Ana Sayfa İrtibat Sık Kullananlara Ekle Sitemizin Tanıtımına Katkıda Bulunun Biz Kimiz ? İlkelerimiz
 ÇAĞRIMIZ 6
                         KUR'AN'DA  BİLİME AYKIRI OLDUGU  İDDİA  EDİLEN AYETLER

   ÖNEMLİ  NOT: BURADA YER ALAN BIR COK  KONUYA SITEMIZDE ZATEN CEVAP VERILDI ...!AMA BIR  KARDESIMIZ  TOPLUCA
 BUNLARI SORU HALINDE TEKRAR SORUNCA CEVAPLARI KISA-DETAYLI YENIDEN VEREREK BU SAYFAMIZI HAZIRLADIK...BIR COK
 CEVAPLAR :kuranda celiski yoktur, ateist yazarlara cevaplar, dinsizfasiste, misyonerlere cevaplar, solcuya cevap....
BASLIKLARI ILE ZATEN SITEMIZDE VE GENELINDE MEVCUT....
        Eğer iddia edildiği gibi KURAN'da dünyanın yuvarlak olduğu gerçeği vardıysa onu en iyi anlaması gereken  MUHAMMED 
neden  yüzyıllar önce bu gerçeği ifade etmemiş

  PEYGAMBER FEN KITABI TEBLIGCISI MI YOKSA BIR DININ - BASTA AHLAK OLMAK UZERE- VAAZ EDICISI MI ...ONCE ONA KARAR VERMEK LAZIM. EVET KUR'AN'DA BIR COK SEY GIBI- AHLAK-MUAMELAT-AHIRET-IMAN...- BILIMSEL - POZİTİF BİLİME DE ISARET EDEN AYETLER  BULUNUR. AMA LUTFEN DIKKAT : BU TUR AYETLER SADECE ARAC, " KUR'AN'IN ILAHI MESAJ OLDUGUNA" ISARETTIR. ASIL AMAC KUR'AN'IN ALLAH TARAFINDAN GONDERILDIGININ ISPATLANMASI, DIKKATLERIN KUR'AN'A YONELMESI VE SONRA DA ASIL ONEMLI OLAN AHLAK  BASTA OLMAK UZERE INSANLARI  DOGRU-GUZEL-FAYDALI OLAN HAYAT YASAMAYA YONELTMEKTIR. KISACA   ZAMANLA , INSANLARIN IHTIYAC DUYDUKLARI ANDA- BILIMSEL  GELISMELERIN ACIGA CIKARMASI ILE GUNYUZUNE CIKAN - CIKACAK OLAN - AYETLERDIR SÖZ KONUSU AYETLER.HZ. RESUL'UN " BENIM BILDIKLERIMI BILSENIZ,GORDUKLERIMI GORSENIZ..." (Teberani) MEALINDEKI
HADISLERI HZ. RESULUN BU GIBI KONULARI PEKALA BILDIGININ ISARETIDIR. AYNI RESUL'UN BİR SAHABESI " HZ. RESUL'UN BANA  BILDIRDIKLERINI SIZLERE ACIKLASAM BANA DELI DER,BENI KENDINIZDEN  UZAKLASTIRIRDINIZ..." GIBI SOZLERI ,  GUNUMUZ TEKNOLOJISININ GELDIGI NOKTAYI  O GUNLERDEN  -OYLE VEYA BOYLE FARKEDIP SEZEBILENLER ICIN -  NE ANLAMA GELDIGINI GUNUMUZDE DAHA IYI ANLAYABILMEKTEYIZ...BIZ O GUNLERE ISINLANSAK VE  GUNUMUZ TEKNOLOJILERINDEN  AZICIK BAHSETSEK BIZE NASIL BAKILIRDI...? HZ. RESUL PEK COK SEY GIBI DUNYANIN YUVARLAKLIGI, MIKROPLARIN VARLIGI ... PEK COK SEYI BILIYORDU...- CINLER DOSYAMIZA MURACAAT...- AMA YINE O SUNU DA SOYLUYORDU: "INSANLARA AKILLARI SEVIYESINE GORE HITAP EDIN" YANI ZATEN KENDISINE VE MESAJINA  SUPHE- ONYARGI ILE BAKILDIGI DONEMDE BIRDE AKILLARIN ALMAYACAGI - VE ASIL MESAJIN DISINDA -OLAN  ACIKLAMALARI HZ. RESUL NEDEN INSANLARA ANLATIP TEPKI CEKSIN... AMA AYNI RESUL OYLE KELIMELER KULLANMISTIR KI O  DONEMDEKILER ITIRAZ ETMEZKEN ZAMANLA BILIMSEL GELISMELERLE ONUN NE DEMEK ISTEDIGI GUN YUZUNE CIKABILMEKTEDIR! MESELA EVRENIN ILK ZAMANLARDA DUMAN SEKLINDE OLMASINI ANLATAN HADIS GIBI... -BIGBANG TEORISI ...-
-   SITEMIZDEKI  "
Kur'an;Yazılması,Eskimezliği "  ADLI DOSYAMIZA  BIR MURACAAT EDINIZ ...BAZI  AYETLERIN ZORLAMA BIR YORUMLA BILIMSEL ANLAMLAR CIKARMA GIRISIMLERI YOK MU... TABII VAR. AMA O KUR'AN'IN DEGIL O YORUMU YAPANLARIN SORUNU ! AMA YA PEKI GERCEKTEN VAR OLAN BILIMSEL  MUCİZE   ICEREN AYETLER NE OLACAK ...SITEMIZDEKI DOSYALAR  DISINDA  www.kuranmucizeleri.com  ADRESINDEKI YAZILARA BIR MURACAAT EDINIZ...
NOT: SITEMIZDEKI KURANDA CELISKI YOKTUR VE ISLAM VE KADIN HAKLARI, HUMANIZM.BASTA OLMAK UZERE BIR SITEMIZE Bİ BAKIVER.
 

  ..Yıldızlar, Ay ve 7 Gök Kuran birbiri üzerine kurulu 7 gök olduğunu söylüyor..67-Mülk 3. O ki, birbiri ile âhenktar yedi  
 göğü yaratmıştır. Rahmân olan Allah'ın yaratışında hiçbir uygunsuzluk göremezsin. Gözünü çevir de bir bak, bir  bozukluk
 görebiliyor musun?Ve ay 7 gök arasında bir yerdedir.71-Nuh15. Görmediniz mi, Allah yedi göğü birbiriyle  ahenktar olarak 
nasıl yaratmış!16. Onların içinde ayı bir nûr kılmış, güneşi de bir çerağ yapmıştır.
YEDI GOK TABIRI IKI ANLAMLIDIR : HEM DUNYANIN YEDI KATMANI - TRAPOSFER..MEZOSFER...VS - YEDI KATTIR BU ANLAMDA
 KULLANILIR HEM DE EVREN YEDI KATMANDIR KI BIRINCI KAT GOK BIZIM GOZUMUZ ILE GORDUGUMUZ VE TELESKOPLARLA
 INCELENEN GÖKTÜR...AYETLERIN HANGI YEDI  KATMANDAN BAHSETTIGINE DIKKAT ETMEK GEREKIR! BURADA
 7 GOK TABIRI ILE KASTEDILEN ATMOSFER TABAKALARI DEGIL EVRENIN YARATILAN YEDI TABAKASIDIR!
 
Muhammed, yıldızların mesafelerini tam olarak tayin edemediği için onların boyutlarını da bilememektedir ve muhtemelen 
onların aydan daha küçük olduğunu zannederek, onları birer kandile benzetmiştir. Ve bu kandiller dediği yıldızlar, 
dünyaya en yakın olan gökte kurulmuştur..67-Mülk 5. Andolsun ki biz, (dünyaya) en yakın olan göğü kandillerle 
donattık. Bunları şeytanlara atış taneleri yaptık ve onlara alevli ateş azabını hazırladık.37-Saffat 6. Biz yakın 
göğü, bir süsle, yıldızlarla süsledik.
 EVRENIN BUYUKLUGUNU DUSUNUNUZ. DUNYAMIZ GUNES SISTEMINDE UFACIK BIR NOKTA. SAMANYOLU GALAKSISINDE GUNES 
SISTEMI BIR HIC- 250.000.000.000 GALAKSIDEN BIRI...-AYETTEKI IFADEYE DIKKAT " YAKIN GOK" ISTE BILIMSEL MUCIZE BU! DEMEK KI 
 DUNYADAN BELLI BIR MESAFEDEN SONRAKI UZAKLIKLARDA YILDIZLAR YOKTUR, BELKIDE ISIK KAYNAGI...KARANLIK..SADECE 
KARANLIK... SEYTAN  TUM EVRENDE SERBEST DOLASABILIRKEN AYETLERIN INDIRILDIGI DUNYA VE ONUN 
  CEVRESINDEKI - YILDIZ- GEZEGENLER ...- SINIRINA GELINCE KENDISI ENGELLENMEKTEDIR... KANDIL KELIMESI
 MECAZI BIR IFADEDIR. Mecaz, bir sözü hakiki manasının dışında  kullanma sanatıdır  zaten."Yeryüzü ZİNETİNİ takınıp
 süslendiği"(10/24)  AYETİNDEKİ  terkipte yeryüzünün zİnet takmasından söz ediliyor. Halbuki zineti insanlar,
 takar. Öyleyse buradaki terkipten yeryüzünün yeşermesi  kasdedilmiştir. "Bütün genişliğine rağmen
 yeryüzü başınıza DAR gelmişti." (9/25) Bu ayetin terkibinden maksat da yeryüzünün daralması değil, 
kalblerin neşesini kaybedip kederle dolmasıdır. "Onların TİCARETİ kazanmadı." (2/16) Bu ayetteki "kazanç"
 ve "ticaret" kelimeleri mecâzdır. "Onun ANASI haviyedir." (101/9)Ayetteki "haviye/cehennem"in
 ‘ana’ olarak takdim edilmesi mecazîdir. Ana  çocuğuna sığınak olduğu gibi cehennemde kafire 
sığınak gibi gösterilmiştir. İzzudddin b. Abdusselam(660/1261), "el-İşâre ile'l-İcaz..." adında mecaz konusunda
 çok güzel bir eser yazmış ve konuyu  bütün detaylarıyla incelemiştir. Mecaz için 70’e yakın çeşit 
verirken; teşbih mecazı için 109 çeşit belirler.  kuranda mecaz  konusu sıtemızde ornek ve delıllerı
 ıle defalarca işlendi ...tekrar girmiyoruz ! VE KUR'AN'DA BOL MIKTARDA MECAZ KULLANILIR...
BU KONUDA SOL 'CU - ATEIST  VE MISYONERLERE CEVAP  VEREN YAZILARIMIZDA BU KONULAR ACIKLANDI...
KUR'AN'IN  HZ. RESUL TARAFINDAN YAZILDIGI IDDIASI  BURADA TEMEL HAREKET NOKTASI KI  BUNUN DA CEVABI 
SITEMIZDE VAR. UMMI RESUL ADLI DOSYAMIZ VE  YUKARIDA ADI GECEN DOSYALARIMIZA MURACAAT LUTFEN
41-Fussilet 12. Böylece onları, iki günde yedi gök olarak yarattı ve her göğe görevini vahyetti. Ve biz, yakın semâyı
 kandillerle donattık, bozulmaktan da koruduk. İşte bu, azîz, alîm Allah'ın takdiridir.Burada da anlatımlar oldukça 
karışıktır.. Mülk 3 de, yedi göğün birbirleri ile belli bir uyum içinde olduğunu söylemektedir..
YEDI GOK BIRBIRI ILE AHENK ICINDE AMA SEN GOREBILDIGINDEN MESULSUN ONLARA BAK VE AHENGI GOR. O 
GORDUGUNDE AHENK YOK MU...? ZATEN YEDI GOK BIRBIRI ILE AHENK ICINDE OLMASA - GOK TASLARINDAN
 KUYRUKLU YILDIZLARA...-  BU AHENGIN BOZULDUGUNU EMIN OLUN ONCE BIZLER FARKEDERDIK... 

 Bir bozukluk olup olmadığının anlaşılması bu yedi göğün görülmesi ile mümkün olabileceğine göre, ayet
 içindeki soruda biz yedi göğün insan gözü ile görülebildiğini anlarız.. Aynı şekilde Nuh 15'de, benzer ifade vardır..
  YANLIS MANTIK ! ENDONOZYADAKI TSUNAMININ KAYNAGI OKYANUS AMA  BU DEPREMIN UZANTISI -TESIRI TA 
 AFRIKAYA KADAR UZANDI..." SEN EY INANAN , GORUNEN GOK - GOZ- TELESKOP ...ILE GORUNEN ...
-  YUZUNDE BIR BOZUKLUK GOREMEZSIN , ONA BAK...GOREMEDIGIN VE VAR OLAN GOK ISE O YUCE YARATICININ 
KUDRETININ GOSTERGESI OLARAK VAR EDILMISTIR VE CINLER ICIN YARATILMISTIR...BIZE DUSEN ULASABILDIGIMIZ 
KADARI ILE OLAN GOKTE BIR BOZUKLUK GORUP GOREMEYECEGIMIZ ILE ALAKALI.. HELE GUNUMUZDE TELESKOP 
  ALETI  BU AYETI DAHA DA ANLAMLI KILAR.  BELKIDE ASIL MESELE " GORMEK "
 KELIMESI ILE ALAKALI...SANA BASKA BIR ORNEK VEREYIM. BABAN  DIN OGRETMENI DEDIN 
 FIL SURESINI EZBERE BILIRSIN. " ELEMTERE KEYFE FEALERABBUKE..." : RABBININ FIL ORDUSUNA NE YAPTIGINI 
" GORMEDIN MI" DIYE AYET VARDIR. TERA FIILININ KOKU "REA " DIR VE GORMEK ANLAMINA GELIR. AMA BU KITABI -HASA  ALLAH 
TA GONDERSE , HZ. RESULDE YAZSA - BUNU HERKES BILMEKTEDIR KI HZ RESUL FIL
 VAKASI SIRASINDA DAHA " DOGMAMISTIR...ISTE AYNI MANTIK BURADA VE AYETTE GORMEDIN MI DEN
 KASIT " GORMUS GIBI BILMEDIN MI  " ANLAMINDADIR. YANI BURADAKI GORMEK " KESIN BILGI " IFADE EDER ...GOZ  
ILE BAKMAK DEGIL MECAZI ANLAMI IFADE EDER . KESIN BILGIYI...ZATEN NUH 15. AYETTEDE 
" ELEMTERA GEYFE HALAKALLAH ..." BUYURULURKEN YINE"  REA " KOKUNDEN GELEN FIIL KULLANILIR...
HATTA MÜLK SURESINDE (3. AYETTE) : MÂ TERÂ : DİYE AYET BAŞLAR, YANİ YİNE REA FİİLİ KULLANILIRBAK, İNCELE...!
MULK SURESINDEKI " GOZUNU CEVIR BAKALIM BIR CATLAK GOREBILECEK MISIN 
" MEALINDEKI AYETTEN KASIT GECE VEYA GUNDUZ GOKTE CATLAK YARIK ARAMAK DEGIL
 " ARASTIRMA VE INCELEMEYE YONELTMEKTIR" INSANLARI...SANA BIR ORNEK . POLIS , YARDIMCISINA :
" CEVREYE BIR BAK" DESE VE YARDIMCI SAGA SOLA BAKIP "  EE BAKTIM NE OLMUS " DESE...SEN NE 
DUSUNURSUN." YAHU CEVREYI INCELE DEMEK ISTEDI , ARASTIR DELIL TOPLA DEMEK ISTEDI " DEMEZMISIN...
ISTE AYNISI...SENIN TEK EKSIGIN TEFSIR USULU  KONUSUNDA EKSIKLERININ OLMASI .TEFSIR ILMINDE
 " MECAZIN " ONEMINI TAM KAVRAYAMAMAN... MECAZ ICIN TIKLA
Buraya kadar ki ayetlerden, gökyüzünde 7 tane gökyüzü olduğunu, bizim bunları görebildiğimizi ve yıldızların ise birinci 
gökyüzünde olduğunu anlamaktayız.. Bize milyarlarca ışık yılı uzaklıkta  olan yıldız dahi birinci gökyüzünde olduğuna göre,
 insanın diğer 6 gökyüzünü nasıl görebildiğini anlamak mümkün değildir. 
  DENIZDEN BIR DAMLA DENIZ HAKKINDA EPEY BILGI VERIR...BIZE DUSEN YEDI KAT GOK YUZUNU  DOLASIP INCELEMEK DEGIL,
 GUCUMUZ OLCUSUNDE GÖĞE BAKIP, INCELEYIP ARASTIRIP ULASABILDIGIMIZ  YERLERDEKI AHENK VE DUZENI GOREBILMEK...
Bakara 117:... herhangi bir işi isterse ona "ol" demesiyle o iş oluverir. Yorum: İstediği zaman mı bir işe ol diyor.
 Yoksa yapacağı şeyin kendi yarattığı ve çiğnememesi gereken fizik kuralına uyması mı gerekir.
    HER SEY FIZIK KURALLARINA GORE OLUYOR AMA ZAMAN KAVRAMININ SINIRLARI ICINE BIZ INSANLAR GIRDIGIMIZ ICIN 
SURE-ZAMAN-DONEM BIZE AIT BIZI ILGILENDIREN KAVRAMLAR. ZAMANI BILE YARATAN  ALLAH ZAMANLA SINIRLANDIRILAMAZ…
YANI O’NA GORE O AN AMA BIZE GORE 2 MILYON YIL…- ZAMAN KAVRAMI UZERINDE BIRAZ DUSUNELIM …- 
 
Bakara 258: ...ibrahim nemruta "allah güneşi doğudan getirtir. hadi sen de batıdan getir bakalım" deyince kafir
 olan nemrut tutulup kalmıştı. Yorum 1- bi kere güneş doğudan gelmez. dünya doğudan 
batıya döner. ikisi de aynı şey diyeceksiniz, o zaman daha düzgün bir şekilde neden "allah 
dünyayı doğudan batıya döndürür" dememiş. cevap: çünkü o zamanlarda ve daha öncelerde 
dünya sabit, güneş ve diğer yıldızlar onun çevresinde dönüyor .sanılıyordu. muhammed de böyle biliyordu tabiki
 
   KUR’AN’DAKI BILIMSEL AYETLER O’NUN NEYI BILDIGINI GOSTERIYOR…GALAKSILERLE ALAKALI AYETLERIN BILIMSEL 
 YORUMUNA  MURACAAT..KURAN DA DUNYANIN DONMESI,ELIPS SEKLINDE OLMASI VAR AMA BURADA ILK PLANDA SOZ
 KONUSU OLAN ANLATILMAK ISTENEN BASKA Bİ  ŞEY .. ZATEN NEMRUT TA MESAJI ALMISTI..SIZE NE OLUYO KI...! ALLAH
 KULUNUN ISTEDIGI  DIL-KURAL-KELIME ILE AYETLERINI GONDERMEZ. O AYETTE AMAC HASIL OLMUSTUR...!
HEM O DÖNEMDE NEMRUTUN ELİNE KOZ VERMEK MANTIKSIZLIK OLMAZ MI IDI? DAHA BAŞTAN ,
 " AHA DELİ BU YAW" DEDIRTECEK BIR CUMLE...DONEN DUNYA...! DÜŞÜNSENİZE BAŞTA NEMRUT TÜM KAHINLER YERDE 
KIRILIYO... KURAN'DAKİ BİLİMSEL AYETLER ZAMANI GELİNCE ORTAYA ÇIKAR.O ZAMANDA LAZIM OLAN ISE, BİR
INSANIN- MNRUT- ILAH OLAMAYACAGININ O  CAGA GOSTERILMESI IDI...!
2- Nemrut da salakmış yani, şöyle diyememiş mi "hayır canım, onu doğudan getiren benim, hadi senin tanrın batıdan getirsin" 
bakalım kim tutulup kalıyordu o zaman.
    TUTULUP KALAN BI IDDAYI SALLAYAN “DANGALAK “ OLUR TABII KI. NEMRUT : BEN TEK ILAHIM  DEMIYOR.. BIR ILAHTA
 BENIM DIYOR… O  SUNU YAPIYORSA BEN BUNU YAPIYORUM…DIYOR…YANI  ONCEDEN – NEMRUT YOKKEN GUNESI KIM 
 DOGUDAN DOGURUP BATIDAN BATIRIYORDU…? – DEMEZLER MI O  ZAMAN O NEMRUTA VE GUNUMUZDEKI NEMRUTLARA…? 
 
Enam 60: Geceleyin sizi uyutan .... allahtır. Cevap: Yooo, ben uykum gelince uyurum valla. hiç unutmam, bi ara gece 
çalışıyordum, gündüzleri uyurdum. çünkü uykum gelirdi. bu arada, kutuplarda yaşayanlar ise 6 ay boyunca gündüzleri uyurlar.
   KUR’AN TEMEL –GENEL KURALLARI VERIR. INSANIN TEMEL IHTIYACLARINDAN –GEREK  BIYOLOJIK GEREK FIZYOLOJIK …ACIDAN – 
BIRISI DE  UYKUDUR. UYKU ILE INSAN YENIDEN SARJ OLUR. UYKU TUM INSANLARIN GENEL BIR ORTAK OZELLIGI OLDUGUNA GORE
 BU GENEL BIR KURALDIR… SUYUN KALDIRMA KUVVETI, YERIN CEKIM KUVVETI GIBI… BU KURALLARI ORTAYA CIKARANA HURMET 
GOSTERIRKEN  BU KURALLARI KOYANI REDDETMEK ANCAK   UYKU DUZENSIZLIGI ILE ACIKLANABILIR ZATEN…! KUTUPLARDA KI INSAN-
 LAR 6 AY GECE UYURDA 6 AY GUNDUZ IKEN UYUMAZ MI. BI DE UYKU IHTIYACI NEDEN EVRENSEL, SUYUN KALDIRMA KUVVETI GIBI...!
 
Hud 7:...... gökleri ve yeri 6 günde yarattı. bundan evvel arş(gök) su üstünde idi. Cevap: Bu kurandan bilim 
fışkırıyor bilim. Su üzerinde olan bir gök.
   BIG BANG TEORISINDEN HABERSIZ BIR ATEIST…SITEMIZDE “ KURAN’IN YAZILMASI-DEGISMEZLIGI “ ADLI DOSYAMIZ
 VE YINE SITEMIZIN CESITLI DOSYALARINDA BU KONU ELE ALINDI…AYRICA ARŞ KELIMESI KURANDA HUKUMRANLIK, 
YONETIMIN SIMGESI OLARAK KULLANILIR, YANI ARŞ KELIMESINE PARANTEZ ICINDE GÖK ANLAMI VERIP SONRA GÖK SU USTUNDE
DİYE ALAY ETMEK ANCAK ONYARGILI ISLAM DUSMANLARININ AKLINA GELI.AYET KISACA: HER SEYI SUDAN YARATTIM, YÖNETİMİMİN
, YARATMAMIN OZU SU BUYURUYOR, INSANIN YARATILISI E BIG-BANG'A GORE DE BU TAMAMEN BILIMSEL BIR CUMLEDIR.
 
Rad 2: gökleri gördüğünüz şekilde direksiz kaldıran allahtır......... Yorum: Günlük hayatta hiç birşeyin
 havada duramayacağını biliriz(havadan ağır şeyler veya motorsuz araçlar için bu dediğim
 geçerli değil, ki muhammedin zamanında havadan hafif cisimler veya motorlu araçlar 
yoktu.) dolayısıyla birşeyin havada durması için onun altında bir destek, bir dayanak olması 
gerektiğidir. gerçi o zaman da havada durmuş olmaz, sadece o desteğin üzerinde durmuş olur ya. 
Neyse, eski insanlar gezegenlerin, yıldızların, ayın, güneşin ve yine katı bir sınırının var olduğu kabul edilen 
göklerin de altında bir destek(direk) olması gerektiğini düşünmüşler, ama böyle  birşeyin olmadığını da görüyorlar
ve biliyorlar. akıllarında bir soru   işareti var. muhammed de bu soru  işaretini "onları öyle tutan allahtır " 
diyerek yanıtlıyor.E tabi biz   bugün biliyoruz ki, bunların orada durması için altlarında 
bir direk olmasına gerek yok, çünkü bulundukları yerde dünyanın onlara uyguladığı çekim düşük, 
dolayısıyla onlar dünyaya düşmüyorlar. ki zaten dünyaya düşebilecek bir tek ay var. düşse düşse dünya
güneşin veya diğer yıldızların üstüne düşer.(düşemeden erir gider ya o ayrı konu). göğün 
dünyaya düşmesi diye birşey zaten sözkonusu değil.
   ADAM BIR SAATTIR ALLAH’IN YAPTIGINI ANLATIYOR, DUNYANIN CEKIM KUVVETI ILE DUNYANIN DONMESI ILE OLUSAN
 – BIR BAKIMA SAVRULMA GUCU – ARASINDAKI DENGEDEN  OLUSAN INCE AYAR VE BUNU YAPAN ALLAH’TIR NOKTASINA
 GELIYOR AMA ITIRAFA SIRA GELINCE DURUYOR. BIZ CUMLEYI BITIRELIM. ISTE BU AYARI YAPAN ALLAH’TIR…AYETTE SU 
ONUN USTUNE DUSER DIYE BIR SEY YOK.ATEISTIMIZ DIYE DALMIS GITMIS. AMA KENDI AGZI ILE DE YAKALANMIS:
düşse düşse dünya güneşin veya diğer yıldızların üstüne düşer.(düşemeden erir gider ) DEMIS, ZATEN KURANDA
 DA KIYAMET GUNU DAGLARIN ERIMESINDEN BAHSEDILIR...ATEIST AYNEN KURANI TASDIK ETTI YANI.
 
 Hicir 19: Biz yeri yaydık, üzerinde sabit dağlar bıraktık. Yorum 1: "yeri yaydık" ifadesi kesinlikle yeri bir
 tepsi gibi gösteren bir ifadedir. yani bir masa üzerinde hamur yaymak gibi. hamuru küre şeklinde yaymazsınız.
 hatta hiçbir şeyi küre şeklinde yaymasınız.ancak bazı yeni kuran tercümelerinde, bu gafı gören uyanık 
din adamları bunu "yeri yuvarladık" diye çevirmişlerdir2: Dağların yerin üzerine daha sonradan bırakıldığı söyleniyor. 
ama biz biliyoruz ki dağlar volkanik ve tektonik haraketler sonucunda oluşmuş 
coğrafi yapılardır. öyle gökten zembille inmiş değillerdir. 3-Depremi dağlar mı önlüyo şimdi yani, e hadi 
hiç deprem olmasa neyse de daha 4 yıl önce sallandık.
“AYETIN TAM MEALI “  YERI SIZIN ICIN DOSEK GIBI YAPTIK-YAYDIK : YANI YATAKTA NASIL INSAN RAHATSA YERYUZUNDE
 DE OYLE… YERIN CEKIM KUVVETI YERINE KALDIRMA, SUYUN KALDIRMA KUVVETI YERINE CEKME KUVVETI OLSA IDI HALIMIZ 
NICE OLURDU…HADI – HASA  - ATEISTCE DUSUNELIM AZICIK. TANRI BURADA DALGINLIK YAPSA BIZ NASIL “ DOSEGIMIZDE
“ DURABILIRDIK. TOPRAK’A  ATIYORUZ TOHUMU- ICI  CD GIBI, YUKLENMIS BILGI VAR…- BASLIYOR ISINI YAPMAYA…
BUYUMEYE…YEDIGIMIZ ICTIGIMIZ TOPRAKTAN… KUR’AN DUNYAYA DUZ DIYE BAKMAZ… ZÜMER SURESI 5. AYETTE GECEN
 “ TEKVİR “ KELIMESINI BIR SEYIN BASKA BIR SEYE SARILMASI ANLAMINA GELDIGINI – MESELA BASA SARIK  SARMA GIBI 
– AYETTE GECEN GECE GUNDUZUN TEKVIR EDILMESI ILE NEYIN KASTEDILDIGI ORTAYA CIKMAKTADIR…   DAGLARIN DEPREMI
 ENGELLEDIGINI BILMIYOR CAHIL ATESIT…kuranmucizeleri.com ADRESINDE  “ DAGLARIN GOREVI “  BASLIGINA MURACAAT
 LUTFEN …BU ARADA ATLAMAYALIM: DAGLARIN YUKARIDAN BIRAKILMASI MESELESINI:HZ RESUL BIR HADISINDE :DERDI INDIREN
 DERMANI DA INDIRMISTIR, BUYURULUR. YANI DUNYALIK HER SEY ILAHI MAKAMDAN GELMEKTEDIR ANLAMINDA...HASTALIK, DERMAN
HAVADAN INMEZ- INENLERI DE VAR DA HARIC TUTALIM- AYNI TERIM DUNYA ICIN NIMET OLAN , DEPREME KARŞI BASTA BISSURU
 FAYDASI OLAN DAĞLAR ICINDE KULLANILMISTIR. ALLAHIN IMTIHAN VESILESI OLAN DERTTE , ONUN DERMENI DA ONUN KATINDANDIR
,TIPKI DAĞLAR ,VE HER SEY GIBI. ATEISTLIK ANCAK BU KADAR CEHALETLE  MUMKUN OLUYOR GALIBA…
 
Nahl 13: Yeryüzünde muhtelif renkte yarattığı şeyleri dee müsahhar kıldı........... Yorum: Bir kere renk diye bir şey yoktur.
 renk, beynin farklı dalga boyundaki ışıkları farklı olarak yorumlamasından oluşur.
   KUR’AN’A  ZIT OLACAGIM DIYE DUSULEN DURUMA BAK. RENK YOKTUR. O MANTIKLA DUNYA DA HATTA BU YAZILARDA YOKTUR
ONLAR DA BEYINDE OLUSAN GORUNTULER… SONUCTA BU ATEIST YAZAR DA YOK… SONRA BUNLARI 
 (GORUNTU MU GERCEK MI IKILEMINI ) HARUN YAHYA SOYLEYINCE  YINE AYNI ATEISTLER ONUNLA DALGA GECER...
 
 Nahl 68-69: Burada tanrının bal arılarına emrettiği ve onların da insnalar için şifalı içecekler, ballar yaptığı anlatılıyor. 
Yorum: Bal arıları, ballarını insan yesin diye değil, kış geldiğinde yeni oluşan larvaların(yavru arıların) beslenmesi için 
yaparlar. ama insan oğlu her zamanki gibi bir vahşet örneği gösterir ve bu yavru arıların besinini onların elinden alır.
    AYETIN MEALI:  “ ONLARIN KARINLARINDAN TÜRLÜ RENKLERDE ŞERBETLER ÇIKAR, ONDA İNSANLAR İÇİN BİR ŞİFA VARDIR. 
ŞÜPHESİZ DÜŞÜNEN BİR TOPLULUK İÇİN GERÇEKTEN BUNDA BİR AYET VARDIR” BU MEALDEN YUKARIDAKI  YORUMA NASIL
 ULASILIR…? AYRICA AYETTE BALI ARI INSAN ICIN YAPAR ANLAMI CIKARILSA BILE BALIN TAMAMI ALINSA IDI DEDIGI DOGRU IDI 
AMA YAVRULAR ICIN “ BIRINCI KAT ARIYA BIRAKILIR IKINCI KATTAKI – 8*8 FORMULU ,  ARI ÜRETİCİLERİ BİLİR...…–  BAL ALINIR
,HEPSINI ALSALAR ZATEN NESIL BITER...“ YANI ARI GOREVINI YERINE GETIRIR AMA INSANLARA DA HIZMET EDER. BALIN 
OZELLILLERI ORTADA . FRAVUN’UN  MEZARINDAKI BAL BILE HALA “ KAHVALTIDA YENILEBILECEK “ OZELLIKTE…! 
 KONUYU DAGITMAYALIM….KISACA BALDA SIFA VARDIR DENIYOR VE GERCEKTEN DE ONDA BIR SURU SIFA VAR…
Bİ DE EGER ATEISTI BI GUN BAL YERKEN GORURSEM OYUCAM, HABERI OLSUN !
 
 Furkan 25:O gün beyaz bulutla gök yarılacak melekler yere inecekler. Yorum: 1- Demek ki, melekler göğün üstündeler. 
yine gökküre inancı. bakın şimdiye kadar bu olgu karşımıza çok çıktı. bu dediğim gibi aristo zamanından gelen bir
 düşündedir. en dış kürenin dışında her şeyi harekete geçiren  bir tanrı vardır. ki buna benzer örnekleri kuranda da görüyoruz
   “O GÜN GÖK PARÇALANARAK BEYAZ BULUT KÜMELERİNE DÖNÜŞÜR VE MELEKLER BÖLÜK BÖLÜK İNERLER “ KLASIK KIYAMET 
SAHNESI. NEREDE BU AYET,  NEREDE YUKARIDAKI YORUM…? BU NE ZORLAMA. ONCEDEN HUKUM VERIP  AYETLERDEN O SABIT
FIKIRE DELIL ARAMA VE BULMAYA CALISMA  MANTIGI… MELEKLER DUNYADA DA VAR UZAYDA DA… GOREVI –SIRASI GELEN ISINI
 YAPMAK UZERE HAREKETE GECER… ISLAM DUSUNCESININ “DEIST VE PANTEIST “  GORUSLERLE OLAN FARKLARINI BILMEDEN
 ARALARINDA IRTIBAT KURMAKTA ATEISTLERE MAHSUS HERHALDE …!
 
Neml 18: ...bir dişi karınca: "karıncallar! yuvalarınıza girin ki süleyman ve ordusu farkında olmadn sizi ezmesin" dedi. 
Yorum: Karıncaların ve diğer böcüklerin algılamasal sınırlamları nedeniyle insanları algılaması söz konusu değildir. 
hele hele kendi aralarında konuşması, hatta insanların adlarını söyleyerek konuşması mümkün değilidir. matematik
 ve kuantum mekaniği de bilemezler.
    HAYVANLARDAKI 6. HIS INSANLARDAN DAHA GELISMISTIR. DEPREMI ONCEDEN HISSEDEN KOPEK-FARE-KUSLAR…GIBI…
GUCLU VE KALABALIK BIR ORDUNUN YERDE OLUSTURACAGI SARSINTI VE KENDI ARALARINDAKI OZEL HABERLESME ILE
 BIRBIRLERINE HABER VERMELERI GAYET DOGAL BIR OLAYDIR. ITIRAZ EDILECEK  - ATEIZM ACISINDAN – TEK NOKTA 
HZ. SULEYMAN’IN ADININ BILINMESI OLAYIDIR… BU DA BALIGIN UCMASINA INANMAKTAN – DARWINIZM  YANI ;) - DAHA 
MANTIKLIDIR…- ATEISTE PEYGAMBERLERIN HAYVANLARLA KONUSABILIDIGINI ANLATMAYA GEREK YOK… GUNUMUZDE 
– BASTA BALINA – BAZI KUSLAR … -YUNUS…- OLMAK UZERE HAYVANLARIN DILLERI COZULMEYE CALISILIYOR. BIRAKIN
HAYVANI BITKILERIN TEPKILERI ARASTIRILIYOR… BUNU PEYGAMBERLERIN ONCEDEN COZDUGUNE – KI BUNA MUCIZE
 DENIR- ATEISTI INANDIRMAYA CALISMAK DEVE HENDEK HIKAYESINE OLAYI DONDURMEKTIR… GECIYOZ!
 
Kassas 71: ....allah geceyi size kıyamet gününe kadar uzatsaydı  tanrıdan başka size ışık verecek hangi mabut vardır?...
 Yorum 1: Geceyi uzatması demek, dünyanın durması demektir ki, dünya güneşe düşerdi, dolayısıyla insanların
 ışığa da ihtiyacı olmazı, çünkü ölülerin ışığa gerekesinimi olmaz.  2- Hadi diyelim ki dünyanın güneşe 
düşmesi de engellendi, güneş ışığı olmadığı için fotosentez ve dolayıysla solunum durudur, insanlar yine 
ölürdü, ve ışığa gereksinimleri kalmazdı.
 
  ZAVALLIM BAZI GOK CISIMLERININ SADECE BIR YUZLERININ HEP GECE BAZILARININ HEP GUNDUZ
 OLDUGUNDAN HABERI YOK… HEM ZATEN AYET  “KIYAMETE DEK”  DIYEREK ATEISTIN  VARDIGI SONUCA
 DA ISARET ETMIS OLABILECEGINI NEDEN DUSUNMEZ BAY COK BILMIS ATEISTIMIZ…!? YUZ-BINLERCE 
YIL GECTI ARTIK EBEDI GECELEMEYE- KIYAMETE HAZIR OLUN…- TABII AYET SADECE  BU MANAYA GELIYOR 
DEMEK ISTEMIYORUZ AMA ATEISTIMIZIN MANTIK HATALARINI GOSTERMEK AMACI ILE BUNUN UZERINDE 
DURDUGUMUZU IFADE EDELIM… KISACA KIYAMET ALAMETLERINDEN DIIL MIDIR ZATEN  "FOTOSENTEZ,SOLUNUMUN
 DURMASI"!  AYRICA DUNYANIN DONMESININ DURMASI KAINATTAKI DENGENIN SONU ANLAMINA DA GELMEZMI: YANI KIYAMET !
Hac 65: ....yerin üstüne düşmemesi için göğü O(allah) tutar. meğer ki kıyamette onun izniyle düşmüş olsun.... Yorum: Gök 
yerin üzerine nasıl düşer, böyle bir şey sözkonusu değildir. hemen bazı bilimsel dinciler diyecek ki.
 "biliyorsunuz evren genişliyor, ve bir ihtamalle bu genişlemesi sona
 erip, tekrardan çökmeye başlayacaktır. çökme olayı ise düşme olayını çağrıştırır."
 1- Bir kere bu ihtimale gerçekleşmiş olsa bile, evren çökmeye ve büzülmeye başladığında, evren yani 
dini terim ile gökler dünyanın da içinde bulunduğu samanyoluna kadar gelinceye kadar dünya çoktan yok olmuş oalcaktır. 
çünkü güneş 5 milyar yıl sonra evriminin sonuna gelecek ve patlayıp dünya dahil
 tüm güneş sistemini yokedecektir. evrenin büzüşüp dünyaya düşmesi ise(ki neden 
özellikle dünyaya düşüyor onu anlamadım, dünyanın hiçbir merkezi konumu yoktur 
evren içinde) en az 12 milyar yıl alacaktır. 2-hadi diyelim ki bu süreler önemsiz, koskoca evrenin dünyaya düşmesini 
hangi insanın aklı alır. hadi diyelim ki düşmeye başladı, yani evren düşerken dünyayA yaklaşırken, 
kütle çekimi etksiyle dünyayı çeker ve evren(gökler) dünayaya değil dünya göklere(evrene) düşer.öfff, amma da karıştı ha.
 kısacası çok saçma.
 TAM AKSINE , BUZUSME BASLAYINCA HER SEY ICI ICE GECER.O SIRADA – DUNYANIN MERKEZ OLMASINA GEREK YOK GOK –YER 
ILE BIRLESIR-BUZUSUR VE TUM EVREN TEKRAR TEK KARANOKTA’YA DOGRU CEKILIR…BIG BANG’IN TERSINI DUSUNUN…TEK 
NOKTA PATLIYOR EVREN KADEME KADEME OLUSUYOR,GENISLIYOR… KIYAMET TAM TERSI HER SEY TEK NOKTAYA DOGRU CEKILIYOR …
 O SIRADA  YER ILE GOK YAKINLASACAK YAKINLASACAK BIRLESECEK …DIGER TUM KAINAT ILE TEK NOKTAYA AKACAK…
  ASLINDA ATEISTIMIZ TAM IMANA YAKLASMISKEN YENIDEN FIRE VERIYOR… KENDI BILIR…BIR DE 12 MILYARDAN BAHSETTI ATEISTIMIZ:
DENGE KALKINCA 12 MILYAR YIL 12 SANIYE OLUR: GOKDELENI 12 YILDA YAPAR, KOLONLARI PATLATINCA 12 SANIYEDE YERLE BIR 
EDERSINIZ! GERISINI ANLAYAN ANLAR. BİR DE İNSANA İNEN AYETLER TABII KI INSANI - DOLAYISI ILE- DUNYAYI MERKEZE ALIR.BURADA
MERKEZE ALMA FIZIKI-ASTRONOMIK BIR OLAY DEGIL MUHATABIN MEKANI ILE ALAKALIDIR. VAHYIN MUHATABI OLAN DUNYADAKI 
NSANLAR VE YAŞADIKLARI GEZEGEN DUNYAMIZ MANEVI ANLAMDA EVRENIN MERKEZIDIR. 
  
Müminun 80: ......geceyle gündüzün birbiri ardına gidip gelmesi onun emriyledir........ 
Cevap: Neden dünyanın dönmesi onun emriyledir demiyor da böyle diyor. çünkü dünyanın döndüğünü bilmiyor.
 daha doğrusu dünyanın yuvarlak olduğunu bilimyor ki döndüğünü bilsin. ve hiç bir ayette kesin olarak 
yuvarlıklıktan bahsedilmiyor.
YAHU ATEIST ADAM …KUR’AN FEN KITABIMI …AMAC INSANLARIN IYI –AHLAKLI OLMASINI SAGLAMAK…
TEMEL HEDEF BU….ADAM FIZIK KURALLARINI HEM DE TAM FEN KITAPLARINDA YAZAN HALI ILE ISTIYOR…
KUR’AN’DA BILIMSEL AYETLER YOK MU VAR BIR SURU …AMA  ASIL AMAC KUR’AN’IN ALLAH TARAFINDAN 
GONDERILDIGININ ISPATI OLMALARI BU AYETLERIN …GUNUMUZDE YENI BULUNDU KURANDA ISE 1400 SENE 
ONCE VARDI VEYA HALA GUNUMUZDE BILE BULUNAMADI – MESELA ESYA NAKLI, DIKKAT INSAN DEGIL,ESYA NAKLI!
 … SULEYMEN AS. KISSASINDA  GECER …- SIMDI DUSUNELIM.HZ. RESUL PUTLARA TAPANLARA FEN DERSI VERIYOR…
ADAMLAR ZATEN ONA “ DELI  CINLI “ DIYOR…BI DE KOZ MU VERSIN ELLERINE…AMA ZAMANLA ANLASILACAK IPUCLARI
 SERPISTIRILMIS AYETLER ARASINA…VE DUNYANIN DONMESI, DUNYANIN YUVARLAK OLMASI- KI YUVARLAK DEGIL ,
GEOIT' TIR... AMA ATEISTIMIZE FAZLA YUKLENMEYELIM ...-SAHI BU ARADA AYETTE BI YAMUKLUK VAR MI.YOK.GECE GUNDUZ 
BIRBIRINI TAKIP EDER...YANI DUZEN,SISTEME ISARET,..ANLAYANA. DUSUNENE... 
 
Lokman 10: O, gökleri gördüğünüz veçhile direksiz yaratmış, yere de sizi sarsmamak için sabit ve ulu
 dağlar koymuş, orada her çeşit yürüyen hayvan dağıtmıştır. biz gökten yağmur indirdik, her çeşit işe yarar ot 
bitirdik. Yorum: Göklerin direksiz oluşuna ve dağlara değinmiştik. burada soracağım soru şu: işe yarar 
otların dışında işe yarmayan da bisürü ot var, bunlar ne için.
    GUNUMUZDE ZEHIRDEN ILAC YAPILIRKEN ATEISTIMIZIN SORDUGU SORUYA BAKINIZ…KISACA CEVAP
 VERELIM. BIR OT DIREK INSANIN ISINE YARAMIYORSA , O ZAMAN INSANIN ISINE YARAYAN DIGER
 CANLININ ISINE YARIYORDUR,  YANI DOLAYLI YOLDAN INSANIN ISINE YARIYOR…! GOKLERIN 
DIREKSIZLIGI – DENGE KANUNLARI YANI – VE DAGLARIN ISLEVI KONUSU  ZATEN   ACIKLANDI…
 
 Yasin 40: Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir, her biri feleklerinde yüzerler.
 Yorum: İşte bu da güneş ve ayın ikisnin de dünya etrafında döndüğü anlamına gelen bir ayettir. 
şimdi dikkat edin, bir şeyin başka bir şeye yetişmesi için aynı yönde ve doğrultuda veya yörüngede olması 
gerekir. yani burada güneşin ve ayın aynı yörüngede döndükleri varsayılmıştır. ama sadece ay dünya etrafında
 döner, dünya ise güneş etrafında döner. dolayıysla güneşin aya yetişmesi diye bir şey zaten sözkonusu olamaz.
   EE. KUR’AN’DA ONU DIYOR. BIZBIRLERINE YETISEMEZ…BIR KARISIKLIK YOK, HEPSI  DUZEN- AHENK ICINDELER  DIYOR AYET…
AYETE DIKKAT :AY, GUNES VE GECE GUNDUZ – OLAYLARININ VUKU BULDUGU DUNYA!- ICIN ;UCUNUN DE  -FELEK- YORUNGESI VAR 
VE YUZERLER DENIYOR.BILIMDE ÜÇÜNÜN  YORUNGESINI BELGELIYOR.IMAN EDILECEK AYETTEN KAFIRLIGE DELIL ARIYOR ATEISTIMIZ.
 
    Bakara 22: O rabbiniz ki yeri size döşek, göğü de size yüksek bir tavan yapmış,Hicir 19: Biz yeri yaydık, üzerinde sabit 
dağlar bıraktık. Kaf 7: Yeri nasıl yaydık..... Yorum: Bu da yeri tepsi yapan bir başka ayet. Enbiya 
31: Yerin insanlarla  sarsılmaması için yeryüzünde sabit dağlar yarattık, yeryüzünde geniş yollar vücuda
 getirdik ki gidecekleri yeri bulabilsinler. 
   Ayette geçen firaş-döşek  kelimesi yeryüzü ile insanın İLİŞİKİSİNİ anlatmak için kullanılır...Allah yeryüzünün 
insanın rahatLığı ve faydası için yaratıldığını  anlatmak için  bu ifadeleri kullanmıştır...İnsanın  şİrke düşmesin 
 diye Rabbimiz  ona neler bahşettiğini bu ayette ifade etmektedir...İnsanın besin  olarak  ihtiyaç duyduğu 
tüm besin maddelerinin kaynağI, OLUŞUMU HAKKINDA  insan düşünmeye sevkedilir...ot - suyu süt yapan inekler, çiçek  
özlerini bala çeviren arılar, gökten  yine yere suyun inmesini sağlayan düzen, ...bunları  düşünüp  insanların
 Allah'a  ulaşması amaçlanır!TABİAT  KİTABINI  OKUMAK VE KENDİ ÖNÜNE GELEN RIZIĞIN KAYNAĞINI HATIRLATMAK İSTER AYET!
        Zariyat :47-48  bu  ayeti anlamamızı kolaylaştırır:"...yeryüzünü de döşeyip  yaydık. bakınız biz
 ne güzel döşeriz." Bu ayetten sonra   döşenen  yeryüzü ve kainata bakarsak  bu ayetin anlamı daha iyi anlaşılır.
          Gökyüzünün tavan kelimesi ile anlatılması sadece dünyadan bir bakış  açısı ile  göğün ifade edilmesidir.
Yoksa Gök ile ilgili bilimsel  bir çok  ifade  Kur'an'da yer almaktadır! Müracaat kuran ve bilim adlı dosyalarımız !
ZATEN KURAN AYETLERI BAZEN ALLAH'IN AÇISINDAN OLAYLARA BAKAR ŞEKİLDE ICERIK SUNAR, BAZEN INSANIN ACISINDA
 AYETLER BIZLERE SUNAR...BU KURANIN KENDINE HAS ANLATIM TARZINDAN BIRISIDIR.

 Araf 54: Rabbiniz öyle bir Allah'tır ki yeri göğü altı günde yarattı.benzer ayetler: yunus 3, Hud 7:...... gökleri ve yeri 6 günde
 yarattı. bundan evvel arş(gök) su üstünde idi.  Hac 47:......rabbinin yanında bir gün sizin saydığınız bir sene gibidir.

     Rahman Suresi :29 .. ayeti incelediğimiz zaman Gün  kelimesinin  bizim bildiğimiz 24  saatlik  zaman birimini
ifade etmediği ortaya çıkar.KULLE YEVMİN HUVE Fİ ŞE'NİN:  HER GÜN O ALLAH YENİ BİR YARATMADADIR, ŞEKLİNDE

BİR TERCÜME YANLIŞTIR.ÇÜNKÜ EVRENDE HER " AN " YENİ BİR ŞEY YARATILMAKTA, ORTAYA ÇIKMAKTADIR! O HALDE ALLAH

HER AN YARATMA HALİNDEDİR DİYE AYETİ ANLAMALIYIZ.YANI GUN- YEVM- KELIMESI = AN ŞEKLİNDE ANLAŞILMALIDIR.KISACA

 Gün " an " anlamında kullanılır . YANI RAHMAN 29. ayet  : "O, her an  yaratma halindedir." ŞEKLİNDE TERCÜME

EDİLİR.YEVM = GÜN , DEMEK DOĞRU OLMUYOR YANI.KURAN O KELIMEYE NE ANLAM VERMIS, ONA BAKMALI ASIL!
Ayrıca  "  zamanın  izafiliğini de "- bu konu cinler konusu dahil bir çok dosyamızda geçer!- ifade etmektedir.
Göklerin su  üzerinde olması zaten bilimsel bir mucizedir,o da kuran ve bilim adlı dosyalarda
acıklaması mevcuttur. Ayrıca 6  gün ilE yaratma  konusu sitemizde cevaplanmıştır.
 

 Rad 2: gökleri gördüğünüz şekilde direksiz kaldıran Allahtır. Hac 65: ....yerin üstüne düşmemesi için göğü O(Allah) tutar. meğer
 ki kıyamette onun izniyle düşmüş olsun.... 

  
 O  dönemde  gök  dağların  üzerinde duruyor  düşüncesi hakimdi...Kur'an  bu  düşünceyi yıkmıştır...Bilime aykırı
 değil, bilimsel bir ifadedir bu ayet.. Gök sadece kıyamet günü yeryüzüne düşecek o  ana kadar  bu  imkansız...!
- kıyamet ayetleri ve yorumları konumuz dışında !, GECIYORUZ ..-
 

 Hicr 14-15: Biz onlara gökten bir kapı açsak, onlar da o kapıdan yukarı çıksalar yine inanmazlar.  :
KARA DELİKLER …Zamanı  sıfıra indiren 6. boyut...! Ayrıca Kuran'da "kapı " toplumun refahı  için gerekli olanların
geliş  yolu anlamında kullanılır...Örneğin A'raf suresi 96 . ayette : " ...onların üstüne gökten ve yerden nice
 bereket kapıları açardık,..."buyurulur. En'am suresi 44. ayettede yine aynı anlamda kapı  kelimesi kullanılmıştır!... Görüldüğü gibi kapı  mecazi bir ifadedir... zaten kuran  mecaz  ifadelerle doludur...bu  tefsir usulundeki
temel kurallardandır!
TIKLAYINIZ
 

Saffat 6: Yakın olan gökyüzünü yıldız donanmalarıyla donatan biziz. Yorum: Gökyüzü ve yakınlık. gökyüzüne
 baktığımızda gerçekten de gök cisimlerinin bize yakın olduğu görülür. hele bazı geceler ayı 
tutabileceğinizi sanırsınız. ama aslında gökyüzü inanılmaz derinlikte yani uzaklıktadır. bize en uzak 
quasarın(bir gök cismi) en azından 12 milyar  ışık yılı uzakta olduğunu biliyoruz. Ayrıca yere yakın kısımı
 değil tüm evren yıldızlarla doludur, en yakında(4 bin ışık yılı)  da en uzakta da (12 milayr ışık yılı) yıldızlar vardır.
  YAKINLIK TAMAMDA NEYE GORE YAKINLIK …NEDEN DORT BIN ISIK YILI UZAK DEGIL NEDEN 12 MILYAR ISIK YILI UZAK…
BELKI DE 5O MILYAR ISIK YILI ASIL UZAK OLAN…” TUM EVREN YILDIZLARLA DOLUDUR “ DERKEN EVRENI ATEISTIMIZ 
12 MILYAR ISIK YILINA SIGDIRDI MASALLAH … NE BILIMSELLIK AMA…     PEKI SORU . DERINLIKTE UZAKLIK VARDIR DA
YAKINLIK NEDEN YOKTUR… ILLA KUR’AN’A ZIT OLACAGIM DERKEN BU NE IKILEM…? DUNYANIN CEVRESINDEKI 
GALAKSI,HATTA BELKI DE NEBULALAR HEP YILDIZLARLA DONANMIS BU KADAR. KIM YAPMIS : ALLAH... AMENA…! HATTA 
AYETTEN BIZE BILIMSEL IPUCLARI BILE SUNULUYOR…YAKIN GOK DISINDA KALAN UZAK ALEMDE YILDIZLAR YOK!
ISTE IPUCU…ASTRONOMI ILE ILGILENENLERE  NOBEL ODULU ALDIRTACAK BIR IPUCU!AYRICA AYETTE YAKIN GOKYUZU DEDIGINE GORE,
ATEISTIN IDDIASI OTOMATIK CURUYOR:GOKYUZU VE YAKINLIK IDDIASI YANI..AYETE GORE DEMEK UZAK GOKYUZ DE VAR..KI VAR ..!
HANI ELINI UZATINCA TUTULAMAYANLARDAN YANI ..:)
 
 Lokman 10: O, gökleri gördüğünüz veçhile direksiz yaratmış, yere de sizi sarsmamak için sabit ve ulu dağlar koymuş, orada her
 çeşit yürüyen hayvan dağıtmıştır. biz gökten yağmur indirdik, her çeşit işe yarar ot bitirdik.
            dağların görevi ve Gök  yüzü ile ilgili ayetlerin  daha iyi anlaşılabilmesi için TIKLAYINIZ 
            Kur'an  ve bilim için  tıklayınız :  www.mucizeler.com   www.kuranmucizleri.com   www.kuranvebilim.com    

   (DAG VE GOK) DAĞLARIN GÖREVİ : Kuran'da dağların önemli bir jeolojik işlevine dikkat çekilmektedir:Yeryüzünde, onları sarsmasın diye, sabit dağlar yarattık... (Enbiya Suresi, 31)Dikkat edilirse ayette, dağların yeryüzündeki sarsıntıları önleyici özelliğinin olduğu haber verilmektedir. Kuran'ın indirildiği dönemde hiçbir insan tarafından bilinmeyen bu gerçek, günümüzde modern jeolojinin bulguları sonucunda ortaya çıkarılmıştır.Eskiden dağların sadece yeryüzünün yüzeyinde kalan yükseltiler olduğu düşünülmekteydi. Ancak bilim adamları dağların sadece yüzey yükseltileri olmadıklarını, dağ kökü adı verilen kısımları ile kimi zaman kendi boylarının 10-15 katı kadar yerin altına doğru uzandıklarını fark ettiler. Bu özellikleriyle dağlar, tıpkı bir çivinin ya da kazığın çadırı sıkıca yere bağlamasına benzer bir role sahiptir. Örneğin zirvesi yeryüzünden yaklaşık 9 km yukarıda olan Everest Dağı'nın 125 km'den fazla kökü vardır.24-Dağların toprak seviyesinin oldukça derinlerinde kökleri vardır.25-Şematik kesit. Kazık şeklindeki dağların toprağın içerisine iyice yerleşmiş kökleri vardır.26-Dağların derin kökleri dolayısıyla şekil olarak kazıklara benzediklerini gösteren diğer bir resim.27Ayrıca dağlar, yeryüzü kabuğunu oluşturan çok büyük tabakaların hareketleri ve çarpışmaları sonucunda meydana gelir. İki tabaka çarpıştığı zaman daha dayanıklı olanı ötekinin altına girer. Üstte kalan tabaka kıvrılarak yükselir ve dağları meydana getirir. Altta kalan tabaka ise yer altında ilerleyerek aşağıya doğru derin bir uzantı meydana getirir. Dolayısıyla daha evvel de belirttiğimiz gibi dağların yeryüzünde gördüğümüz kütleleri kadar, yer altına doğru ilerleyen derin bir uzantıları daha vardır. Bilimsel bir kaynakta dağların bu yapısı şöyle tarif edilir:Kıtaların daha kalın olduğu dağlık bölgelerde yer kabuğu mantoya derinlemesine saplanır.28Dünyaca ünlü deniz altı jeologlarından biri olan Prof. Siaveda ise, dağların yeryüzüne kökler şeklinde saplı olduklarından bahsederken, şöyle bir yorumda bulunmuştur:Kıtalardaki dağlar ve okyanuslardaki dağlar arasındaki temel fark materyalindedir... Fakat her ikisinde de dağları destekleyen kökler vardır. Kıtalardaki dağlarda, hafif ve yoğunluğu az madde yerin içine doğru kök olarak uzanır. Okyanuslardaki dağlarda da, dağı kök gibi destekleyen hafif madde vardır… Köklerin fonksiyonu, Arşimed kanununa göre dağları desteklemek içindir.29Ayrıca Amerikan Bilim Akademisi eski Başkanı Frank Press'in, dünya çapında pek çok üniversitede ders kitabı olarak okutulan Earth (Dünya) adlı kitabında, dağların kazık şeklinde oldukları ve yeryüzüne derinlemesine gömülü oldukları ifade edilmektedir.30Başka Kuran ayetlerinde ise, dağların bu işlevine, "kazık" benzetmesi yapılarak şöyle işaret edilir:Biz, yeryüzünü bir döşek kılmadık mı? Dağları da birer kazık? (Nebe Suresi, 6-7)Yine bir başka ayette Allah, "Dağlarını dikip-oturttu" (Naziat Suresi, 32) şeklinde bildirmektedir. Bu ayette geçen "ersayha" kelimesi "köklü kıldı, sabit yaptı, demirledi, yere çaktı" anlamlarına gelmektedir. Bu özellikleri sayesinde dağlar, yeryüzü tabakalarının birleşim noktalarında yer üstüne ve yer altına doğru uzanarak bu tabakaları birbirine perçinler. Bu şekilde, yerkabuğunu sabitleyerek magma tabakası üzerinde ya da kendi tabakaları arasında kaymasını engeller. Kısacası dağları, tahtaları birarada tutan çivilere benzetebiliriz. Dağların sabitlenme etkisi, bilimsel literatürde izostasi olarak adlandırılmaktadır. İzostasi, manto tabakasının yukarı doğru uyguladığı kuvvetle, yerkabuğunun aşağı doğru uyguladığı kuvvet arasındaki dengedir. Dağlar erozyon, toprak kayması veya buzulların erimesi gibi nedenlerle ağırlık kaybederken, buzulların oluşumu, volkanik patlamalar veya toprak oluşumu nedeniyle ağırlık kazanabilirler. Bu nedenle, dağlar hafiflediklerinde sıvıların uyguladığı kaldırma kuvvetiyle aşağıdan yukarı itilir; ya da ağırlaştıklarında yerçekimi nedeniyle manto içine gömülürler. Yerkabuğu üzerinde bu iki kuvvet arasındaki denge, izostasi sayesinde sağlanır. Dağların bu dengeleyici özelliği bilimsel bir kaynakta şöyle aktarılmaktadır:G. B. Airy, 1855'te yerkabuğunun su üstünde yüzen, keresteden yapılmış sallara benzetilebileceğini söylemiştir. Kalın kereste parçaları ince parçalara kıyasla su yüzeyinin daha üstünde yüzerler. Benzer olarak yerkabuğunun kalın kısımları da bir sıvı veya daha yoğun olan alt tabakalar üzerinde yüzecektir. Airy, dağların, düzlüklerde olmayan daha az yoğun kayalardan derin köklere sahip olduğunu savunuyordu. Airy, çalışmalarını yayınladıktan dört yıl sonra, J. H. Pratt alternatif bir hipotez sundu... Bu hipotezle dağlar altındaki kaya kolonlarının, düzlükler altındaki kaya kolonlarına göre daha uzun olmalarından ötürü, daha az yoğun olmaları gerekiyordu. Airy ve Pratt'in hipotezlerinin her ikisi de yüzeydeki düzensizliklerin, yerkabuğunun belirgin kısımlarındaki (dağlar ve düzlükler) kayaların yoğunluklarındaki farklarla dengelendiğini belirtmişlerdir. Bu denge durumu, "izostasi" olarak tarif edilmektedir.31.Bugün biliyoruz ki, yeryüzünün kayalık olan dış katmanı, derin faylarla kırılmıştır ve erimiş magma üzerinde yüzen plakalar halinde parçalanmıştır. Dünya'nın kendi ekseni çevresindeki dönüş hızının çok yüksek olmasından ötürü, yüzen plakalar eğer dağların sabitleştirici etkisi olmasaydı, hareket halinde olacaklardı. Böyle bir durumda yeryüzü üzerinde toprak birikmeyebilir, toprakta hiç su depolanmayabilir, hiçbir bitki filizlenmeyebilir, hiçbir yol, ev inşa edilemeyebilirdi; kısacası Dünya üzerinde hayat mümkün olmayabilirdi. Ancak Allah'ın rahmetiyle dağlar tıpkı çiviler gibi görev yaparak, yeryüzündeki hareketliliği büyük ölçüde engellerler.Görüldüğü gibi, modern jeolojik ve sismik araştırmalar sonucunda keşfedilen dağların çok hayati bir işlevi, yüzyıllar önce indirilmiş olan Kuran-ı Kerim'de Allah'ın yaratmasındaki üstün hikmete bir örnek olarak verilmiştir. Bir ayette şöyle buyrulur:... Arzda da, sizi sarsıntıya uğratır diye sarsılmaz dağlar bıraktı... (Lokman Suresi, 10) 24. http://www.wamy.co.uk/announcements3.html; Prof. Zighloul Raghib El-Naggar'ın konuþmasından.25. Frank Press, Raymond Siever, Earth, 3. baskı, W. H. Freeman & Company, San Francisco, 1982, s. 413.26. André Cailleux, Anatomy of the Earth, World University Library, London, s. 220.27. Edward J. Tarbuck, Frederick K. Lutgens, Earth Science, 3. baský, Charles E. Merrill Publishing Company, Columbus, 1982, s. 158.28. Carolyn Sheets, Robert Gardner, Samuel F. Howe, General Science, Allyn & Bacon Inc. Newton, Massachusetts, 1985, s. 305.29. http://www.beconvinced.com/science/QURANMOUNTAIN.htm30. Frank Press, Raymond Siever, Earth, 3. baský, W. H. Freeman & Company, San Francisco, 1982.31. M. J. Selby, Earth's Changing Surface, Clarendon Press, Oxford, 1985, s. 32.  Allah, şu gördüğünüz gökleri direksiz yükseltendir… 13Rad Suresi 2:Kuran'ın, Peygamberimiz dönemindeki bilgi seviyesiyle söylenmesi mümkün olmayan bilimsel gerçekleri söylemesi, mucizevi yönlerinden biridir. Bu kitabımızda bu mucizeleri göstermeye çalışırken, daha çok son yüzyılda veya son yüzyıllarda ancak anlaşılabilen bilimsel gerçeklerin, 1400 küsür yıl önce söylendiğine yer verdik. Peygamberimiz dönemindeki araştırmalarla, gözlemlerle bilinmesi imkansız olan bilgilerden biri yukarıdaki ayetteki ifadedir. Fakat bu gerçek diğer başlıklarımızdaki konular gibi son asırlarda keşfedilen bir olgu değildir. İnsanlar çok uzun zaman önce gökyüzünün direkler üzerinde yükselmediğini öğrendiler. Fakat Kuran'ın indiği dönemde, toplumun böyle bir ortak kanaati yoktu. Kuran'ın indiği dönemden sonra bile gökyüzünün Dünya'nın iki ucundaki dağlara yaslandığı fikrine inananlar vardı.örneğin Yeni Amerikan İncili'nin eski baskılarından birinde gökyüzü tersine çevrilmiş bir tasa benzetilmektedir ve gökyüzü direklerle ayakta durmaktadır (Bakınız The New American Bible, St Joseph's Medium Size Edition, sayfa 45) İbni Abbas (ölümü Hicri 68 / Miladi 687), Mücahid (ölümü Hicri 100 / Miladi 718), İkrime (ölümü Hicri 115 / Miladi 733) gökyüzünü ayakta tutan direklerin (dağların) varlığına inanıyorlardı. Bu şahıslar, Kuran'ın ayetinin sadece görünen kısmı belirttiğini, görünmeyen alanda gökleri ayakta tutan direklerin var olduğunu savundular. Gökyüzünün, Dünya'nın ucundaki dağlara yaslandığı fikrini, Babilliler gibi tarihte savunan topluluklar oldu. Peygamberimiz'in yaşadığı dönemde insanlar, yeryüzünün küre şeklinde olduğunu ve yeryüzünde her iki yöne gidilince, yine aynı noktaya gelinebileceğini bilmiyorlardı. Bu yüzden gökyüzünün direkler üzerinde yükseldiği veya yükselmediği iddiası Peygamberimiz'in içinde bulunduğu dönem için belirsiz, bilinemez, ispatlanamaz bir iddiadır. Kendi döneminde bilinmeyen ve şüpheli bir konuyu, doğru olarak açıklaması Kuran'ın bir mucizesidir. Kuran'ın belirttiği bu gerçek, Peygamberimiz'in zamanında ispatlanamadığı için, Kuran'daki bu ayetin varlığı Peygamberimiz'e bir avantaj sağlamamaktadır. Hatta bu ayet, o dönemde ispatlanamaz olduğu için bu ayetin ifadesi yüzünden Kuran'a itirazlar yöneltilmiş olması da mümkündür. Kuran'ı Peygamberimiz'in yazdığı iddiasını ileri sürenlerin, Peygamberimiz'in dönemindeki kanaatlere karşın Kuran'da niye böyle bir ifade geçtiğini açıklamaları mümkün olmayacaktır. Kuran'daki anlatımların değerini daha iyi kavramamız için Peygamberimiz'in dönemine hayalen gidip, o dönemin insanlarının kafa yapısını anlamaya çalışmamızın gerekliliği bu konuyla da anlaşılmaktadır. Kuran, uçakların, arabaların olmadığı, Dünya'nın ne şeklinin bilindiği, ne de haritasının olduğu, çoğunluğun okuma yazma bilmediği bir ortamda vahyedilmiştir. Kuran'ı, Peygamberimiz'in, ya da Peygamberimiz dönemindeki insanların yazdığını söyleyenlerin iddialarına karşı bu tabloyu hatırlatalım. Eğer, Kuran'ın ifade ettiği bu konuların, o dönemde söylendiğini göz önünde bulundurursak, Kuran'ın mucizelerini daha iyi anlayacağımız kanaatindeyiz.GöKYüZü NASIL DURUYOR Binlerce yıllık Dünya tarihinde insanoğlu Atmosfer'in niteliğinden, faydalarından, yaşamımız için olmazsa olmaz şart olmasından habersiz yaşadı. Tüm tabakalarıyla Atmosfer denen gaz topluluğu nasıl olmuştur da bir araya gelmiştir? Nasıl oluyor da sabit kalıyor? Gökyüzünün koruyucu bir tavan olması (19. bölüm), geri döndürücü özellikleri (20. bölüm), ayrı tabakalardan oluşması ve her tabakanın kendi görevlerini yerine getirmesi (17. bölüm) gibi, gökyüzünün direksiz bir şekilde durması da (21. bölüm) Allah'ın muhteşem sanatın bir sonucudur. Güneş sistemimizin gezegenlerinde yapılan araştırmalar, hiçbir gezegenin çevresinde yaşamı olanaklı kılacak bir Atmosfer olmadığını göstermiştir. Dünya'mızın çevresindeki Atmosfer'in varlığı ve daha da önemlisi bu Atmosfer'in yaşam için her türlü olanağı sağlayacak, yaşamı koruyacak şekilde yaratılması; Allah'ın içinde bulunduğumuz Dünya'yı, yaşamı burada yaratmak için seçtiğinin bir delilidir.Gezegenin yüzeyinde, yakınlarında ortaya çıkan gaz molekülleri süratli bir şekilde hareket eder. Eğer gezegenin çekim gücü bu sürate üstün gelirse, gezegen gaz moleküllerini çeker ve gezegenin yüzeyi gaz moleküllerini emer. Eğer gaz molekülleri süratle hareket ederlerse ve gezegenin çekim alanından kurtulurlarsa, uzaydaki seyahatlerine devam ederler. Görüldüğü gibi Atmosfer ve buna bağlı oluşan dengeler, Dünya'nın oluşumundan sonraki bir aşamada meydana gelmiştir. Bu da Kuran'ın "Göğü yükseltti ve dengeyi koydu" (55Rahman 7) ayetinde belirtilen, göğün sonradan oluşması ve dengenin kurulması ile ilgili ifadelerle mucizevi bir şekilde uyumludur. Gaz moleküllerinin Dünya'mızın çevresinde olduğu gibi bir Atmosfer şeklinde oluşması ve durması çok düşük olasılıktaki bir dengenin sağlanmasıyla mümkündür. Bu denge, yerkürenin çekimiyle gaz moleküllerinin hızının tam bir dengede durması halidir. Allah gökyüzünü direksiz yükseltirken böyle hassas bir denge sağlamıştır. Fakat iş bununla bitmemektedir. Bu dengenin sağlanması kadar sürekli devam etmesi de gereklidir. Allah yeryüzünü ve Atmosfer'i yaratırken bunun devamı için gerekli tüm dengeleri de kurmuş ve bu dengenin devamını sağlamıştır. Bilimin ilerlemesiyle öğrendiğimiz bu dengenin sürekliliğinin önemine, Kuran şöyle işaret etmektedir: Allah gökleri ve yeri yok olmasınlar diye tutuyor... 35 Fatır Suresi 41 :Bu denge için çok fazla verinin ayarlanması zorunludur. örneğin yerkürenin Güneş'e göre konumunun ayarı önemlidir; çünkü bu ayar sayesinde yeryüzünün ısı dengesi sağlanacaktır ve de bu gaz moleküllerinin hareketini etkilemektedir. Yeryüzünün dönüş hızı da yine ısının homojenliği açısından önemlidir. Bu dönüş hızlanırsa Atmosfer dağılır, yavaşlarsa homojenlik bozulur, çünkü arka yüzdeki Atmosfer toprak tarafından emilir. Atmosfer'in devamı için ekvator ve kutup bölgeleri arasındaki ısı farkı da, bu ısı farkından ortaya çıkacak hava akımlarının korkunç sonuçlarını önleyen Himalayalar'daki, Toroslar'daki, Alpler'deki sıra dağlar da çok önemlidir. Sıradağlar yerküremizin yüzeyinde rüzgarları bloke ederek, soğuk havayı yüksek kesimlerde toplayarak dengenin korunmasına katkıda bulunurlar. Ayrıca Atmosfer'imizin bileşimindeki gazlar da Atmosfer'in devamı için önemlidir. örneğin Atmosfer'de yüzde olarak çok az miktarda bulunan karbondioksit, toprağı gece yorgan gibi örterek ısı kaybının olmasını önler. Atmosfer için yüzey ısısının kararlı kalması, gece ısı kaybının önlenmesi önemlidir. Görüldüğü gibi sıradağların varlığından karbondioksitin yaratılmasına, Dünya'nın büyüklüğünden Güneş'e konumuna, yüzey ısısının dengelenmesinden Atmosfer'deki gazların hızlarına ve özelliklerine kadar her şey çok ince bir şekilde, birbirleriyle bağlantılı olarak ayarlanmış ve bu sayede göğün direksiz yükselmesi mümkün olmuştur. Tüm bu yaratılışlar ve buraya sığdıramadığımız birçok ince oluşum sayesinde Atmosfer, Dünya'nın çekimiyle Dünya'ya yapışmadan, kendi hızına rağmen Uzay'a dağılmadan, tepemizde durmakta ve bize hizmet ettirilmektedir. ...Bunlarda aklını çalıştıran bir topluluk için elbette deliller vardır. 13Rad Suresi 4 )

    Burada unutulmaması gereken bir şey de, insanlar evrenin böyle 6 Günde oluşmadığını bilimsel olarak ispatladıkları
  zaman, dincilerin buradaki "gün" kelimesini "evre,aşama" olarak yorumlanasmsı gerektiğini söylemeleridir. peki 
soruyorum 1400 senedir neredeydiniz ey dinci kardeşler. neden bilimsel gerçekler ortaya çıktıktan sonra piyasaya
 çıkıyorsunuz. ben ne anlıycam bu kitabın üstünlüğünden o zaman. bundan 500 sene önceki adam evrenin 6 günde
 yaratıldığını sanıyordu. nolcak şimdi.
   O ZAMAN INSAN  IYI- TEMIZ DURUST BIRI ISE YINE CENNETE GIDECEK KOTU ISE DE CEHENNEME GIDECEK…AMAC NE ? 
IYI BIRI OLMAK ICIN  FEN KITABI YAZAN BIR  YARATICIYI MI BEKLEMEK GEREKIYOR…? DUNYANIN DÖNDUGUNU BATIDAN
 ONCE ILAN EDEN ISLAM ALIMLERINI NEDEN GORMEZ BU ADAM…?ONLARI HAREKETE GECIREN SEY NE IDI…? YUKARIDA
 BILIMSEL GELISMEDEN ONCE IPUCU NITELIGI TASIYAN IKI AYET SUNDUK - SULEYMAN KISSASINDA GECEN : 
KENDINE ILIM VERILMIS ADAM YANI BILGININ ISINLAMAYI , AMA DIKKAT ESYA NAKLI SADECE  , BECEREBILMESI
VE “ UZAK “ GOK YUZUNDE YILDIZLARIN OLMAMASI…- ONUDA BILIM BULMADIGI ICIN ATEISTIMIZ KABUL ETMEZ…
BULUNUNCA NEDEN DAHA ONCE SOYLEMEDI DER – EVRENIN GENISLEMESI, DENIZ SULARININ KARISMAMASI ..- BILIMIN BULAMADIGINI 
ZATEN YAZAR KABUL ETMEZ…?! BULDUGUNU," GEC KALDI " DER...BUYUR ADAMI IKNA ET…? NIYETI YOKSA …ASLA IKNA OLMAZ….
ADAMIMIZ 1400 SENE ONCEKI INSANLARI DUSUNECEGINE KENDINI DUSUNSE YA…! TABII DUNYANIN  DONDUGUNU BATIDAN 
 COK ONCE BULAN ISLAM ALIMLERI DIKKATINI CEKMEZ YAZARIMIZIN…  Müslümanlar ve   Bilim   ADLI DOSYAMIZ…
gelelim bu olayın doğruluğuna. tabiki doğru değil, burada kastedilen düpedüz "gün"dür. çünkü arapçası 
"yevm" dir. günlük dilde de kullandığımız yevmiye=gündelik demektir. yok efendim neymiş, arapçada
 evre anlamına da gelirmiş. hayır efendim, o zaman sadece evre anlamında gelen kelimeyi 
kullansaydı. üstelik tanrı neden bu kadar anlaşılması güç bir dil seçmiş onu da anlamış değilim. 
bir kelimenin 6 anlama geldiği bir dil ne kadar  anlaşılır ne kadar kutsal olur ki.
   YEVM  KELIMESININ BIZIM BILDIGIMIZ MANADA 24 SAATE ISARET ETMEDIGINI YUKARIDAKI AYETTE GORDUK ZATEN."BIR GUN BIN YIL
 GIBIDIR", DIGER AYETTE " ELLIBIN YILDAN"  BAHSEDER BIR GUN ICIN…IZAFIYET TEORISI YANI….AMA ATEIZM MANTIGI DA FERASETI DE 
KOR EDIYOR ISTE… HA  ALLAH NEDEN YEVM KELIMESINI KULLANDI DA BASKA KELIME KULLANMADI …ISTE SENIN 
ILE BENI AYIRT EDEBILMEK ICIN …GERCEK YUZUMUZU BIZZAT KENDIMIZ ORTAYA KOYALIM DIYE…!
   ARAPCANIN OZELLIGI VE KUR’AN’IN  ESKIMEZLIGININ NEDENLERINDEN BIRI DE BURADA YATIYOR…
ARAPCA DA  BIR KELIME BIR KAC ANLAMA GELEBILIR – HER DILDE OLDUGU GIBI…AMA ARAPCA DA BU 
GENEL BIR KURALDIR…- ATEISTIMIZIN ZIHNI ALGILAYAMADIGI ICIN SINIRLARINI ZORLAYAN SEYLERI HEMEN INKAR EDIYOR
  …BIR ORNEK VERELIM:    ALAK SURESI 2. AYET: ALLAH INSANI ALAK’TAN YARATTI.
 NEDIR ALAK: LÜGATTE  UC ANLAMI VAR: 1-KAN PIHTISI 2-BIR YERE YAPISIP SARKAN ET  3-SÜLÜK -BILDIGIMIZ HAYVANCIK -
   SIMDIYE DEK ISLAM ALIMLERI ILK ANLAM ILE AYETI TERCUME EDERLERDI. ALLAH INSANI 
KAN PIHTISINDAN YARATTI..DOGRU …  AMA IKINCI ANLAM : ANA RAHMINDEKI EMBRIYO – TIPKI RAHME 
YAPISIP SARKAN ET PARCASI GIBIDIR – ZAMANLA INSANLARIN DIKKATINI CEKTI…VE ARTIK AYET TERCUME EDILIRKEN 
“ ALLLAH INSANI EMBRIYODAN YARATTI " DIYE TERCUME EDILIYOR…ISIN ILGINC YONU EMBRIYONUN 
SULUK DENEN HAYVAN’A DA BENZER OLMASI…ATEISTIMIZ BUNU OKUSA FITTIRIRDI HERHALDE…
Fussilet 38: ....... rabbinin nezdine bulunan melekler usanmayarak gece gündüz daima Onu tespih ve tenzih 
ederler.Yorum: Gece ve gündüz güneşin dünya veya başka bir gezegen üzerindeki 
etkisidir. yani gece de gündüz de gezegenlerde geçen olaylardır. meleklerin gece ve gündüzle
 bir alakası yoktur. yoksa cennette de mi güneş var. da bazen gece bazen gündüz oluyor.
   RABBININ YANINDA DEYINCE ATEISTIMIZ CENNETI ANLIYOR…- HASA- ALLAH’I CENNETE 
SIGDIRDI ADAMIMIZ…! BURADA YINE YUKARIDA IFADE ETTIGIMIZ GIBI , BIZ ANLAYALIM 
DIYE ALLAH KIYAS YAPIYOR…SIZ IBADET ETMESENIZDE SIZIN GUNLERINIZLE KIYASLAYINCA 
RABB  OLAN YUCE YARATICIYI GECE GUNDUZ TESBIH EDENLER VAR .O’NUN SIZIN IBADETINIZE 
IHTIYACI YOK, ASIL SİZİN O’NA IBADET ETMEYE IHTIYACINIZ VAR DENIYOR…HAA BU ARADA CEHENNEMDE GÜNEŞ VAR..ONU DA BIL ..

Kaf 6: Üzerindeki göğe bakmıyorlar mı ki? onu nasıl bir kudretle bina ettik, nasıl donattık? onda hiç bir yarık 
göremiyorlar mı? Yorum 1: Şimdiye kadarki ayetlerin bazılarında belirttiğim çoğunda belirtmediğim
 bir husus da ".....bunda bir kudret, bir nişan görmüyorlar mı?" şeklinde ifadeler var. ya cahil bir
 adam, göğe bakar, neyin nasıl olduğunu bilmez, biri çıkar der ki, işte bunlar allahın nişanıdır, daha
 neden inamıyorsun. burada adamın vereceği iki cevap vardır. a) ne malum, onun yaptığı. ki nedense birçok insan,
 şuandaki müslümanların hepsi dahil bu soruyu soramıyorlar. b) vay beee, doğru. İşte bu da tipik bir cahil 
davranışı. hemen kanıyor. muhammed döneminde inananların çoğu b şıkkını uygulamışlar, çünkü adamlar
 bu sorularına cevap arıyorlar, ve cevabı veren tek kişi var, muhammed, ama nasıl olduğunu ise hiç anlatmıyor.
   NE MALUM ONUN YAPMADIGI , BU DA DIGER SIK… BAKMADIGIN BELLI CUNKU CATLAK 
GOREMEYINCE ESERI YAPANIN GUCUNU IDRAK EDECEKTIN …BURADAN KAYBETTIN BU BIR.
 IKINCISI KURAN AYETLERI BILIMSEL OLARAK GOK YUZUNDEN BAHSEDER VE ILMI VERILERLE DE 
BUNLAR UYUSUR AMA ONLARI DA SEN KABUL ETMIYORSUN BU DA IKI …DETAY KURAN VE BILIM DOSYALARIMIZDA
 
Gökte yarık yok, diyor. yarık, ancak katı bir cisimde olur. bu ise göğün katı,sınırlı bir şey olduğunu gösteren en bariz 
ayet bence.
     YARIK ATEISTIN KAFASINDA…! YARIK MECAZ YANI EKSIK -HATA-NOKSANLIK – SIZINTI
 VERECEK KADAR BILE OLSA BIR YANLISLIK… SIMDI BEN BU ATEISTE CATLAK KAFALI DESEM 
TUTAR KAFASINI USTURAYA VURDURUR VE BANA “ YALANCI HANI NEREDE CATLAKLIK “ DIYE 
SORARDA…? BILMEZ KI BU  -MECAZ ILMINI BILMEMESI – EN BUYUK CATLAKLIK…AHHH ON YARGI 
…ATOMU PARCALAMAK DAHA KOLAY SAHIDEN….

Zariat 49: Biz her şeyden, ibret alasınız diye çift çift yarattık. Yorum: Şeyler, çift çift yaratıldı diye
 neden ibret almam gereksin onu anlamış değilim. ayrıca herşey çift de yaratılmamıştır. bakteriler, 
virüsler gibi, bunların çifti yoktur. yani bazı bilimsel dinciler diyor ya, allah proton yaratmış, bunun
 çifti olan antiprotonu da yaratmış. elektron yaratmış bunun çifti olan anit-elektronu da yaratmış. 
vay be. bu bilimsel dinciler neler de  biliyor. peki fotonun neden antifotonunu yaratmamış, 
bakterinin neden dişi ve erkeğini yaratmamış.
  BEKLE VE ONUNDA  CIFT OLACAK KARSITININ BULUNMASINI BEKLE VE GOR. BURADA ISTE 
IMAN DEVREYE GIRIYOR. BEN INANIYORUM VE O DA BULUNACAK DIYORUM. TIPKI ELEKTRONUN 
– PROTONUN ZAMANLA CIFTININ BULUNDUGU GIBI… NEDEN CIFT YARATILDILAR PEKI..ANNE BABAN 
OLMASA IDI SEN NERDE IDIN SAHI..ZITTI ILE CIFT YARATILAN HER SEY DIGERININ DEGERININ ANLASILAMSINA NEDEN OLUR!

Mülk 19: ......o kuşları havada tutan yanlız esirgeyendir...Yorum: Yooo, kanatlarındaki hava kesecikleri sayesinde kuşlar havada kalır.
  ONU O  OZELLIKTE  YARATAN KIM PEKI…? UCAKLAR  SANS ESERI MI BULUNDU …INSANLARIN CANI CIKTI …
AKILSIZ BU ET YIGINI YARATIK BUNU NASIL BECERDI…? KUS BEYINLI KUS NASI UCTU..YA PEKI KUS OLMASA IDI UCAK 
OLUR MU IDI …?   ZATEN AYETTE ALLAH’IN RAHMET SIFATINA ISARET EDILMESI BOSUNA DEGIL ! 

kıyamet 9:: Güneş ve ay birleştiği zaman. Yorum: Böyle bir şeyin olması dünyanın da güneşle birleşmesini 
gerektirir, çünkü ay dünyanın bir uydusudur, ancak dünya güneşle birleşirse ay da birleşir. ama 
muhammed bunu bilmiyordu, ikisinin de dünya etrafında dönen birer cisim oluğunu sanıyordu. 
her neyse, güneş ile dünya birleşirse bundan daha byük kıyamet mi olur daha, ama Allaha daha saymaya 
devam ediyo, yıldızlar düştüğü zaman, dağlar yürüdüğü zaman...
   ATEIZM AYRI, DANGALAKLIK AYRI SEY…INKAR EDEBILIR INSAN AMA SINIRLARINI KORUYACAK..NEYSE BIR ONCEKI
 AYETTE “AY KARARDIĞI ZAMAN, - GÜNEŞ İLE AY BİR ARAYA GETİRİLDİĞİ ZAMAN,…” BUYURULUYOR.AY ISIK ALIP
YANSITMA GOREVINI BITIRIYOR.YANI HER SEYIN SONU .GUNES TE AY DA IFLAS EDIYOR…SONRA AYET DUNYADA
OLANLARA   DONUYOR – HANI ATESITIN OLMASI GEREKEN AMA AYETTE GECMIYOR DEDIKLERINE  , HEM IKI 
CUMLE SONRA SAYIYOR HEM YOK DIYOR VE ELESTIRIYOR… -“ INSAN KACACAK  YER ARAYACAK ” DIYOR AYETIN DEVAMI …BASKA AYETLER ZATEN DUNYADA OLACAKLARI ANLATIYOR…DEMEK KI DUNYADAN GUNESIN IFLASI CAY –KOLA ESLIGINDE IZLENMEYECEK …BUZULME – KIYAMET TUM EVRENDE BASLAMIŞ OLACAK … !-
 
Naziat 27-30: Sizi mi yaratmak güçtür yoksa göğü mü. allah onu bina etti, onun yukarı tarafını kaldırdı.
 onu dürüst yaptı. gecesini karanlık, gündüzünü aydınlık etti.   Yorum:1- Fussilet 9-13te önce yeri yaratmıştı, 
burada önce göğü yaratmış. çelişki!
  HEP AYNI KONU…O NEDENLE KONUYU BURADA ACIKLAYALIM VE SURADA CEVABI VAR DEMEYELIM BU DEFA… :
 
NAZİYAT VE FUSSİLET SURESİNDE GEÇEN İFADELERDEN YOLA ÇIKARAK İKİ FARKLI YERDE YERİN VE GÖĞÜN YARATILIŞIYLA İLGİLİ FARKLI BİR SIRALAMANIN OLDUĞU İDDİA
EDİLMEKTEDİR. BU FARKLILIĞIN BİR ÇELİŞKİ OLDUĞU SÖYLENSE DE, GERÇEK İDDİA EDİLDİĞİ GİBİ DEĞİLDİR. ASLINDA YERLER VE GÖKLERİN YARATILMASINDA BİR SIRALAMA YOKTUR. İKİSİ DE AYNI ANDA YARATILMIŞTIR. ENBİYA SURESİNDEKİ BİR AYETTE ŞÖYLE BİLDİRİLMEKTEDİR: O İNKÂR EDENLER GÖRMÜYORLAR MI Kİ, (BAŞLANGIÇTA) GÖKLERLE YER, BİRBİRİYLE BİTİŞİK İKEN, BİZ ONLARI AYIRDIK . (21 ENBİYA, 30) GÖRÜLDÜĞÜ HEM GÖK HEM DE YER BİRLİKTE VARDI. YARATILIŞLARINDA BİR SIRALAMA OLMADIĞI GİBİ BİRLİKTEYKEN AYRILMA SÖZ KONUSU OLMUŞTUR. DİĞER AYETLER DE DİKKATLİ OKUNDUĞUNDA. BÖYLE BİR SIRALAMA YAPILMADIĞI GÖRÜLECEKTİR.
İLK ÖNCE FUSSİLET SURESİNDEKİ AYETLERE BAKARSAK BUNU DAHA İYİ GÖREBİLİRİZ. ORDA (YERDE) ONUN ÜSTÜNDE SARSILMAZ DAĞLAR VAR ETTİ, ONDA BEREKETLER YARATTI  VE İSTEYİP-ARAYANLAR İÇİN EŞİT OLMAK ÜZERE ORDAKİ RIZIKLARI DÖRT GÜNDE TAKDİR ETTİ. SONRA, DUMAN HALİNDE OLAN GÖĞE YÖNELDİ; BÖYLECE ONA VE YERE DEDİ Kİ: "İSTEYEREK VEYA İSTEMEYEREK GELİN." İKİSİ DE: "İSTEYEREK (İTAAT EDEREK) GELDİK" DEDİLER. (41 FUSSİLET SURESİ, 10/11)10. AYETE BAKARSAK YERİN YARATILMASINDAN SÖZ EDİLİR. 11. AYETTE İSE “SONRA DUMAN HALİNDE GÖĞE YÖNELDİ” İFADESİ VARDIR. YANİ BURADA GÖĞÜN DAHA SONRADAN YARATILMASI SÖZ KONUSU DEĞİLDİR. GÖK ZATEN VARDIR. OLAN DUMAN HALİNDEKİ GÖĞE YÖNELMEDİR. EĞER 11. AYETE BAKARSANIZ KONU ŞÖYLE DEVAM EDER:

BÖYLECE ONLARI İKİ GÜN İÇİNDE YEDİ GÖK OLARAK TAMAMLADI VE HER BİR GÖĞE EMRİNİ VAHYETTİ. BİZ DÜNYA GÖĞÜNÜ DE KANDİLLERLE SÜSLEYİP-DONATTIK VE BİR KORUMA (ALTINA ALDIK). İŞTE BU, ÜSTÜN VE GÜÇLÜ OLAN, BİLEN (ALLAH)'IN
TAKDİRİDİR. (41FUSSİLET SURESİ, 12)  BURADA DUMAN HALİNDE VAR OLAN GÖK YERİN YARATILMASINDAN SONRA 7 KAT GÖK OLARAK TABAKLANDIRILMASIDIR. YENİ BİR YARATILIŞ SÖZ KONUSU DEĞİLDİR. SADECE DÜZENLEME SÖZ KONUSUDUR.ŞİMDİ ATMOSFERİN OLUŞUMUYLA İLGİLİ BİLİMSEL TEORİLERE BAKARSAK BU İFADENİN ONUNLA ÖRTÜŞTÜĞÜNÜ DE GÖRÜRÜZ. SADECE ŞUNU SÖYLEYEYİM, ATMOSFERİN İLK BAŞTA DUMAN HALİNDE OLMASI DAHA SONRADAN TÜM ATMOSFERİN 7 DEĞİŞİK KATMAN
ŞEKLİNDE ŞEKİLLENDİĞİNİ BİLİMSEL BAZDA  ZATEN İFADE EDİLMEKTEDİR. ŞU ANDA ATMOSFERİMİZDE AYETTE BİLDİRİLDİĞİ GİBİ 7 AYRI KATMANDAN OLUŞMAKTADIR. BU AYETLERDEKİ ANLATIMLAR BİLİMSEL GERÇEKLER AÇIK BİR ŞEKİLDE İFADE EDİLMEKTEDİR. NAZİYAT SURESİNDEKİ AYETLERE BAKARSAK DA BENZER BİR DURUM OLDUĞUNU GÖRÜRÜZ. BURADA  GÖĞÜN YARATILMASINDAN BAHSEDİLİR. BUNLAR ANLATILDIKTAN SONRA İSE YER İLE İLGİLİ ŞÖYLE BİLDİRİLİR:  'BUNDAN SONRA DA YERYÜZÜNÜ DÜZENLEDİ.'(79  NAZİAT-30)

 BURADA DA YERİN YARATILMASINDAN SÖZ EDİLMEZ. ZATEN YER VARDIR. BURADA SÖZ EDİLEN YERİN DÜZENLENMESİDİR. YANİ BİR YARATILIŞ YOKTUR. NAZİYAT VE FUSSİLET SURELERİNDEKİ AYETLERDE ANLATILAN YER İLE GÖKLER BİRLİKTE YARATILMIŞTIR. DAHA
SONRA DA YER VE GÖK DÜZENLENMİŞLERDİR.
FUSSİLET SURESİNİN 11. AYETİNDE YERLERİN VE GÖKLERİN BİRLİKTE HAREKET ETMESİ “BÖYLECE ONA VE YERE DEDİ Kİ: "İSTEYEREK VEYA İSTEMEYEREK GELİN." İKİSİ DE: "İSTEYEREK (İTAAT EDEREK) GELDİK" DEDİLER.” BÖYLE İFADE EDİLİR. YİNE YERİN İLK OLUŞUMUYLA İLGİLİ BİLİMSEL ÇALIŞMALARA BAKILIRSA, TÜM KITALARI BİRLİKTE TEK BİR KARA PARÇASI OLDUĞU DAHA SONRA KARALARI OLUŞTURAN TABAKALARIN HAREKET ETTİĞİ, BU HAREKETLER SIRASINDA KITALARIN BİRBİRİNDEN UZAKLAŞARAK YERYÜZÜNDE YAYILDIĞI, DAĞLARIN ZAMAN İÇİNDE ŞEKİLLENDİĞİ ANLATILIR. KONUYU FAZLA DAĞITMAMAK İÇİN O KISIMDAN FAZLA SÖZ ETMEK İSTEMİYORUM. SADECE YERİN YAYILMASIYLA İLGİLİ ŞU AYETİ BELİRTEYİM:
YERİ DE BİZ DÖŞEYİP-YAYDIK; NE GÜZEL DÖŞEYİCİ(YİZ).(51 ZARİYAT, 48)BU AYETTE DE BU BİLİMSEL GERÇEK İFADE EDİLMEKTEDİR. GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ İKİ GRUP AYETTE GÖKLERİN VE YERİN YARATILMASININ BİRBİRİNDEN ÖNCE YADA SONRA YARATILDIĞI
SÖYLENMEZ. BURADA BAHSEDİLENLER YARATILMIŞ OLAN GÖĞÜN VE YARATILMIŞ OLAN YERİN DÜZENLENMESİDİR. BU DÜZENLENME DE TIPKI BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR SONUCUNDA ORTAYA ÇIKAN GERÇEKLERDE DE SÖYLENDİĞİ GİBİ OLUŞMUŞ OLMASIDIR. BU AYETLER DE BIRAKIN ÇELİŞKİ OLMASINI, ANCAK SON YÜZYILDA ORTAYA ÇIKAN BİLİMSEL GERÇEKLER İFADE EDİLMEKTEDİR

 

     Tekvir 2: Yıldızlar döküldüğü zaman. Yorum: Dünyaya dökülen bir yıldız, vaaaaaw. 
    AYETTE .KIYAMET SAHNESI VAR NE DOKULMESI YAHU.... UC  TEFSIRDEN UC MEAL :   
1-GÜNEŞ KATLANIP DÜRÜLDÜĞÜNDE,2-YILDIZLAR BULANDIĞINDA,3- DAĞLAR YÜRÜTÜLDÜĞÜNDE
2 GÜNEŞ DÜRÜLDÜĞÜ ZAMAN 2- YILDIZLAR KARARIP DAĞILDIĞI ZAMAN  3- DAĞLAR SÖKÜLÜP DAĞILDIĞI ZAMAN 
3-GÜNEŞ, KÖRELTİLDİĞİ ZAMAN, 2 YILDIZLAR, BULANIKLAŞIP-DÖKÜLDÜĞÜ ZAMAN, 3 DAĞLAR, YÜRÜTÜLDÜĞÜ ZAMAN,  
KIYAMET ANINDA AY-GUNES VE DUNYADAN UC SAHNE. OLAY BU!  IYIKI YAZAR GUNES ICIN "DURULUP DUNYADAKI BIR
COPLUGE ATILDI ,“ DEMEDI …

 İnfitar 1: Gök yarıldığı zaman Tarık 2-3: Sabah yıldızı nedir bilirmisin. o, parlak bir yıldızdır.Yorum: Hayır, o venüs gezegenidir.
 eski insanlar onu parlak olduğu için yıldız sanmışlardır, muhammed dahil.
    AYETTE  YILDIZ KELIMESI GECIYOR. O HALDE  BAHSEDILEN BIR YILDIZDIR. SABAH YILDIZI OLABILIR DENIYOR  TEFSİRLERDE…AMA YAZARIMIZ ILLA HATA BULACAK YA. ONU ONCE GEZEGEN ILAN EDIYOR SONRA DA “ O GEZEGEN  IDI AMA MUHAMMED  ONU YILDIZ SANDI “ DIYE BIRDE HZ. RESULU SUCLUYOR… AYRICA YUKARIDA ( Enam 97: ıcın yaptıgı yorum...) YILDIZ-GEZEGEN ILE YON BULMA ARASINDA BIR ILISKI KURAMAMISTI AMA BURADA BIR SEYLER SEZDI GALIBA ATEISTIMIZ....
 

 Şems 3-4: Güneşe parlaklık veren gündüz hakkı için, güneşi örten gece hakkı için.Yorum: Bir kere gündüz de 
gece de güneşin sayesinde olur. güneşten bağımsız şeyler değillerdir.
   BUNU EN CAHIL INSANDA BILIR … O HALDE AYET NEDEN GECE – KARANLIK VE GUNDUZ –AYDINLIK UZERINDE DURUYOR…GUNESI
 ARKA PLANA ATIYOR…ONLARA- GUNDUZ VE GECE YE – DIKKAT CEKIYOR…? ORTADA BIR EDEBI SANAT VAR. AYET OLAYLARI TERSINDEN 
ALARAK DIKKATLERI UZERINE CEKIYOR VE SONRA ASIL MESAJI VERIYOR:
        9: “KENDİNİ ARITAN SAADETE ERMİŞTİR. “ GECE –KOTULUK –KARANLIK VE GUNDUZ – IYILIK-AYDINLIK -  ARASINDA KALAN 
EY INSAN …ANCAK ARINIRSAN  KURTULURSUN…! ZATEN ONCEKI AYETTE “SONRA DA ONA İYİLİK VE KÖTÜLÜK KABİLİYETİ VERENE
 ANDOLSUN Kİ, “  BUYURULUR…AMAC IYI KOTU- GECE,GUNDUZ – KARANLIK-AYDINLIK’A DIKKAT CEKIP ASIL MESAJA INSANLARI
 ODAKLANDIRMA VE SONRA VURUCU CUMLEYI VERMEK: “ARINMAK “ … ANLAYANA TABII .BU DA KURANIN KULLANDIGI BIR BASKA 
METOTTUR, TEFSIR ILMI ILE UGRASANLAR BILIR...VE KURAN DA BOL BOL UYGULANIR!