Ana Sayfa İrtibat Sık Kullananlara Ekle Sitemizin Tanıtımına Katkıda Bulunun Biz Kimiz ? İlkelerimiz
 İSLAM  VE  EKOLOJİ 

                            
1- Kur'an ve Ekoloji

Rahman Suresi 7-9:O Allah Göğü yükseltmiştir  ve dengeyi koymuştur. "

Kamer Suresi:49 : " Gerçekten biz,her şeyi bir ölçüde yaratmışızdır."

Rum Suresi:41 " İnsanların ellerinin işledikleri günahlar sebebiyle,karada ve denizde fesat meydana çıktı ki(Allah)yaptıklarının bir kısmını kendilerine tattırsın, olur ki, belki geri dönerler. "

Bakara:204,205:İnsanlardan öylesi vardır ki,dünya hayatı hakkındaki sözü senin hoşuna gider.Kalbindekine de (özü sözüne uygun olduğuna) Allah’ı şahid tutar.Halbuki kendisi düşmanların en yamanıdır. (Senden) ayrıldı mı,yeryüzünde fesad çıkarmaya,ekini ve nesli helak etmeye çalışır.Allah ise fesadı sevmez."

En’am:38 : " Yeryüzünde yürüyen  hiçbir hayvan ve iki kanadı ile uçan hiçbir kuş yoktur ki,sizin gibi ümmetler olmasın.Biz kitapta hiçbir şeyi noksan bırakmadık.Sonra hepsi,Rablerine toplanıp haşr olunacaklardır."

Araf:31 : " Ey Adem oğulları!... ziynetinizi (elbisenizi) giyin, Yeyin - için ama israf etmeyin.Çünkü Allah israf edenleri sevmez."

 2- Hz. Peygamber’in Hadislerinde Ekoloji

    Peygamberimiz (s.a.v) fiilen çevrecilik yapmakla kalmamış, çeşitli vesilelerle Müslümanlara  bu konuda öğütler ve tavsiyelerde bulunmuştur.Şimdi onun bu sözlerinden bazı nakiller yapalım.

                                           Ağaç ve Bitki  Koruyuculuğu

“Kim ağaç dikiminde bulunursa, onun için ağaçtan hasıl olan ürün miktarınca Allah sevap yazar. " ( Ahmet -Müsned :5/415)

 “Yedi şey vardır ki, kişi kabirde bile olsa, onlardan sevap devamlı surette kendisine ulaşır: Öğretilen ilim, halkın istifadesi için akıtılan su, dikilen ağaç, inşa edilen mescid, okunmak üzere bağışlanan Kur’an ve iyi terbiye edilmiş evlad.” ( El münavi:F. Kadir:4-87)

“ Her kim boş, kuru ve çorak bir yeri ihya edecek olursa, bu amelinden dolayı Allah tarafından mükafatlandırılır.İnsan ve hayvan ondan menfaatlandıkça orayı ihya edene sadaka yazılır.” ( F. Kadir: 6/39 )

“Elinizde bir ağaç fidanı varsa, kıyamet kopmaya başlasa bile eğer onu dikecek kadar vaktiniz varsa, mutlaka dikin.” (Buhari : Kahire , S:168)

 “Bir kimse bir ağaç dikse, o ağaç meyve verdikçe  sevabı ona yazılır.” ( E.Münavi : 5-480)

 “Yerde bitmiş olan hiçbir nebat yoktur ki, onu bekçi bir melek korumuş olmasın. Bu durum bitkinin hesap edilmesine kadar devam eder. Kim bu bitkiyi basıp ezerse, o melek kendisine lanet eder.” ( El- Muttaki : K. Ummal : 3-905 )

 “Her kim, yerine yenisini dikmeden bir sidre ağacını kesecek olursa, Allah ona cehennemde bir ev yapar.” ( İ.Esir : 3-676 )

-Zü-kad gazvesi dönüşü:…“Kim buradan bir ağaç kesecek olursa,onun karşılığında bir ağaç diksin.(Futuhul Buldan:1/17)

-Hz.Resulun sit alanı ilan ettiği yerler :Mekke,Medine,taif vadisi,Tayy ve Kureyş kabilelerinin arazileri...“Taif vadisinin ne dikenli ağaçları,ne de çalıları tahrip edilmeyecek.Av hayvanları da öldürülmeyecek.(V.Siyasiyye.240.Buhari:Cihad:71.E.Davud:Menasik.98)

-Ağaç dikme ve sevabı ile ilgili bazı  hadisler : ...F.Kadir:4187.K.Ummül:3/905...

    Bu hadislerden, Peygamberimiz (s.a.v) ne denli bir ağaç ve bitki sevgisine sahip olduğu ve koruduğu, bizleri ağaç dikmeye teşvik ettiği açıkça görülmektedir.
                                       Hayvan ve Kuş Koruyuculuğu

İbni Ömer: “Nebi (s.a.v) hayvanlara işkence yapanlara lanet etti.” ( Buhari : zebaih : 25 , Ahmet : 4/31-33 )

Ebü’d Derda, Hz. Peygamber’in “Allah bu dilsizler (develer) hakkında hayırlı olmanızı tavsiye etmektedir, onlara güçleri ölçüsünde yük vurun.” dediğini, fazla yükten dolayı kalkamayan bir deve görünce hatırlatmıştır.( İ. Hacer : M. Atiye : 2-156 )

Ebu hüreyre’den gelen bir rivayet: “Resulullah bir gün sabah namazını kıldıktan sonra, cemaate yönelerek: Adamın biri sığırını sürüyordu ki, bir ara sırtına bindi ve vurmaya başladı. Bunun üzerine hayvancağız (lisan-ı haliyle): Biz  bunun için yaratılmadık dedi, buyurdu.” ( buhari : Enbiya :52 )

“ Kim av peşinde koşarsa gafil olur.” ( E. davut : sayd :4, Tirmizi :fiten :69 )

Hayvan sağanlara Hz. Peygamber: “Tırnaklarını kessinler, sağım sırasında uzun tırnaklarla hayvanların memelerini kanatmasınlar.” ( Sindi : H.Ala İ. Mace : sayd.12 )

 Abdullah İbn Amr’dan naklen:  “Resulullah (s.a.v.) bir keçiyi sağmakta olan bir adama uğramıştı,  Ona: Ey kişi, sağınca yavrusu için de süt bırak, dedi.” ( N. el Heysemi : M. Zevaid: 8/196 )

 “Haksız olarak bir serçeyi öldürenden Cenab-ı Hak kıyamet gününde hesap soracaktır.”  ( Darimi :2/11 )

Enes (r.a) naklediyor:“Bir yerde mola verince, hayvanlarınızın istirahatını sağlayıncaya kadar ibadet etmezdik.” ( E.Davud:Cihad:48)

Ayrıca kuşların yuvalarının bozulmamasını, yumurta ve yuvalarının alınmamasını da emretmiştir.” ( E. davud : Cenaiz :1 , Buhari : Edebul müfred : 139)

      Görüleceği gibi bu hadisler ve benzerlerinden, Peygamberimizin, hayvanların ve kuşların korunmasını, onlara eziyet edilmemesini, temizlik ve bakımlarının yapılmasını, yaratışlarına uygun işlerde kullanılmasını, fazla yük yüklenmemesini, av yasağı koyarak rastgele eğlence için avlanmamalarını emrettiğini açıkça görüyoruz. Bu sözleriyle ve davranışlarıyla O, bugün ancak sözü edilen hayvan haklarını dile getirmiştir.Bunlardan başka Hz. Peygamberin (s.a.v.) akar ve durgun suların kirletilmemesine, yol ve mahallelerin temiz tutulmasını dair bir çok hadisi de vardır... 
 

3- Sahabi - Mutasavvuflardan,

 -Hz. Ebu bekir savaş esnasında emir buyurur;-Ağaçları sökmeyin,kesmeyin,ihtiyaç hariç hayvanları öldürmeyin (Tabari:1/1850)

-Hz.Ömer yaşlı adamı(E.Hureyre)gayrete getirmek için,onunla birlikte elleri ile ağaç diker(Muttaki:3/309)

-Meşhur Muhaddis sufi Süfyani Servi:hayvanları satın alıp,Salı vermesi ile meşhurdur.(Ayan:11/252)

-İ.Rabbani : " …Hayvanlara da sevgi ve şevkatle muamale etmelisin.Çünkü onlar Allah’ın sana emanet ettiği yaratıklardır… " (R.K.Zat:)

-Türk mutasavvıf Sünbül efendi yerine vekil olarak Merkez Efendi'yi atar.Ve de, süs isteyen şeyhine kuru bir çiçek getirmesi ve sebep olarak:…İbadet halindeki yeşil çiçekleri ibadetten alıkoymak istemedim, cevabını vermesini istedi.

-Mutasavvuf Bali efendi,Sofya yakınlarında kendi elleri ile dikerek büyük bir orman yetiştirir.Ormanın adı:Bali baba ormanı kalır.(B.Velaye:1642)

-Şeyh Ş.M.Demirtaş Kahire yakınlarındaki boş bir araziyi ağaçlandırır.(T.Kübra:11/133)

-Şeyh S.İ.Hasan Salama’nın kesin uymasını istediği bildiriden:Haşarat cinsini kaktüslere vurm(?)ak,ateşe atmak…yasaklanmıştır (Gilsenan:197)
 

4- Yabancıların  Gözü  İle ,
- " Türklerin (Osmanlıların) hayvanlar için bile vakıf ve hastaneleri vardı…" ( Montaigne: Essais:11/206 )

- "Camide hastalanan kedi,köpeklerin tedavisine mahsus hastane vardır…" ( Guer: M.U.des tures, s.220)

-“Kışın Sivas’ta kuşlara yem vermek için vakıflar yapılmıştı." (Selçuklularda Sivas: O.Turan)

-İslam ile şereflenmiş Türklerin hayvanlara olan sevgilerini yabancılar eserlerine bile almışlardır.( Du loir:les.V.dus.duloir.192)Ayrıca bakınız : M.de Thevenot:96.lamartine:V.en Orient.11/259:kuşları azad etme,hayvan barınakları,vakıfları… Kuşevleri… Hastaneleri…
( D’ohsson:1V/307.Guer:1/369).. Van busbecq:145.Brayer.1/339.

- “Osmanlı Devleti’nde kasaplar her gün belirli sayıda kedi ve köpek beslemekle yükümlüdürler... Şam’da hastalanan kedilerle köpeklerin tedavisi için bir hayvan hastanesi mevcuttur.” (Moeurs et usages des Turcs)

- “Osmanlılardaki iyilik duygusu hayvanları dahi kucaklamıştır. Birçok köyde eşekler haftada iki gün izinli sayılır... Türklerle Rumların karışık olarak yaşadığı köylerde ise bir evin hangi tarafa ait olduğunu kolaylıkla anlayabilirsiniz. Eğer evin bacasında leylekler yuva yapmışsa, bilin ki o ev bir Türk evidir.”  ( Elisee Recus: Küçük Asya )

- “Osmanlı Müslümanları canlı ve cansız mahlûkatın hepsiyle iyi geçinirler. Ağaçlara, kuşlara, köpeklere, velhasıl Allah’ın yarattığı her şeye hürmet ederler; bizim memleketlerde başıboş bırakılan veyahut eziyet edilen bu zavallı hayvan cinslerinin hepsine şefkat ve merhametlerini teşmil ederler. Bütün sokaklarda sokak köpekleri için muayyen (belirli) aralıklarla su kovaları sıralanır.” (Fransız şair Lamartine )

- Sultan III. Murad’ın hayvanlarla ilgili fermanından: “İstanbul kadısına hüküm ki: Hamalların taşımacılıkta kullandıkları at ve katırlara taşıyamayacakları miktarda yük yükleniyormuş. Hamallar kethüdasına buyurdum ki: Bundan sonra hiçbir at ve katıra taşıyabileceğinden fazla yük yükletmeyesin. At ve katırların beslenmelerine, nallarına ve semerlerine dikkat edilmesi için gerekli önlemleri aldırasın...”