bir gözle bakıyor. Sonuçta ben sokakta çıplak dolaşmıyorum, işimi yapıyorum.  (Genelevde çalışanlarda dışarıdan çıplak dolaşmıyor..Ama önemli olan yapılan mesleğin (!) ahlak ile ilişkisi veya ahlaksızlıkla bağlantısı!)    (
6 Temmuz 2007)

                                                                           Fuhuş ve sonu  ! 

                                                    GENÇ KIZLAR OKUYUN!
                                                   Cani anneden şok itiraflar

10 günlük bebeğini boğan sonra da cesedini barbeküde yakan anne: Balkondan yanık et kokusu geldi, baktım bebek barbeküdeydi
 
10 günlük bebeklerini önce boğup sonra da cesedini barbeküde yakan üniversiteli çiftin polise verdikleri ifadeler dudak uçuklattı. Cani anne, “Bebeğini cesedini valizle İstanbul’dan Kırklareli’ne götürdük. Mesut cesedi barbeküye koymuş, daha çabuk yansın diye üzerine benzin döküyordu” dedi.Kırklareli’de üniversite okurken evlilik dışı ilişki sonucu doğan 10 günlük bebeklerini boğup öldürdükten sonra cesedini barbeküde yakan ve küllerini de evlerinin bahçesine savuran Mesut Başaran ile Aslı Kuran, 3 yıl sonra polise gelen bir ihbar sonucu yakalanıp, cezaevine konuldu. İfadelerinde işledikleri vahşeti bütün ayrıntılarıyla anlatan Başaran ile Kuran, polisi bile dehşete düşürdü.Çocuğu öldürüp ilişkiyi bitirdim:Bebek katili olma sürecinin nasıl işlediğini soğukkanlılıkla anlatan Mesut Başaran, “Üniversite’de okurken Aslı ile tanıştım. Kaçamak ilişki sonucu Aslı hamile kaldı ve 2004 yılında doğum yaptı. Ailelerimiz ‘evlenin’ dedi ve biz de aramızda nişanlandık. Ama ortada bir bebek olduğu halde, Aslı ile evlenmeyi bir türlü kabullenemedim.Birlikte olduğumuzda bakire değildi. Kendime böyle bir kadını eş olarak alamayacağıma karar verdim.Ben de bebeği öldürüp ilişkiyi bitirmeye karar verdim” dedi. Bebek benim istediğimi yaparım! :Üniversİte bittikten sonra İstanbul’a yerleşip burada kendisine yeni bir hayat kuran ve yedi ay önce de başka biriyle evlenen Aslı Kuran da, korkunç cinayeti nasıl işlediklerini en ince detayına kadar anlattı. Yakalandıktan sonra polisteki ilk sorgusunda, “Bebek benim, istediğimi yaparım” diye bağıran ve bütün soruları yanıtsız bırakan Aslı Kuran, daha sonra her şeyi itiraf etti. Soğuk kanlılığıyla kendisini sorgulayan polisin kanını donduran genç kadın, şunları söyledi:Siirt’e gidip gizlice doğurdum.“Benimle evlenmek istemeyen Mesut Başaran’dan hamile kaldım. Bebeği aldırmakta gecikince durumu Mesut’a bildirdim.O da beni doğuma yakın bir zamanda Siirt’teki bir arkadaşının yanına yolladı. Mesut’un arkadaşı hastanenin laboratuvar bölümünde çalıştığı için bana yardımcı oldu. Buradaki hastanede gizli doğum yaptım. Doğurduğum erkek bebekle birlikte Siirt’ten İstanbul’a döndüm. Mesut Başaran bebeği gördü ve bir kaç gün sonra da bebeği öldüreceğini söyledi. Ailelerimiz evlenmemizi beklerken, Mesut planlar yapmaya başladı” Küllerini bahçeye savurduk!“BİR gece ansızın Sefaköy’deki arkadaşımıza oturmaya gittik. Bebek de yanımızdaydı. Benden 10 günlük adı bile konmamış oğlumuzu alıp üst kata çıktı. Daha sonra yanımıza geldi ve birlikte o evden ayrıldık. Meğer bebeği üst katta boğarak öldürmüş. Evden çıktıktan sonra bebeğin cesedini bir valize koyup Kırklareli’ye, okul döneminde öğrenci evi olarak kiraladığım eve gittik. Burada ben telefonla konuşurken Mesut da aldığı içkileri içiyordu. Bir ara balkondan yanık et kokusu gelmeye başladı. Bakmak için gittiğimde Mesut, barbekünün içine bebeğin cesedini koymuş, ceset alevler içinde yanıyordu. Daha çabuk yansın diye üzerine benzin döktü. Kısa bir süre sonra bebekten geriye küller kaldı. Külleri alıp bahçeye attık. Biz de birkaç gün sonra o evden ayrıldık.”Ailemize ‘Surların dibine bıraktık’ dedik.Aslı Kuran ile Mesut Başaran, bebeklerinin küllerini bahçeye savurduktan bir kaç gün sonra Kırklareli’den ayrılıp, İstanbul’a geldiler. Başaran, yolda Aslı Kuran’a, “Ailelerimize bebeği Topkapı’da surların dibine bıraktığımızı ve ilişkimizin bittiğini söyleyeceğiz” dedi. Başaran ayrıca, “Başka türlü bir şey ağzından çıkarsa seni öldürürüm” diye de tehditte bulundu. Ve konu bu şekilde kapandı.Aslı yedi ay önce başkasıyla evlendi.Aslı Kuran, okulu bitirip İstanbul’da iş yaşamına atıldı. Özel bir şirkette kalite kontrol müdürü olarak çalışmaya başlayan ve bir daha da Mesut Başaran’la görüşmeyen Aslı, yedi ay önce başka biriyle evlendi.Mesut Başaran da bu yıl okulu bitirmeye karar vermişti. Okulda son derslerini vermeye çalışırken bir anda karşısında polisleri bulunca şok geçirdi. Polis, üç yıl sonra gelen bir ihbar mektubu üzerine önce Mesut Başaran’ı ardından da suç ortağı Aslı Kuran’ı gözaltına aldı.( Vatan:09.07.2007)
     EVET! CİNSEL ZEVKLERİ İÇİN KULLANDIĞI KADINLA " BAKİRE DEĞİL " DİYE EVLENMİYOR! ULAN İT SEN "BAKİRE" MİSİN Kİ!!?  YA SONRASI...!! EVET KIZLAR , NAMUS GİDERSE DEVAMI ÇOK KÖTÜ..! ERKEKLER ,SİZ DE ERKEK OLUN.

      

                                                                     
 Will Ferrel ve Sacha Baron Cohen Öpüşüyor..He halt yerlerse yesinler  ama şurası kesin..Onlar farklı biz farklıyız...Daha ne kadar batı kuyrukcusu olucaz!

    
                       

 

                                   
 

                                        

                Çağdaş köle pazarı                                   Yuh yani             Sizi de biz kurtaracağız,çağdaş dernekler değil!

                                                     SANAT (!) DÜNYASINA KÜÇÜK BİR BAKIŞ
   Medyada yer bulmayana ekstra işlerde ekmek yok. Adına kısaca ekstra denilen; düğün, bayi toplantısı, açılış-kapanış ve festival konserlerine çağrılabilmek için medyada ortalarda olmak gerekiyor. Ekstranın güzelliği de dolarla verilmesi ve sıfır vergi verilmesi. Düğünde tuvalette elinize sokuşturulan bir tomar dolardan maliyenin haberi nereden olacak ki... Veren zaten ben verdim demiyor ki.Alan razı veren razı... 5 bin dolardan başlıyor (en kıytırığı bu kadar para almadan şehir dışına çıkmaz), 50 bin dolara kadar çıkıyor. En fazla alanlar ise Tarkan, Sezen Aksu ve Hülya Avşar...  Önemli olan şu sıralar en çok ekstra işe giden yani dolarları çuvalla toplayan Gülben'i zayıflatıp yok etmek... Ve yerine Petek Dinçöz'ü getirmek....Gülben şimdi hem acemi hem de sahipsiz. Bir süre böyle kurda kuşa yem olarak atılacak. Tabii iki yıla kalmadan da anasının evine gönderilecek. Yerine de başka bir hatun getirilecek. Sakın acımayın. Bu doğanın kanunu. Gülben de arkasına iş adamı Erol Evcim'i aldığı zaman İbrahim Tatlıses ve Kadir İnanır'ı kullanmış, Hülya'ya rakip gösterilmişti. Bu sayede 'star' olmuş, kaç daha yetenekli akranı şarkıcıyı sollamıştı.Ekstra kraliçelerini! incelemeye devam edelim.Petek Dinçöz galiba bu şansını yitirdi. En büyük hamisi Star'ın patronu Hakan Uzan, bu kadar işinin arasında onunla uğraşamaz. Aşkın Nur Yengi de kendi kendini bitirdi....Son aylarda müthiş bir atak yapan Ebru Gündeş çok popüler. Ebru'nun sahnesi de iyi. Ama konuşup, gülünce sanki... Birden çocuk oluyor. Oysa ekstra işinde seksi olmak çok önemli. Özellikle de sadece erkeklerin katıldığı bayiler toplantılarında... Ebru'yu sadece zevkle dinliyorlar ama o sahnede iken hayal kuramıyorlar. Ayrıca yanına gelip fotoğraf çektirmek de var değil mi? Sonra amca gidip karısına hava atacak.Öyle veya böyle sahnede seksi. Estetikli göğüsleri işe yarıyor. ( Aykut Işıklar : TERCÜMAN :04.09.2003 )   Bu  habere para  karşılığı  satılan mankenleri (...!...)...vs  ekleyebilirsiniz...!
  

                                       

                                                     ÇAĞDAŞ HAYAT ( !) VE KADIN
     Çağdaş olduğu iddia edilen hayat tarzında kadınlar ,kendilerinin dış görünüşleri ile değer kazanacakları konusunda ikna edilmiş durumda bulunmaktadırlar.Bilgi,görgü,zeka'dan önce uzay çağının ,21. yüzyılının kadınının  (!) değeri sarı (bazen kızıl...! ) saçlar ,ikide bir değişen vücut ölçüleri daralıp bollaşan, bazen yırtık, bazen sökük ...ama daima modacılarla kumaş tröstlerinin anlaşması ile çoğu da  cinsel tercihini tuhaf şekilde yapan kreasyoncularca hazırlanmış moda elbiselerini  giyen ,kendince karar vermesine izin verilmeyen makyaj, giyim, ...hatta hayat tarzına, yaşam tarzına ( yani dinine) başkalarının karar verdiği evlendiği kocasının yanında yüzünde salatalık maskesi , saçlarında bigudi ...vs ile dolaşan ve kocası ile yatağa bu halde iken girerken sabah evden çıkarken , kocasından ayrılırken makyaj yapmaya çalışan süslenen, kokular sürünen kadın ne kadar hayatında hür  ve doğru karar verme hakkına sahip olabilmektedirler acaba...?Örneğimize devam edelim ;her çağdaş kadın aynı şeyi yapsa, eşinin yanında savaş boyalarını sürünmüş gibi dolaşırken dışarıya çıkarken süslense eşleri ,hayat arkadaşları hanımından uzaklaşıp gözü dışarıya kaymaz mı ?Öyle ya eşine değilde dışarıdaki insanlar için süslenen kadın eşini ne kadar kendine bağlayabilir...? Kocasıda tıpkı kendi eşi gibi ,eşi için süslenmeyen ,başkaları için farkında olmadan süslenen diğer kadınlara ilgi duysa ,aynı şeyi başka erkek kendi eşine karşı hissetse toplumda aile ,ahlak ne hale gelir ,öyle değil mi!Flörtle başlayıp ,aşkla alevlenen ,evlilikle sonuçlanan çağdaş evlilikler ;ihanet,kısa süren evlilikler , boşanmalar asrı olan  asrımızın temel kaynağı bu ters mantık olmasın sakın...! Hatalı olan ne kadın ne de kocadır, hata iki cinsede modern hayat diye bu tuhaf  ve ters mantığı kabul ettirenlerdir!
İslam'da ise kadın dışarıda örtünür , süsünü ,çekiciliğini evde eşine saklar.Tabiiki aynı durum erkek içinde söz konusudur! Yine acaba neden hostes bacılar onlarca erkeğe hizmet ederken , yemek ikram edip ,yastık kabartıp , kemer bağlarken... medeni olurlar da evlenip işini terkedip   sadece eşine hizmet etmeye karar verince tenkide uğramaktadır."Hayatını güvence altına almak,ekonomik özgürlük..."  sözlerinin arkasında doğru ve güvenilebilen bir eş ,hayat arkadaşı bulunamaması  gibi bir mantık yatıyor olmasın sakın? Sokakta kızımızın beline bir erkek kolunu dolasa ona kızarız da adı " dans " olunca bu harekete neden tepki  göstermeyiz acaba !!?? Adı "Moda " olunca  yırtık,çıplak,tuhaf elbiseleri neden doğal karşılarız ! Kızımız veya oğlumuz  " don " ile dışarıda dolaşsa   buna karşı çıkarız da   adı " mayo veya şort " olunca neden buna karşı  çıkmayız !
 

                    

      SUNUCU -MANKEN İPEK TENOLCAY:" MİNİ ETEK GİYİP , İNCE ÇORAPLA GEZİYORSAN BAŞKALARIYLA FLÖRT EDİYORSUNDUR. İLTİFATLAR , BAKIŞMALAR ALDATMA DEĞİL Mİ ? " ( Milliyet:11.01.2003)

                                                          ÇAĞDAŞ OKUL - HAYAT  VE GETİRİLERİ  
                                        Eğitimli kadınlar cinsel şiddet mağduru...
(Milliyet:12.06.2003)
      İstanbul Üniversitesi (İÜ) Adli Tıp Enstitüsü'nce, üniversite öğrencisi ve mezunu kadınlarla yapılan bir araştırma, katılımcıların büyük bir bölümünün cinsel şiddet türlerinden en az birisine maruz kaldığını ortaya koydu. İÜ Adli Tıp Enstitüsü'nden Prof. Dr. Mustafa Fatih Yavuz ile yüksek hemşire Zehra Kayı, 591'i üniversite öğrencisi olan 700 kadınla, ''Kadın üniversite gençliği ve mezunlarına yönelik cinsel saldırı'' konulu araştırma yaptı. Araştırma sonucunda, katılımcıların yüzde 84'ünün laf atma, açık-saçık konuşma, röntgencilik, teşhircilik, sarkıntılık, ırza geçme gibi ''sözel, görsel, dokunsal'' cinsel şiddet türlerinden en az birisine maruz kaldığı belirlendi. Bunlardan yüzde 44.8'inin, basit cinsel içerikli dokunuştan zorla cinsel ilişkiye kadar uzanan ''dokunsal şiddet'' türlerinden birini yaşadığı tespit edildi.Cinsel şiddet türleri arasında ilk sırayı yüzde 81.3 ile sözel ve dokunsal olanlar aldı. Araştırmaya katılan yaklaşık her 5 kadından birinin teşhircilik eylemiyle karşı karşıya kaldığı ortaya çıktı. Cinsel saldırı boyutundaki eylemlerin yaklaşık yarısında fiziksel şiddet kullanıldı. Yine eylemler sırasında korkutma-tehdit ile kandırma da ilk sıralarda yer aldı.

                               
 

                                                 REKLAMLAR  VE  KADIN    HAKLARI :

   - BIR  PARTIDESINIZ ,SIZI NASIL FARKETMELERINI SAGLARSINIZ ? ...GÜLÜMSEMENIZE GÜVENEREK ( DISLERINIZLE ! )
   - FARKEDECEKLER (SAÇLARINIZI ...)
   - BAKALIM  ILK  KIM   BIRISININ   DIKKATINI  ÇEKECEK ? ... ( TABII KI  EN   DEKOLTE GIYINIP, SAÇLARINI AHENKLE  DANSETTIRENLER...)

          KRAVAT  RAKLAMINDA BUZ PATENI   YAPAN MINI ETEKLI , KRAVATLI ( ! ) BAYAN, MAYO  ILE  GÖZLÜK   REKLEMI  YAPAN   
     MANKENLER , ...; GÖZLER BAYRAM ETTI , ÜRÜN DEGIL  , MANKEN ILGI TOPLADI HABERLERI ...

          Sömürülmek  isteyen "çağdaş(!)    yaşamı savunmaya devam etsin ...taki GERÇEK yüzünmüze   çarpana kadar.HA    SAHI ! ! ,  HIÇ KADIN SÖMÜRÜSÜ YAPAN  SAHIBI ASIRI DINCI BIRI  OLAN  MAMÜL  REKLAMI GÖRDÜNÜZ MÜ ?...
          Ne  ilginçtir , " sevgilinizin  çıplak resmini gönderim , yayınlayalım" diyen  genel yayın yönetmeni , kendi  eşinin  çıplak  resminin  yayınlamayı reddediyordu bir özel kanaldaki sohbette...!
 

    
                             
                                                     KADIN ASKER NE İŞE YARAR !
                         
                                                           Askerlere seksi çağrı
     Avustralya ordusu, yeni askerler bulmak için üzerinde seksi kadın çizimleri olan bir dizi broşür yayınlayınca gerçek kadın askerler ayağa kalktı. Tasarımı 100 bin dolara mal olan kampanyada, daracık pantolon ve bluz giymiş kumral bir kadın asker, mutfak, hastane odası,helikopter gibi farklı mekanlarda seksi pozlar vermiş şekilde resmediliyor.Posterlerin üzerinde de “Seni istiyoruz” yazıyor.
29.07.2007
                         

 

                                        15  YAŞINDA ÇAĞDAŞ HAYATIN KURBANI OLDU !
        MERSİN'de evlenme vaadi ile kandırılan liseli 15 yaşındaki N.Ö., sevdiği gencin kendisini terk etmesinin ardından fuhuş batağına düştü. N.Ö.'yü ïpara karşılığı pazarlamak, zorla cinsel ilişkiye girmek, oral ve grup toplu seks yapmağı iddialarından aralarında sendikacı, öğretmen, işadamı, muhasebeci, muhtar ve eski bir bürokrat eşinin de bulunduğu 11 kişi yakalandı. 2 kişi ise aranıyor.Olay, Yeni Mahalle'de oturan 46 yaşındaki anne Hamide Ö.'nün Cumhuriyet Savcılığı'na verdiği şikayet dilekçesi ile ortaya çıktı. Dilekçenin Emniyet Müdürlüğü'ne havale edilmesi üzerine Ahlak Masası operasyon başlattı. İfadesini gözyaşları içinde veren N.Ö., başından geçen olaylar zincirini tüm ayrıntısına kadar anlattı.
                                                             `EVLENECEKTİK'
      Genç kız geçen aralık ayında komşuları olan Gökhan Nayman'la tanışıp arkadaşlık yapamaya başladığını belirterek, ``Gökhan ile arkadaşlığımızda evine gittik. Burada bir süre oturduktan sonra bana evleneceğimizi, mutlu bir yuvamızın olacağını söyleyerek benimle sevişmeye başladı. Ben de evleneceğimiz için sesimi çıkarmadım. Daha sonra benimle evlenmeyeceğini söyleyerek ayrıldı. Ben de korktuğum için kimseye bir şey söylemedim. Daha sonra beni terk edip ortada bıraktı. Bu olaydan sonra barda tanıştığım Garip Öztürk benimle evleneceğini söyledi. O da bir süre benimle olduktan sonra kayıplara karıştı'' dedi.Yaşamı kararan genç kız ifadesinde öz teyzesi N.'nin evinde de eski İl Daimi Encümen Üyesi, Selüloz-İş Sendikası Silifke Şube Başkanı ve MHP milletvekili aday adaylarından İ.Y. ile tanıştığını ifade ederek, ``Bir gün Silifke'ye gittiğimde İ. ile karşılaştım. Beni bürosuna çıkarttı. Orada ilişkiye girdikten sonra bana 30 milyon lira para verdi'' diye konuştu...İşçi Nejat Ö. ile evli olan anne Hamide Ö.'nün şikayeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında N.Ö.'nün verdiği ifadelerden sonra polis, genç kızla ilişkiye giren sendikacı, öğretmen, işadamı, emlakçı, muhasebeci, muhtar ve aracı kadınları yakalayarak gözaltına aldı. Garip Öztürk ile İ.Y., T.K., M.A., B.K., G.T., H.K., M.T., O.T., R.Y., M.A. gözaltına alınırken; polis N.Ö.'yü evlenme vaadiyle kandırıp birlikte olan Gökhan N. ile ilişki kurduğu B.A.'yı ise arıyor.
( Milliyet :20 Eylül 2003)

    BİZLER GAZETELERDEKİ BU TÜR İĞRENÇ OLAYLARA , HABER  NİTELİKLİ YAZILAR GÖZÜYLE BAKMAYIZ,BAKAMAYIZ !AKSİNE AYNI OLAYLAR BAŞKA GENÇ KIZLARIN- SİSTEMİN KURBANLARININ - BAŞINI GELMESİN DİYE HAREMLİK-SELAMLIK'I  TAVSİYE ETMEKTE, SAVUNMAKTAYIZ!!!

   AYRICA YUKARIDAKİ MAĞDUR AİLE DE BİR GÜN BAŞLARINA BÖYLE BİR ŞEY GELECEK DİYE BEKLEMİYORLARDI. AYNI OLAYIN BAŞINA GELMESİNİ İSTEMEYEN TÜM TOPLUMA HAREMLİK- SELAMLIK'I SAVUNMALARINI TAVSİYE EDİYORUZ...SENDİKACI, ÖĞRETMEN, MUHTAR,  İŞADAMI, ASKER, POLİS... HEPSİ OKUMUŞ İNSANLAR AMA EĞİTİM , NEFSE UYMAYA-ZİNA ETMEYE HATTA ZALİMLİĞE- SAPIKLIĞA-SÜBYANCILIĞA ENGEL DEĞİL...! KISACA "HANGİ ÇAĞDAYIZ , 21.YY , ...VS LAFLARININ İÇİ BOŞ , HEDEFİ KADIN-KIZLARI ERKEKLERİN SOFRASINA YEM YAPMAKTAN BAŞKA BİR İŞE YARAMIYOR !  AYRICA  İBRETLİK GAZETE HABERLERI 1  VE 2 'YE  BAKINIZ LUTFEN.
 

BİR MAİL VE CEVABIMIZ
şeriat gelirse ne şekilde giyinmemiz gerekecek
ONCE SERIATIN GENEL VE KISA TANIMINI YAPALIM:ISLAMIN KURALLARI DEMEKTIR!SERIAT KURALLARI YURDUNUZDA ZATEN UYGULANIYOR SADECE KISMI VE SINIRLANDIIRILMIS...NAMAZ KILMAK, ZEKAT VERMEK ...VS ..SERIATIN KURALLARI INSANIN IYI -GUZEL-FAYDASI ICIN INDIRILMIS ILAHI EMIRLER VE , INSANA ZARARLI OLAN SEYLERINDE YASAKLANMIS HALLERI- HARAMLAR-DIR...FAZRLAR ICINDE INSANA ZARARLI, HARAMLAR CINDE INSANA FAYDALI HIC BIR SEY ASLA YOKTUR- OZELLIKLE ISLAM VE HUMANIZM BASLIKLI YAZIMIZI ONERIRIZ!
 ben açık bir bayanım  kıyafetlerim ip askılı bluzlar onların hepsini çöpemi atıcam?
BIR COK KARDESIMIZIN HANIMI DA  ASKILI ..VS GIYIYOR..AMA EVDE VEYA TESETTUR ELBISESININ ALTINA..AMAC VUCUT HATLARININ BELLI OLMAMASI..ICINE GIYILEN KISININ KAREKTERINE GORE DEGISIR... ASKILI GIYINMEK DEYINCE...BI CAGDAS HAYAT ,.. GIBI BASLIKLI YAZILARIMIZI BI OKUMANIZI RICA ETSEK..CUNKU  GUNUMUZDE SISTEM KADINLARI "ACILDIKCA " DEGER KAZANAN BIR MANTALITEYE ITIYOR HANIM KARDESLERIMIZI ..YANI ILLA ASKILI, ACIK GIYINMEK MI GEREK...KARAKTER, BILGI , GORGU ONPLANDA OLMASI DAHA INSANI OLMAZ MI...
peçe takıp kara çarşaf giymek zorunlumu?başka şey giysem olmazmı?
  AMAC VUCUT HATLARININ BELLI OLMAMASI..DUSUNUNUZ INGILIZ CALISAN KADINLAR YAS ILERLEDIKCE ESTETIK YAPTIRIYOR..NEDEN CUNKU " DIS  GORUNUSE" GORE KENDILERI ILTIFAT GORUYOR..YA CALISKANLIK, EDEP, ZEKA...!? ONLAR IKINCI BELKI DE UCUNCU SIRADA...DETAY YUKARIDA BAHSETTIGIM BASLIKLARDA!
bir kadın tek başına dışarı çıkamazmı?
 HZ AISE ERKEKLERE KOMUTANLIK YAPMISTI, HZ OMERIN ZABITA REISI BIR KADINDI...YANI DISARI CIKMAK DEGIL, KAPKAÇ, SAPIKLAR KARSISINDA KADIN KORUNULMAK ISTENIYOR..YOKSA NEDEN CIKMASIN..TABII AHLAK VE EKONOMI DE BUNLARDA ONEMLI EK DESTEKLER...
ben özgür bir kadın olarak kısıtlanacakmıyım?
AKSINE : DIS GORUNUSE VERILEN - KI NE KADARI, KENDINIZ ICIN NE KADARI BASKALARINA GUZEL GORUNMEK ICIN...LUTFEN BIR DUSUNUN !- ASIL O ZAMAN SIZ OZGUR OLACAKSINIZ..SIZI SIZ OLDUGUNUZ ICIN BEGENEN BEGENECEK, NE DIS GORUNUS VE ALIMLILIK..HAA BAKIMLI  OLMAYACAK MI KADIN ..TABII KI ...AMA KENDI VE ESI ICIN. " BASKALARI  ICIN" ASLA DEGIL!
evime bir erkek arkadaşım gelemeyecekmi?
  SADECE IKI KISININ AYRI , YALNIZ KALMAMASI ASILDIR..CUNKU SIZ IYI NIYETLI OLSANIZ BILE KARSINIZDAKININ ICINI NERDEN BILEBILIRSINIZ..BIR , IKI YA UCUNCU TEK KALDIGINIZ IYI BIRI CIKAR MI...AMAC  KADINI KORUMAK...!ISLAM VE KADIN HAKLARI BASLIKLI YAZIMIZDA  BIR YABANCI YAZARIN - 
( Z. ZİGLAR : HAYAT BOYU  FLÖRT ) - ESERINDEN ALINTILARI BIR OKUYUNUZ LUTFEN!
cafeler kapanacakmı?
 CAFE , BANKA ..KAPANMAYACAK..SADECE AHLAKI , ISLAMI SINIRLARA CEKILECEK!
yoksa babamızın zamanındaki gibi nargileli kahvehane halinemi gelecek?
NARGILE NE KADAR ISLAMI AYRI KONU..ESKIDEMEK ISLAMI DEMEK DEGILDIR..HER YENI DE ISLAMA AYKIRI DEMEK DEGILDRI!
kuranda başınızı örtün diye yazmıyor sadece kadınlar örtünsün yazıyor.buna ne açıklama getirebilirsiniz?
KURAN EMIRI VERIR , HZ RESUL UYGULAR VE GOSTERIR..NAMAZ, ZEKAT..VS HEP BOYLEDIR!... HZ RESULUN UYGULAMASINDA ORTUNMEK EMRININ PRATIK KARSILIGINDA BASORTUSU DE VARDIR!
erkekler için faydalı olacağına eminim ama kadınlar için ne faydası olacak?
  AYETTE KADINLAR ICIN TESETTUR EMREDILIR..ERKEKLER ICIN DEGIL.ARTIK SIZI BIR CINSEL META OLARAK GOREMEYECEK ERKEKLER..BIR BIREY VE KISISINIZ SIZ...EKSIKLIKLERINI  - BILGI, ZEKA...VS- BASKA YERLERI ACARAK  KAPATAN BIR COK KISI VARDIR ...VEYA KADINLIGINI - BELKI DE BEDENINI- AMACLARINA ULASMADA VASITA LARAK KULLANAN...   GUNUMUZE BAKALIM : KADIN ALIMLI ISE ERKEK ONA DAHA BI BASKA BAKIS ACISINA SAHIP OLMUYOR MU..IS YERLERINI DUSUNUN..SIRA ONCE ONA VERILIR, HATASI GORMEMEZLIKTEN GELINIR, DAHA "UYGUN" KONUSULUR..BENIM BI ARKADASIM VAR..BIR DERNEKTEN BAHSEDIYORDU..ORADA "MANITA " DAHA COK BULUNUYORMUS...SINEMALARI IZLERSINIZ...- SINEMA HAYATIN BEYAZ PERDEYE AKTARILMIS HALIDIR TANIMINDAN YOLA CIKARSAK- NE O  BATILI CALISAN KADINLARIN HALI...HELE ERKEK VE KADINLARIN BIR BARDA TANISIP DAHA ADLARINI BILMEDEN " BIRLIKTE" OLMALARI..BU ERKEK ICIN IYI TABII...AMA YA KADIN 30 'UNU ASIP TA YASLANMAYA BASLAYINCA..ERKEKLER  BASKA KADINA YONELIR  AMA O KADIN NE YAPSIN...CARK  IYI KURULMUS DI MI ...BELKI BUNLAR HENUZ TURKIYE DE - YOK DEMEYELIM DE- DAHA  ARTMADI DESEKTE HIZLA ORALARA GITMIYOR MUYUZ..BIR KADIN TANIYORUM...ORTA YASLARDA VE OYLE KENDINI BEGENDIRE CABASI ICINDEKI CEVRESINE..INANILMAZ...GANC IKEN ETRAFINDA DONENLER ARTIK YOK..ADI CIKMIS ZATEN..KIMSE EVLILIK ICIN ONA BAKMIYOR VE YAS HER GECEN GUZ ILERLIYOR..ISTE TESETTUR BURADA DEVREYE GIRIYOR..EY ERKEK SEN BENIM BEDENIMI SU VEYA BU SEKILDE ISTISMAR EDEMEZSIN..BEN BILGI, GORGU, ZEKASI ILE BIR BIREYIM VE O OZELLIKLERIMLE ONPLANA CIKARIM DER KADIN..YOKSA EVDE , ESI ILE BERABERKEN MINI , ASKILI GIYMEYEN KAC TESETTURLU BAYAN VARDIR KI...!
bütün alışveriş ettiğimiz açık kıyafetler satan mağazalar şeriat gelirse
siyah giyeceğimize göre kapanacaklarmı yani?
  NIYE IILA SIYAH DEDINIZ KI!?NEDEN KAPANSIN KI!? EVDE GIYINILIR, ARTI ISLAMI GIYIM ESYASI DA SATAR YANI CESIT ARTAR ...:)
kadınlar cumaya gitmek zorundamı? BILDIGIM HZ RESUL DONEMIND EGITTIKLERI AMA FARZ DEGIL, BILDIGIM KADARI ILE!
 teravihler zorunlumu? SUNNETTIR.FARZ DEGIL !... AMAC : KADININ KORUNMASI...DAHA DOGRUSU EVINDEN DISARI CIKMASI..TESETTUR EV ICI DEGIL EV DISI GIYSISIDIR..SADECE KADINI KORUMAYI AMACLAR...SIZDEN RICAM , ISLAM VE KADIN HAKLARI, CAGDAS HAYAT ..VS BASLIKLI YAZILARIMIZI BIR OKUMANIZ...