Ana Sayfa İrtibat Sık Kullananlara Ekle     www.İslamÜstündür.Com       Biz Kimiz ? İlkelerimiz
  Denemeler

                                                                       Denemeler; az, öz...


"Kişinin dindarlığı ekmeğinin helalliği kadardır."
Süfyanı Sevri



İSLAM DÜNYASINI BEKLEYEN 3 TEHLİKE:
selefilik, sufilik ve şiilik arasındaki mücadele!
Selefiler; Tekfirden kaçınarak,
Sufiler; Şirk konusunda hassas davranarak,
Şiiler; Ashaba küfürden vazgeçip, sünnileri şiileştirme faaliyetlerini bırakmadıkları sürece bu yara daha çok kaşınabilecek ve kan akacaktır! Harici, gulat ve şirkten uzak olalım!
Allah bize İslamiyet'i göndermiş, Müslümanların tek bir ümmet olmasını bizlere emretmiştir. Biz Müslümanların temel problemi, Kuran'dan ve hadislerden sınırlı bilgimiz ve aklımızla anladığımızı yorumların Kuran'ın-sünnetin tek gerçek,doğru yorum olduğunu iddia etmemizdir! Bir tarikatçı da Kuran'la konuşuyor, tarikatçıyı tekfir eden harici zihniyette, hariciye düşman olan şii de...Tekfir konusunda benim şahsi görüşüm, ehli sünnetin temel prensiplerinden birisi olan 'ehl-i kıblenin tekfir edilemeyeceği' prensibinin tüm Müslümanlarca kabul edilmesi görüşüdür!Bırakalım herkes inandığı şekilde yaşasın, ortak noktalarda birleşelim, onları önplana çıkaralım! Kimin haklı olduğunu, kıyamet günü Allah bizlere haber verecektir! Kimileri bu görüşün 'mürcie'cilik olduğunu olduğunu ileri sürse de, ümmete bu kadar çok zarar veren tekfirci olmak yerine, tek ve sadece bu konuda da mürcüce (!) olmayı ben kabul ediyorum! Kabe'de Şafi olan Hanefi, bunda bir sorun görmüyorsa, ümmeti bölük pörçük yapan bu konuda da ve tek bir seferliğine bırakalım, mürcie damgasını yesin! Ehl-i Sünnetim, tekfirci değilim!



MÜMİN
İslam'a göre bir Mümin;
Allah'a karşı tevhid,
İnsanlara karşı adalet,
Diğer tüm canlılara karşı emanet eksenli hareket etmelidir. Muvahhid mümin olmak bunu gerektirir!

Ümmet şuuru ile tevhid ekseninde buluşmasını, cemaatler içindeki klikleşmelerle iyice ufalan İslam toplumunun yeniden bir araya gelmesini ümit ediyorum. Kendi kliklerini din edinenleri Allah ıslah etsin. İslam'ı kendi geddolarına hapis edenleri Allah'a havale ediyorum!

Hıristiyanlar Hz İsa ve Meryem'e olan sevgimizi, Şiilerde Ehli beyt'e olan saygımızı bilmiyor. E bunu uygun tarzda dile getiremeyen biz Ehli Sünnet'inde payı var!




MÜSLÜMAN...?!
İlk emir OKU, İkincisi TEMİZ ol.
Okumayan ve temizlik bilmeyen Müslüman (!) olduk....





ÜMMET NE ZAMAN KURTULUR?

Ebubekir Sıfıl ile Mustafa İslamoğlu arasında ayırım yapmak zorunda kendimizi hissetmediğimiz, birisinin ağacın kökü ise diğerinin meyvesi olduğunu anladığımız ,
Cemaatlerin dini sadece bir alanında uzmanlaşmış kurumlar olduğunu, tüm cemaatlerin hizmet alanlarının toplamının ancak İslam ile eşdeğer sayılabileceğini, tarikatlar de şeyhlere peygamberlerde bile olmayan sıfatları izafe etmediğimiz zaman,
Mezhepler ve fıkıh önderlerinin yorum-görüşlerinin din ile özdeşleştirilmediği; Başta wahhabi, zeydiyye olmak üzere ehli sünnet dışı olsa da İslam dairesinde mezhepler olduğunu, yine imamiyye mezhebi ile asla ve kata takribin - mezhepsel yorumlarda yakınlaşmanın - mümkün olmadığının bilinmesi kadar siyasi birlikteliğinde zorunlu olduğunu anladığımız,
Kuran ve onun açıklaması hadis/sünnet arasındaki bağın önemini kavradığımız,
her yeni görüşün aslında mutlaka daha önce de İslam tarihinde gündeme geldiğini ve yanlış görüş sahiplerinin de samimi iseler bir sevap aldığının bilincine vardığımız zaman,
Cihad kadar boykot kavramının önemi anladığımız zaman,
Ümitsizliğin bu dine mensup insanlar arasında kabullenilebilecek bir kavram olmadığını anladığımız , kısaca;

İslam'ın ehli sünnet çizgisini özümseyip orta ümmet olduğumuz zaman bu ümmet kurtulacaktır!

Tıbbu'n-nebevi kadar; Ticaretu'n-Nebevi ve Siyasetu'n- Nebevi de önemli!



UYANIŞ!

Birinci ve özellikle II. dünya savaşından sonra işgal edilen islam aleminde, işgalcilerin eğitim sisteminden geçen insanlar ve işgalci zihniyeti taşıyan yerli (!) yöneticiler Müslüman halkın İslami bilinçten uzaklaşmasına neden oldular. Toplum tamamı ile batılı emperyalistlerin amacına uygun eğitildi. Sonunda ise yetişen yeni nesiller ve onların oğul-torunları artık İslam adına gelenek, şirk, cahiliye dönemini andıran alışkanlıklar içinde kendini Müslüman adı ile anarak yaşar oldu! İnsanları putlaştıran, mehdi-Cebrail...vb olduğunu iddia edenlere inanan, içki-fuhuş-fal... vs içinde yaşayıp adı Müslümanların yeniden İslam'ın aslı ile buluşması başladı... II. cahiliye döneminin sonu gelmeye başladı, sadece doğum sancılı olacak, sabreden ve sebat edenler kazanacak!



TASAVVUF

İslami ahlak ve ibadet kurallarının kurumsallaşmış hali olan tasavvuf, İslam'ın önemli disiplinlerinden biridir. Fakat özellikle "gavs" ve "Fena fi'ş-şeyh" kavramları zamanla insanı İslam itikadının dışına çıkaran unsurlar barındırmaya başlamıştır. Kurallar zamanla amacı dışına hizmet etmeye başlamışsa değiştirilmelidir! Ahlaki olgunluğa değil de artık şirke vesile olan bu iki kavramın yeniden İslami açıdan gözden geçirilme zamanı gelmiş demektir. İslam'da peygamberimize verilmeyen özellikler artık bu kavramlar vasıtası ile şeyhlere izafe edilmeye başlanmıştır! Allah'ın 'Basîr, Alim, Kadir' sıfatları ile, peygamberlere özel olan 'İsmet' sıfatı artık bu iki kavram ile şeyhlerin sıfatları haline gelmiştir. Bu şirktir ve bünyesinde bir çok güzel güzelliği barındıran tasavvuf kurumunun haklı olarak eleştirilmesine neden olmaktadır. ŞİRKSİZ TARİKATLAR ÜMMETİN OLGUNLAŞMASINA BÜYÜK HİZMET SAĞLAYACAKTIR!



HADİS VE SÜNNET KAYNAKTIR!
Kuran indikten 1400 sene sonra gelenler Kuran'ı yorumlama hakkını kendilerinde görenler, Allah ile direk muhatap olan efendimizin yorum hakkına itiraz ederler.
Hadis; Hz Muhammed'e bizzat Allah Kuran'ı açıklama görevi vermiştir. Bu açıklamaların günümüze ışık tutan boyutu hadis ilmidir!

"Sana bu zikri (Kurân'ı) indirdik ki, kendilerine indirileni insanlara açıklayâsın, tâ ki düşünüp öğüt alsınlar." (Nahl, 44)
"Sana kitabı, ancak ayrılığa (ihtilafa) düştükleri şeyleri onlara açıklaman için ve iman eden bir topluma doğru yolu göstersin ve rah­met olsun diye indirdik." (Nahl, 64)
"Hak dini onlara açıklasın diye, her peygamberi Biz kendi kavminin lisanıyla gönderdik." (İbrâhîm, 4)
"Kendilerine kitap verilenlerden Allah'a ve âhiret gününe inanmayan, Allah'ın ve Resûlü'nün haram kıldığını haram saymayan ve hak dinini din edinmeyen kimselerle, küçülerek elleriyle cizye verecekleri zamana kadar savaşın" (Tevbe, 29)
Sünnet; Hz Muhammed'in yaptıkları da bizim için kıstastır!"Andolsun ki, Resûlullah, sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok zikredenler için güzel bir örnektir." (Ahzab, 21)
"Ve sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin." (Kalem, 4)

Not: 'Şahsen' Necm suresi 4. ayette geçen,

وَمَا يَنطِقُ عَنِ الْهَوَى

إِنْ هُوَ إِلَّا وَحْيٌ يُوحَى "O hevasından ( Tutku, istekleri ile ) konuşmaz, 'o' kendisine vahyedilen bir vahiydir - Vahyedileni konuşur - " ayetindeki o zamirinin vahiy olduğunu düşündüğümü, bu ayetin hadise delil olamayacağını da düşündüğümü de ifade etmek isterim.



ALİMLER

Hic bir alim hatadan munezzeh değildir, üretken, samimi her alimden mutlaka alınacak ilim vardır! Tek alim, hoca, cemaat lideri ile yola devam eden zamanla o alimi ilah edinmeye - emir ve yasaklarını din ile özleştirmeye - baslar ki hem Kuran hem hadis bunu yasaklamıştır! (Tevbe,31) Mustafa İslamoglu hocadan da İhsan Senocak veya Ebubekir Sifil hocadan da, nurculardan da Süleymancılardan da milli görüşçülerden de, tarikatçılardan da alınacak çok şey vardır çünkü; Bizim hedefimiz Kuran i anlamak buda bir cemaat veya alimi asan bir durumdur!
Nasipse şia, mezhepler ve sünnet konusundaki çalışmalarımızı da sitemizde yayınlarız inşallah



İSLAM TEBLİĞCİSİ OLDUĞUNU, İSLAM'I TEMSİL ETTİĞİNİ İDDİA EDENLER, YUMUŞAK SÖZLÜ OLMALI VE KABA SÖZDEN UZAK DURMALIDIR!

Hata yapan ( Uhud savaşında zor anda dağılan ) Müslüman'a :
"Allah'ın rahmetinden dolayı, sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalpli olsaydın, şüphesiz etrafından dağılır giderlerdi. Onları affet, onlara mağfiret dile, iş hakkında onlara danış, fakat karar verdin mi Allah'a güven, doğrusu Allah güvenenleri sever." ( Âli İmrân ,159 )
Günümüzde herhangi bir cemaatte belli kademelerde olanlar alttakilere sanki köleleri gibi davranmaktadırlar. hata yapanlar ise zaten bittiler; sanki kendileri melek!!!
( Rab olma iddiasında olan Firavun ) Müşrik kafire:
"Ona yumuşak söz söyleyin, belki öğüt dinler veya korkar." (Taha, 43)
Rabbim o firavunun denizde boğulacağını bilmiyor mu, mesaj bize!



NAMAZ

Bir iyiliksever zengin düşününüz. Yolda gördüğü, aç-sefil birini alıyor, kanser iken bakımını yapıyor; iyileştiriyor. Gözleri kör olacaktı, elleri-ayakları kangren olmuştu kesilecekti; kurtarıyor... İyileşince de yediriyor, içiriyor onu mükemmel bir hale getirdikten sonra da uğurlarken ona tekrar hasta olmaması için gerekli reçeteyi veriyor ve diyor ki, " Günde 5 kere haberleşelim, senden haber alayım, iyi olduğunu, yeniden hastalanmadığını bileyim." Adam söz veriyor ama sonra sözünü tutmuyor.

O yer senin bu yer benim dolanıyor sağlığına aykırı işler yapıyor. iyiliksever zenginin çağrılarına cevap vermiyor. Bir gün geliyor, hastalıklarından biri nüksediyor; ayağı kangren oluyor. Hemen aklına o zengin geliyor ona ulaşıyor ve bütün suçu iyiliksever zengine yıkmaya çalışıyor, başlıyor yakınma, " Benim ne suçum vardı da beni unuttun, beni hiç aramadın, sağlığımla ilgilenmedin?"
Siz o zengin yerinde olsanız ne yapardınız?
" Başınıza her ne musibet gelirse, kendi ellerinizle yaptıklarınız yüzündendir. Allah yine de çoğunu affeder." ( Şuara,30)
"İnsan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür." ( Adiyat, 6)
Ellâhümme inneke afüvvün, tühibbu'l-afve fa'fü annî: "Allah'ım! Şüphesiz Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet." (Tirmizi, Da'avât, 89)



YARATICIYI UNUTAN AKIL- BİLİM ATOMU PARÇALAMAKLA YETİNMEZ ATOM BOMBASI YAPARAK ONU KULLANIRDA!

Gazali, el-Maksadu'l-Esnâ fî Şerhi Esmâ'illâhi'l-Hüsnâ adlı eserinde bir örnek verir: Zamanında yapılan bir su saati vardır.Cahil bir köylü bu saatin sadece dışını görür. Çalışan bir saat. İçindeki mekanizmadan haberdar değildir. Saat kendi başına işliyor zanneder. O saate gördüğü kadarı ile hayran kalır. Saati temizleyen görevli ise o saati yapan mühendisin ürettiği şeyi bizzat görmekte ve onu yapan mühendise hayran kalmaktadır. O da mühendisi takdir etmektedir. Saati yapan mühendis ise eğer yaratıcıya inanmıyorsa aklını yüceltir ve o eseri ortaya çıkardığı için kendi ve aklı ile gurur duyar. Ama bir yaratıcıya inanıyorsa o aklı verdiği için O'na ( cc) teşekkür eder, O'nu över ve asıl hayranlık duyulması gerekenin de farkına varır.

AKLI VERENİ UNUTMAMAK KADAR ONU NEREDE KULLANMAMIZI İSTEDİĞİNİ DE HATIRLAMAK ÖNEMLİDİR!



SORUN TEŞHİSİ KADAR TEDAVİ-ÇÖZÜM ÖNERİSİ DE ÖNEMLİ!
Vahiyden uzak tedavi önerileri sadece sorunu artırır! Herbert marcuse, batıda annelik şefkatinin kalkmasının zamanla sevgisiz ortamda büyüyen çocukları ırkçılığa ittiğini söyler! ( Kurtuluş önerisi ise, özgür cinselliktir!) Jean-Jacques Rousseau, batı bakış açısını, güçlünün hakim olduğu sistemi olabildiğince eleştirir ve reddeder. (Ama çözüm o...larak eski Yunan site devleti modelini önerir!) Max Weber: üret ve biriktir diye özetler kapitalist sistemin teorisini. Ama İslam;

Lonca teşkilatları ile, Ahilik ile ; " üret ve paylaş " öğretisini yayar! Tevazu, edep, ahlak, zekat, kurban, selamlaşma, cemaatle namaz... ile insanlar arası sıcak teması, duygu alışverişi ve manevi yükselmeyi amaçlar!



MODERNİZM

Hıristiyanlık inancından kaynaklanan heykel,org ve şarap kültürü bizde sanat, piyano ve şarap şeklinde çağdaşlık olarak kabul edildi.

Şikayetler; ihtiyaçların karşılanamamasından değil, Daha lüks yakalanamadığı içindir!



İNDİRİLEN, UYDURULAN DİN ÜZERİNE
Din hiç bir yorumla sınırlandırılamaz! İndirilen din, diyenlerde kendi yorum\uydurmalarına din diyor. Hurafeye karşı olalım ama, tekfircilere benzer isnatlarda bulunmayalım!
Eskiden Ateistler hatalarını almayınca bir cemaate, tarikata girip bir yol tutturuyorlardı. Şimdi indirilmiş din, mealcilik, modernizm, tarihselcilik söylemlerini dinleyen ateistler, ateizmi bırakıyor ama cemaatlerden de uzak kaldığı için, arada; âraf'ta kalıp; deizme kayıyorlar..
Cemaatçilerin yanlışlarını dile getirelim, tamam ama; tamamını yok saymak yanlış!!!
Başörtüsünün Kuran'da olmadığını savunan yorumları kabul eden kesim, Kuran'ın yorumu olduğu için bunu kabul etmiyorlar; zaten daha önce savundukları görüşleri, yorumlarıyla savunan birisinin görüşünü buldukları için, Müslümanlara karşı bunu kullanıyorlar.




DİNLERİNİ TAKLİT MODERNLİK ZANNEDİLİYOR!
Org, sonradan piyano olmuş; kilise kökenli!
Heykel, Avrupa'da yaygın çünkü kökeni,İsa heykellerine dayanıyor!
Şarap batıda yaygın, çünkü şarap Hıristiyanlıkta İsa'nın kanı kabul ediliyor!
Biz de ise tüm bu Hıristiyan temelli adetler hep modern olmanın sembolü kabul ediliyor...!




KOLAYCILIKTAN KURTULALIM!

"Ey Allah'ım , şu İslam düşmanlarını kahreyle..." türü beddualar bana hep Yahudilerle Musa (as) arasında geçen konuşmayı hatırlatır: "Dediler ki: “Ey Mûsa! Onlar orada bulundukça, biz oraya asla girmeyeceğiz. Sen ve Rabbin gidin, onlarla savaşın. Biz burada oturacağız.” (Maide, 22)

ALLAH KAHRETME İŞİNİ MÜSLÜMAN ELİ İLE YAPMAK İSTİYOR, YOKSA MUSA'NIN ÜMMETİNDEN FARKIMIZ KALMAZ!

" Onlarla savaşın ki, Allah onlara sizin ellerinizle azap etsin, onları rezil etsin, onlara karşı size yardım etsin, mü’min topluluğun gönüllerini ferahlatsın ve onların kalplerindeki öfkeyi gidersin.." Tevbe, 14

KAHRETME ÖNCE BOYKOT İLE BAŞLAR!



PKK'dan IŞİD'e

Terör olaylarının arkasında ekonomik ve siyasi güç kavgaları vardır!

DEAŞ öyle bir mantığa sahipki Hz resul döneminde yaşasa idiler, Mekke'de boykotu sonlandıran anlaşmayı yaptığı için,Medine'de Hudeybiye anlaşması yaptığı için Peygamber Muhammed (sav) ile bile savaşırdı bunlar, tabii sahabinin çoğunu da tekfir ederlerdi! Allah ıslah etsin!



BATI, İLİM VE EMPERYALİZM!

1- Önce bilimi sahiplerinden isim değiştirerek aldılar. ( İbni Sina; Avicenna, İbni Rüşt; Averroes, el-Kindi; Alkindus diye isimlendirilirdi) Sonra bunu insanlığa hizmet için değil sömürü için kullandılar.! GDO'dan atom bombasına dek...
2- Ülkeleri işgal ettiler. Yeraltı-üstü zenginlikleri sömürdüler, insanları köle ettiler, sonra rahat yönetebilmek için önceden topladıkları bilimsel verileri (!) - Oryantalist çalışmalar, misyonerlik faaliyetleri raporları, azınlık okulları......- ile kaşınacak noktalara çalıştılar: Milleti sadıka'yı ermeni terörü ASALA yaptılar, Çanakkale de beraber savaştığımız Arap, Kürt dindaşlar ile aramıza suni ayıraçlar - Milliyetçilik, yalan haber ile düşman etme- koyup bizi ayırdılar. İstihbarat servisleri ile halk arasında ikilikler çıkarıldı, eğitim, kültür emperyalizmi ile sadece topraklar değil beyinler de işgal edildi.
3- Artık ülkelerin özgürleşme vakti gelmişti, nasılsa eğittikleri yerli (!) kişiler iktidarda idi ve hala onların kuralları/talepleri ile ülke yönetilecekti.
4- Ve bir gün yeter! mi dedi, O batı düşmanı, demokrasi-özgürlük karşıtı, radikal ... idi! Hapsedilse de , öldürülse de özgür batının kurallarını kabul etmediği sürece her şeye müstahaktı!



Kapitalizm de komünizm de 'karın'daştır! İkisi de materyalisttir, farklılıkları sermayenin nasıl bölüşüleceğinden kaynaklanır, gerisi ruh ikizidir!

MÜLTECİLER

Avrupa'nın kapısına dayanan mülteci çocuklar, alacağını tahsil etmeye gelmiş olabilir mi? 200 yıldır sömürülen ülkelerinin haklarını öyle veya böyle alacaklar bir gün!

YAĞMUR EKEN FIRTINA BİÇER!

Avrupa'da göçmen halk, Avrupalı olmayanlar, özellikle Müslüman halk her zaman II. sınıf vatandaş olarak kabul edilmiştir. Baskı, aşağılama, hor görme... Bunun sonunda Paris başta bir çok yerde gençler ayaklanmıştı... Ülkede huzur ve adalet görmeyen Müslüman gençler bir bakıma dolaylı yönden IŞİD'e yönlendirildi! Şimdi de onlardan şikayet eden yine Avrupa'lı ülkeler...!



TÜRK İSLAM, MÜSLÜMAN SOL... ÜZERİNE!

İslam'ın sağına soluna, neresine eklerseniz fark etmez: Alim sıfatlı yaratıcının gönderdiği İslam eksik mi ki yanına illa başka bir fikir akımı eklenmek zorunda hissediliyor?! Eksiklik sende, anlayış kapasitende! Korkma, sadece Müslümanım demek te yeter ( Hicr, 78)

" Kürt sorunu, Arap sorunu, Arnavut sorunu, Türk sorunu yoktur. İslam Milleti'nin parçalanmışlık sorunu vardır." Sezai Karakoç



UNUTMA!

Patavatsızlığın açık sözlülük olmadığını,
cahilin cesur olduğunu,
hayata zevk penceresinden bakanlardan uzak durmak gerektiğini,
Taassup tan uzak durmak gerektiğini,
İlk emrin OKU olduğunu,
Unutmayalım!



SAYGI, EMPATİ
Namazı Türkçe kıl, diyenlerin kendileri namaz kılmaz, hac paranı fakire ver diyen, kendi tatil parasına elletmez, kurban hayvan katliamıdır diyen, hamburgerciden çıkmaz! Oruç tutarken, azıcık terbiyeli olsa, gizli yerde yiyebilecek olan, burnumuzun dibinde göstere göstere yer, sonra bize; saygı - gayri ahlaki giyinmesinden nikahsız evliliğe dek, vb. - göster, der! Saygı hak edilen bir meziyettir ve karşılıklıdır! Bizim kesim cidden sabır taşı imiş..




İyilikte maraz doğar mı?
Hayır! Sadece iyiliği hak edene yapacaksın, Yinede maraz doğarsa Allah rızası için yaptığından dolayı, geriye bakmayacak, yola devam edeceksin!



"Yaptığın şeysin, söylediğin değil!" Konfüçyüs

İş yapan , insanlık gereği yaptığı işte eksiklikler olur, İş yapmayan zaten iş yapmadığı için , hiç hata yapmaz , sonra da iş yapanın eksikliklerini eleştirir! Iş yapmayanların dünyada işin iş, ama ahirette hesapları çok zor!



Gençler
Gençler dünyanın kendi etraflarında döndüğünü zannediyorlar. Aslında dünya, kendi etrafında dönüyor!

"Siz nefsinizi meşgul etmezseniz, o sizi meşgul eder."




Hz. İbn Abbas: "Devamlı yapıldığında küçük günah yoktur, tevbe edip yapılması bırakıldığında büyük günah yoktur." ( Taberi,8/245; İbn Ebi Hatim,3/934; Suyutî/ed-Durru’l-Mensur, 2/500; Beyhakî, Şuabu’l-İman, 5/456)




Allah rızası için bir iş yaptığımızı iddia ediyoruz ama Dünyalık karşılığını, para makam tatlı söz..., olarak görmeyince, kırılganlaşıyoruz ...Demek ki niyette sorun var! Dön başa!




Mutluluk Geçici, Huzur Kalıcıdır !