Ana Sayfa İrtibat Sık Kullananlara Ekle Sitemizin Tanıtımına Katkıda Bulunun Biz Kimiz ? İlkelerimiz
 KESİNTİSİZ   ZULÜM

                                                    ABD kIz-erkek ayrI eğItImI teşvik ediyor

   Devlet okullarındaki kötü gidişe çözüm arayan ABD hükümeti, karma eğitimi masaya yatırdı. Çeşitli dönemlerde yapılan araştırmalarla öğrenciler, öğretmenler ve okul idarecileri dinlendi.Karma eğitimin birçok soruna yol açtığını tespit eden yönetim, kız ve erkek öğrencilere ayrı sınıflar açılmasını teşvik ediyor. Uygulamanın eğitimde kaliteyi yükselttiğini gören pek çok devlet okulu da ayrı sınıf açmaya başladı. 1995 yılında 3 devlet okulunda yürütülen ayrı eğitim uygulaması, günümüzde 253 okula çıktı. 51 okula ise tamamen kız ya da erkek öğrenciler alınıyor. 200 okulun daha kız-erkek ayrı eğitim yapmak için başvuruda bulunduğu öğrenildi.Yapılan araştırmalar, kız ve erkeklerin ayrı sınıflarda bulunmasının getirdiği faydaları gözler önüne serdi. Öğrencileri meşgul eden eğlence, kavga, suç işleme, vakti boşa harcama, taciz ve gebelik gibi olumsuzlukların ayrı eğitim veren okullarda en aza indiği gözlendi. New York Harlem'de 2003'te yapılan bir çalışma dikkat çekici sonuçlar ortaya çıkardı. Buna göre, ergenlik çağındaki çocuklarda hamile kalma oranı sadece kızların okuduğu okullarda 40'ta 1 iken, karma eğitim veren yerlerde 3'te 1. Karma okullara giden kızlar nasıl göründükleriyle, sadece kız okuluna gidenler ise kim oldukları ile daha çok ilgileniyor. Ayrı okula gidenlerin kendine güven oranları da yüksek. Amerika genelinde kız okullarına giden öğrenci oranı yüzde 2. ABD Senatosu ve kongredeki kadınların yüzde 20'si sadece kızların gittikleri okullardan mezun olmuş. Öğrencilerın aldığı test sonuçları ve gözde üniversitelere yerleşme oranları da ayrı eğitimin yapıldığı okullardaki başarı oranının yüksek olduğunu gösteriyor. Uygulamanın hem öğretmenleri hem de velileri rahatlattığı belirtiliyor. Özel okulların yüzde 7'sinde kız-erkek ayrı eğitim verildiğine de işaret eden eğitim uzmanları, 20 yıl içinde karma eğitim yerine kız-erkek ayrı eğitim veren okul sayısının 5 bini bulabileceğini dile getiriyor. New York'ta 9 devlet okulu tamamen kız-erkek ayrı eğitim veriyor. Chicago, Dallas, Seattle ve Washington DC'de kız-erkek ayrı sınıfların bulunduğu devlet okulları var. Gelecek yıl, Miami, Atlanta ve Cleveland'da da bu uygulamaya geçilmesi planlanıyor. Wisconsin eyaletinde kız-erkek ayrı sınıfları olan 3 okul bulunurken, velilerden gelen talep üzerine bu sayının artırılacağı kaydediliyor. Amerika'da şimdiye kadar ayrı sınıf uygulamasına sadece beden eğitimi ve cinsel eğitim derslerinde izin veriliyordu. Yeni kurallar getirilerek bu alan genişletildi. Okul yönetimi, öğrencinin başarısını olumlu etkileyeceğini düşündüğünde, istediği derslerde kız-erkek ayrı eğitim verilmesine karar verebilecek. Kız ve erkek sınıflarına kayıt çocuğun isteğine göre yapılıyor. Bu sınıfa kayıt yaptırmayıp karışık sınıflarda okuyan öğrencilere de aynı şekilde eğitim verilmesi zorunlu kılınıyor. Kız-erkek öğrenme farkı
    Bilim adamları kız ve erkek öğrenciler arasında öğrenme farklılıkları olduğuna dikkat çekiyor. Yapılan araştırmalar, öğrenmede değişik adımlarda ilerleyen iki grubu yan yana getirmenin çok akıllıca olmadığını gösteriyor. Bir araştırmaya göre (Non-academic -or extra-academic- benefits of single-sex education) erkek öğrenciler dersi hareketli işlemeyi, derste aktivite olmasını isterken, kız öğrenciler kendilerini sakin bir ortamda ifade etmeyi tercih ediyor.Kız öğrenciler etrafta erkek öğrenciler olduğunda utangaç bir tavır sergiliyor ve yanlış yapmaktan çekiniyor. Bilim adamları, erkek ve kadın beyin yapısının da farklılık gösterdiğini söylüyor. Bu konuda yapılan çalışmalar kızların dil öğrenimine ve sözlü iletişime, erkeklerin ise el becerisi ve hesaplamaya daha yatkın olduğunu gösteriyor. Okullarda ayrı sınıfların açılmasını eleştirenler ise bu uygulamanın yerine eğitimi geliştiren değişik metotların bulunmasını istiyor. Asıl problemlerin gözden kaçırıldığını, eğitimde kalitenin yükselebilmesi için fiziki şartların düzeltilmesi gerektiğini savunuyor.
Öğretmenlerin sorunu: Motivasyon
    Atlanta Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma, öğretmenlerin okulda en çok zorlandıkları üç şeyi; öğrenci motivasyonu-davranışı, sınıf yönetimi-disiplin ve idari işler olarak sıralıyor. Öğrencinin dersi anlaması için motivasyonun önemi üzerinde duran eğitimciler, kız-erkek ayrı sınıf uygulamasının motivasyonu sağlamada önemli bir uygulama olduğunu belirtiyor.
Valiye göre New York'ta eğitim iflasın eşiğinde
    New York Valisi Eliot Spitzer, 2008 bütçesinin 120,6 milyar dolar olduğunu açıkladı. Bütçeden okullara ayrılan payı 1,4 milyar dolar artıran Vali Spitzer, buna rağmen eyaletin eğitim sisteminin iflasın eşiğinde olduğunu kaydetti. Eyaletin her kamu okul öğrencisi için yıllık 13 bin 500 dolar harcadığını kaydeden Spitzer, buna rağmen öğrencilerin sadece yüzde 61'inin mezun olduğuna dikkat çekti.Chicago'daki okul müdürlerine not
    Chicago devlet okullarının müdürleri 2003 yılında yürürlüğe giren yasa ile mercek altında tutuluyor. Yetersiz olduğu belirlenen müdürlere bir sene boyunca danışmanlık hizmeti verilerek, kendilerini geliştirmeleri isteniyor. Danışmanlık konuları; okul personeli alımından velilerle iletişime, engelli öğrencilerin gereksinimlerini karşılamaktan bütçe planlamaya kadar çok değişik yelpazede olabiliyor.
( Zaman :
12/02/2007  )  

 

                                        İNGİLTERE'DE KIZ ERKEK AYRI EĞİTİM YAPAN KURUMLAR

İngiltere'de sadece ve sadece kızlara eğitim veren seçkin okullar:
* Wycombe Abbey School 
* Cheltenham Ladies' College 
* St Swithun's School 
* Headington School 
* Benenden School 
* St Catherine's School for girls
* Badminton School 
* St Mary's School, Essex
* Burgess Hill School for Girls 
* Malvern St James 
* St George's School for Girls
* Queen Margaret's School, York 
* Queenswood School 
* Woldingham School
* Sherborne School for Girls 
* Roedean School
* Godolphin School 
* Haberdashers' Monmouth School for Girls 
* Royal Masonic School for Girls
* Mount School, York 
* St Leonards-Mayfield 
* Moira House Girls' School
* Royal School, Haslemere 
* St Margaret's School for girls 

 

İngiltere'de sadece ve sadece erkeklere eğitim veren seçkin okullar:
* St Paul's School, London 
* Eton College 
* Tonbridge School 
* Abingdon School 
* Harrow School 
* Radley College 
* Dulwich College 
* Monmouth School 
* Loughborough Grammar School 
* Warwick School 
* Merchiston Castle School 
* Bedford School 
* Shrewsbury School...


 

                              


                       


                                                           'Karma eğitim kız öğrencilere zararlı'

   Yıllardır tartışılan "karma eğitim yararlı mı değil mi" sorusuna İngiltere'nn en ünlü okullarından St. Mary Lisesi'nin müdüründen yorum geldi: "Karma eğitim genç kızlara zarar veriyor." Frances King, karma eğitimin özellikle buluğ çağında genç kızların kendilerine daha az güvenmesine neden olarak akademik kariyerlerine zarar verdiğini söyledi. İngiliz Times gazetesine konuşan King şunları kaydetti: "Buluğ çağı özellikle kızların kariyerleri için ilk adımlarını atmaya başladıkları okul yıllarında kendilerine güvenlerinin daha az olmasına sebep oluyor. Son derece kırılgan bir yapıları oluyor. Ve karma eğitim onları bu en zor zamanlarında çok sert bir şekilde yaralıyor." (Sabah: 2 Mayıs 2007)


                 
                  BATIDA KARMA EĞİTİM MECBURİYETİ KALKTI  BİZDE DE KALKMALI   
  Karma eğitim, yıllardır okullarımızda uygulanıyor. Milli Eğitim eski Bakanı Metin Bostancıoğlu, dünyada tam da karma eğitim sorgulanırken, bütün okul ve hatta kurslara karma eğitim mecburiyeti getirdi. El Mersin’e giderken bizde tersine gitme kararı verildi. Karma eğitim, bizde hiçbir zaman araştırma konusu olmadı. Âdeta bir tabu. Kadınların toplumun üst kademelerine yükselememesi, başarısız olması önemsenmiyor, okullarda kızların cinsel tacize uğraması görmezden geliniyor. Çünkü ideolojik bir eğitim anlayışı söz konusu.Pragmatist bir anlayışa sahip olan batıda, her tabu gibi, karma eğitim sorgulanıyor ve son on yıldır ayrılma trendi yaşanıyor. Uzun yıllar Almanya’da kalan ve eğitim konusunda incelemeler yapan Ali Erkan Kavaklı, Yüzyılın Pedagojik Yanlışı Karma Eğitim isimli bir kitap yayınladı. Kavaklı’nın kitabında Karma Eğitim’in batıda nasıl sorgulandığı ve tartışmalardan çıkan sonuçlar ele alınıyor.

                                             AVRUPA VE AMERİKA’DA KARMA EĞİTİM TARTIŞMALARI
   Karma eğitimin Avrupa ve Amerika’da 90’lı yıllardan beri masaya yatırıldı; tartışıldı ve şimdi öğrencileri ayırma trendi yaşanıyor.Yüzyılın Büyük Pedagojik Yanlışı Karma Eğitim adlı kitap; batıda yıldır sorgulanan karma eğitim tartışmalarını Türkiye’ye taşımak ve karma eğitimin kızların gelişmesini nasıl engellediğini ve onları başarısızlığa ittiğini gözler önüne seriyor.
  Ülkemizde kamuoyu, batıdaki karma eğitim tartışmalarından habersiz. MEB, karma eğitim, kusursuzmuş ve özellikle kızların yetişmesine zarar vermiyormuş gibi davranmaktadır. Halbuki karma eğitim, 1960’lı yıllarda toplumda kadın-erkek eşitliğini sağlayacak bir reform olarak sunulmuştu. Aradan geçen bunca yıla rağmen toplumda kariyer yapma ve para kazanma konularında kadın-erkek eşitliği sağlanmadı, aksine arttı. Yeni araştırmalar, karma eğitimin kadınların yetişmesine zarar verdiğini ortaya koydu.

                                 ALMANLARIN MEŞHUR DER SPİEGEL DERGİSİ: EN BÜYÜK PEDAGOJİK YANLIŞ

 Bir nesil 20 senedir. Bir sosyal program; toplumda 20 sene içinde netice verir. 1960’lı yıllarda batıda, özellikle devlet okullarına karma eğitim mecburiyeti getirildi.  1980’li yılların sonuna gelindiğinde toplumda kadın-erkek eşitliğinin sağlanmadığı görüldü. Bunun üzerine karma eğitim, sorgulanmaya başladı ve bu araştırmalarla ilgili bir çok yayın yapıldı, yapılıyor. Almanya’nın beş milyon civarında satan, etkili, haftalık dergisi Der Spiegel, karma eğitimle ilgili olarak şunları yazdı:

 “Karma eğitim, 60’lı yılların sonunda büyük bir reform olarak kutlandı. Yanlış o zaman yapıldı. O zaman öğretmenler, bilim adamları ve politikacılar karma sınıfların otomatik olarak toplumda kadın erkek eşitliğini sağlayacağına inanıyorlardı. Araştırmalar daha net gösteriyor ki, reform düşüncesi, son yüz yılın en büyük pedagojik yanlışı idi. Kızlar, eğitimde eşit şans yakalamak bir yana, eskiden olduğu gibi dezavantaj sahibi oldular. Eşitlik tartışmaları hiç yapılmamış gibi rol klişeleri sürüyor.”

 Batıda karma eğitim, özellikle resmi okullara tatbik edildi. Kilise okulları ve özel okullar, istisna kabul edildi. Batıda her zaman kız okulları bulundu.

 Karma eğitim projesinin uygulamaya konmasından 20 sene sonra, yani 1980’li yılların sonuna gelindiğinde manzara şöyle idi:

1.     Toplumda kadın-erkek eşitliği sağlanamadı.

2.     Kadınlar toplumun üst kademesinde erkekler kadar yer almadı.

3.     Kadın ve erkek arasındaki ücret farkı ortadan kalkmadı. Aynı işi yapmalarına rağmen kadınlar daha az ücret alıyor ve daha çok işsiz kalıyor.

4. Okullarda ve toplumda cinsel taciz önlenemedi.


                                                            EN ÇOK TEPKİ FEMİNİSTLERDEN GELİYOR
  Karma eğitime en çok tepki  feministlerden geldi. Çünkü onlar kadının toplum içinde önemli mevkilerde yer almasını ve haksızlığa uğramamasını istiyor. Karma eğitimle ilgili araştırmaları yapanlar, genellikle kadın akademisyenler. Araştırma sonuçları yayınlandıktan sonra politikacıların, eğitimcilerin ve pedagogların, karma eğitime bakış açısı değişti. Kuzey Rheinwestafalen eyaletinin sosyal demokrat Eğitim ve Bilim Bakanı Gabriele Behler, 2000-2001 öğretim yılı başında, bizim Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun bütün okullara ve kurslara karma eğitim mecburiyeti getirdiği sene, okullara birer yazı göndererek, imkânları ölçüsünde ve kademeli olarak ayrı eğitime geçmelerini emretti. Bakan şöyle diyor:

  “70’li yıllarda hepimiz, karma eğitimin erkeklerle kızlar arasında şans eşitliği sağlayacağına inandık. Meğer bu, aşırı iyimser bir bakış açısı imiş. Sınıflardaki erkek hegemonyasına karşı savaşıyorum.”

  Der Spiegel, araştırma neticelerini ortaya koyan şu cümleyi manşet yaptı: “Yüz yılın en büyük pedagojik yanlışı karma eğitim karaya oturdu.”


                                     İSTATİSTİKLER, KARMA EĞİTİMİN EŞİTLİK SAĞLAMADIĞINI SÖYLÜYOR

Araştırmaların hepsi, karma eğitimin toplumda kadın erkek eşitliğine hizmet etmediğini, kadınların ezilmesini ve horlanmasını önlemediğini, aksine sistematik hale getirdiğini gösteriyor. Meselâ:

Almanya üniversitelerinde elektro teknik alanında öğrenim gören kızların oranı % 4.

Federal Almanya’da, kadınların sadece % 7’si mühendis.

Akademisyenler arasında kadınlar, erkeklere göre daha fazla işsiz kalıyor.

Bilim adamları arasında kadınların oranı sadece % 6.

Almanya’da çeşitli meslek dallarındaki “kadın doçent”lerin erkeklere oranı şöyle:

“İnşaat yüksek mühendisi kadın doçent  % 1.6.

Kimya doçenti % 4.5

Hukuk doçenti % 6.5

Tıp  doçenti   % 8.3

Felsefe doçenti % 9.3

Tarih doçenti    % 10.4

Roman dilleri  doçenti % 19.1

Eğitim Bilimleri doçenti % 23.5”  

Fizik alanında:

35 erkek profesör kürsü sahibi,

sadece 3 kadın profesör kürsü sahibi.  (Der Spiegel,sayı 2, 2001)

Halbuki yüksek öğretimde kız öğrencilerin erkeklere oranı neredeyse % 50’yi buluyor.

Ama yüksek kademelere ve toplumun tepe noktalarına gelme yarışında kadınlar geride kalıyor. Kadınların fizik, kimya, bilgisayar mühendisliği gibi çok para kazandıran mesleklerde başarısızlığı, onları dezavantaj sahibi yapıyor.

Toplumun tepe noktalarına gelen kadın oranı çok az. Hem de karma eğitimi, reform olarak görenlerin yüzünü kızartacak kadar az. Size birkaç istatistik sonucu sunmak isterim:


                                                ZİRVEDEKİLER

                                  1980         1985          1990            1995            1999

Yüksek okul öğrencisi:  % 47.5        % 49          % 49.5          % 53.4           % 54.8

Yüksek okul bitiren:     % 34.1        % 36.8       % 36.5          % 40.7           % 43.5

Doktora yapan:            % 19.6        % 24.1       % 27.8          % 31.5           % 33.4

Doçent:                      % 5.4          % 7.2         % 10             % 13.8          % 17.7

Profesör:                     % 5.2          % 5.1         % 5.5            % 4.8           % 6.3    

    
    Kuzey Rheinwestfalen Eyaletinde lise bitirme dersi olarak  kızlar:

    Fizik  % 12

    Kimya % 35

    Resim  % 71

    Almanca % 69 oranında seçiyor. (Karma Eğitim, sh.48)
    
                                   ÜST DÜZEY YÖNETİCİ KADIN:
    Türkiye       % 4

    ABD         % 2.4

    Almanya      %  3

    İngiltere      %  2

    Japonya      % 1   (Hürriyet, 9 Eylül 2001)

    
                                   MECLİSTE KADIN
    İsveç             % 40

    Güney Afrika % 25

    Mozambik     % 25

    Uganda       % 17.4

    Meksika       % 14

    Polonya       % 13

    Türkiye     % 2.4    ( Vakit, 8 Mart 2002)


                                        NOBEL ÖDÜLÜ
    2001 yılına kadar     690 erkek,  29 kadın Nobel ödülü aldı. (Der Spiegel, sayı 42, sh. 72, 2001)

    
                                 TÜRKİYE’DE KADIN OLMAK
Eğitimde karnemiz hiç iyi değil. Özellikle kadınların eğitimi konusunda oldukça kötü bir karneye sahibiz. Kadınların durumunu yansıtan bir istatistik, yolun neresinde olduğumuzu çok net olarak ortaya koyuyor.

Kadınlarımızın:

    % 1.9 üniversite mezunu

    % 6’sı    lise mezunu

    % 28’i okuma yazma bilmez

    % 25’i ailesi tarafından okula gönderilmemiş.

Eğitim görenlerin:

% 28.6’sı teknik alanda

% 65’i dil ve edebiyat alanında eğitim görmüş.

% 29.6’sı dayak yiyor.

% 50’si haklı sebepler olursa dayak yenebileceğini savunuyor.

(Türkiye’de Kadın Olmak, 25. 4. 2002, Internet bilgisi)

Kadınlarımız, özellikle daha iyi para kazandıran bilgisayar, matematik, kimya ve fizik mühendisliği gibi alanlarda yoklar. Bu alanlarda erkek hakimiyeti var.


                                    TÜRKİYE’DE ÇOCUKLARIN EĞİTİM DURUMU
 Kızlar, okullarda fizik, kimya, matematik, spor, el işi, bilgisayar alanlarında genel olarak erkeklerle yarışmayı göze almıyor. Yarış olduğunda geri çekiliyorlar ve hakimiyet erkeklere geçiyor. Halbuki kız okullarında öğrencilerin bu dersleri kendi aralarında yarışırken başarılı olduğunu gösteriyor. Bizde yönlendirme bir tarafa çocuk eğitimden sınıfta kalmış durumdayız.

Bir araştırmaya göre çocukların:

% 29  okula gitmiyor.

% 38’i cinsel istismara uğruyor.

% 21’i okuma yazma bilmiyor.

20 bin çocuk sokakta.

Her yıl 125 bin çocuk okuma yazma öğrenmeden zorunlu eğitim çağının dışına çıkıyor.

6 milyon  çocuk çalışıyor.  (Karma Eğitim. S. 150.)


                          YEDİ TEPE ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMASINA GÖRE  CİNSEL TACİZ
 Karma eğitim, okullarda cinsel tacizlere de yol açıyor. Bu konuda ülkemizde de yapılan araştırmalar var.

17-27 yaşları arasındaki 532 üniversiteli kız öğrenci üzerinde yapılan araştırmalara göre kızların:

% 32’si tecavüze uğramış. Oran 1/3.  (Zaman, 6.01.2002)

Almanya’da bu oran,  % 25.  ( 10.01.2002 tarihli Spiegel Online)

Ülkemizde kadınlar, % 34 oranında fiziksel tacize uğruyor.

Fransa bu oran % 95.

Amerika’da ise bir yılda 4 bin kadın dövülerek hayatını kaybediyor.

4 milyon kadın eşinden dayak yiyor.

Her 15 dakikada 1 kadın tecavüze uğruyor.  ( Vakit, 8 Mart 2002)


                         AMERİKA’DA  A. E CASEY Vakfı Araştırması:

İlkokul ikiden lise sona  kadar 4.200 öğrenci üzerinde yapılan araştıramaya göre kızlar:

% 39 oranında her gün tacize uğruyor.

% 29’u en az haftada bir taciz görüyor.

% 89 oranında kız öğrenci, lâf veya geriden hareketle okulda tacize uğruyor.

13-19 yaş grubu arasında bekar kızların doğum oranında % 16 artış olmuş.

İdareye şikâyet halinde takip oranı % 55. (Vakit, 12 Mart 2001)


                                                ERKEK ÖĞRENCİ GİREMEZ

Batıda eğitime yaklaşma biçimi ideolojik değil, pragmatik. Karma eğitime bir dizi tepki var. Orada zaten özel okullar ve kilise okulları ayrı eğitim veriyor.

Meselâ, Amerika’daki Wellesley Kız Üniversitesi ve diğer kız okulları, bu araştırmalardan sonra öğrenci akınına uğradı. Bu üniversitede Amerika’nın eski First Lady’si Hillary Clinton ve ABD dışişleri eski bakanı Madeleine Korbel Albright, ünlü artist Ali McGraw gibi ünlüler öğrenim görmüş.

Wellesley Kolejinin, Amerika’nın Harvard ve Yale gibi diğer süper üniversiteleri arasındaki tek bir fark var:

“Wellesley’e erkek öğrenci giremez. Kolej, bir bayanlar üniversitesi.”

Amerika’da bugün 84 bayan üniversitesi bulunuyor. Şu sıralar bu okullar, öğrenci akınına uğruyor.

Çelik şehri Pittsburg’da bulunan Chatham Koleji’ne bu yıl müthiş bir akın var, öğrenci sayısı geçen yıla oranla % 30 arttı.

Federal Devlet North Carolina’da bulunan Salem Coleji’ne 1990 yılına oranla % 70 oranında daha fazla kız öğrenci baş vurdu.

Aralarında Wellesley’in bulunduğu, geleneksel zenginlikleri bulunan  “Yedi Kardeşler Kız Üniversiteleri”ne baş vuran öğrenci sayısı, genel olarak iki kat arttı. Bu okullarda aşağı yukarı 20 bin öğrenci okuyor.


                                               KIZ OKULLARI DAHA BAŞARILI

Wellesley Üniversitesinde bir araştırma yapan Alman Prof. Dr. Sigrid Metz-Göckel, şu tespitlerde bulunuyor:

1. Üniversitenin mezunları toplum hayatında oldukça başarılı. 1990’lı yıllarda Amerika’da 10. sıralarda yer alan Wellesley Üniversitesi, 1998’lerde 3. sıraya yükselmiş.

2. Mezunların ¾’ü meslek sahibi.

3. Mezunların % 50’si, erkek egemen mesleklerde çalışıyor ve iyi para kazanıyor.

4. Mezunların % 80’i üniversiteyi bitirdikten sonra master, doktora, kurs görüyor ve kariyer yapıyor.

5. Okulları ile hayat boyunca ilgileniyorlar, cömertçe bağışta bulunuyorlar ve böylece üniversite, diğer üniversitelerle yarışma şansı elde ediyor.

6. Kadınların entelektüel büyümesi ve enstitüler kurması, sosyal aktiviteleri artırıyor.

7. Üniversite, öğrencilerini yönetici olmaya, kariyer yapmaya ve sorumluluk almaya yönlendiriyor.

8. Üniversitede parlamento var, bakanlar var, komisyonlar kurulmuş. Öğrenciler buralarda görev alıyor ve hayata hazırlanıyor. Cesaretleri artıyor, kendilerine güven kazanıyor, yardım alıyor ve başkalarına yardım ediyorlar.

                                                    KİLİSE OKULLARI KARMA DEĞİL

Batıda, özel okullar ve kilise okullarına hiçbir zaman karma eğitim mecburiyeti getirilmemiş. Onlar, velilerin isteği doğrultusunda ayrı eğitim vermeye devam etmiş ve ediyor. Bugün, bu okullar öğrenci akınına uğruyor. Devlet de bu doğrultudaki velilerin taleplerine cevap vermek için Almanya’da karma eğitim mecburiyetini kaldırdı, resmi kız ve erkek okulları yeniden açılmaya başlandı.

Bayern eyaleti Kültür Bakanlığı tarafından çıkarılan Schule Aktüel dergisi bize şu bilgiyi veriyor:

Eyaletteki 398 gymnasiumdan (bizdeki Anadolu ve Fen Liseleri karşılığı okullar) 45 tanesi Katolik, 5 tanesi Protestan Kilisesine ait. Yani bu okulların 1/8’i özel ve kiliselere ait.

Realschulelerin(10.sınıfa kadar olan lise) %20’si, özel meslek liselerinin %50’si kilisenin.

Bu okullardaki öğrencilerin büyük çoğunluğu kız. Devlet ve şehir okulları, istisnalar dışında karma eğitime geçince, kız öğrenciler kızların ayrı okuduğu kilise okullarını seçiyor. Kiliseye bağlı gymnasiumlardaki öğrencilerin 1/3’ini Realschulelerin 2/3’sini kız öğrenciler oluşturuyor.

Amerika’daki 84 kız üniversitesinin hepsi özel.

Bunların %50’si kilise ve dinî cemaatlara ait.

 
                                                                   BATIDA NELER DEĞİŞTİ?

Almanya’da bir araştırma yapan ve araştırmalarını kitaplaştıran bilim kadını Doç. Dr. İlse Brehmer, radikal çözüm, kız ve erkeklerin ayrı eğitim görmesidir, diyor. Karma okulların ise mutlaka reforma tabi tutulmasını öneriyor.

Araştırmaların ürkütücü sonuçları ortaya çıktıktan sonra batıda epey yenilikler yaşandı ve şunlar oldu:

    1. Kız okulları öğrenci akınına uğradı. Güç kazandı.

    2. Almanya’da yönetmelikler değişti. Okulların karma olma mecburiyeti kaldırıldı. Devlet,  çocuklarına ayrı eğitim yaptırmak isteyen velilerin taleplerine cevap verme kararı aldı.

    3. Almanya’da Kuzey Rheinwestfalen eğitim bakanı 2000-2001 öğretim yılında okullara yazı göndererek en azından fizik, kimya, matematik, elişi, spor ve bilgisayar derslerinin ayrı yapılmasını istedi.

    4. Bütün eyaletlerde kısmi de olsa ayrı eğitim teşvik ediliyor.

    5. Karma eğitimin zararlı olduğu kabul edildi ve karma okullar reforma tabi tutuluyor.

 6. Amerika’da devlet okullarının karma olmaktan çıkarılması içen Senatör Hilary Clinton ve Texas Sentörü Kay Bailey Hutchison yasa tasarısı hazırladı. Gerekçe, ayrı eğitim yapan özel okullara öğrenci akını olmasıydı. Böyle bir talebi devlet okulları da karşılamalıydı.


Yüzyılın Büyük Pedagojik Yanlışı Karma Eğitim’i yazan Ali Erkan Kavaklı şunları söylüyor:

“Altı Almanya’da kalmasaydım ve Avrupa ve Amerika’daki karma eğitim tartışmalarını takip etmeseydim böyle bir kitabı yazamazdım. Kitabın başlığı bile Der Spiegel’den iktibas. Batılıların kafasında tabu yok. Her şeyi araştırıyorlar. Biz de ise tartışılmaz tabular var. Bu yüzden karma eğitim, bunca zararına rağmen, biz de henüz tartışılmıyor. Ama tartışılmalı ve reforma tabi tutulmalı.”

                                                                    SONUÇ:
1.Milli Eğitim Bakanlığı, yeni gelişmeleri mutlaka takip etmeli ve karma eğitim zorunluluğu kaldırılmalı.
2. Çocuğuna ayrı eğitim aldırmak isteyen velinin isteği yerine getirilmeli.
3. Veliler, eğitime dahil olmalı, eğitimde onlar da söz sahibi olmalı.
                                                                                             
Ali Erkan Kavaklı  Bey'e Teşekkür  Ediyoruz  (Karma Eğitim :Nesil Yay.)
 

                  The Times: "Sadece kız öğrencilerin bulunduğu okuldaki başarı grafiği yükseliyor"
  Kuzey Londra'da eğitim faaliyetinde bulunan Kuzey Londra Kız Yüksek Okulu'nda öğrencilerin diğer okullara göre olan başarı grafiğinin gittikçe yükselmesi The Times gazetesine haber konusu oldu. Sadece kız öğrencilerin eğitim aldığı okulun başarı grafiği, devlet okulları ve diğer karma okullara göre daha yüksek ve bu grafik gittikçe arayı açıyor. Bu durumun kız ve erkek öğrencilerin ayrı ortamlarda eğitim almasının haklılığını ispatladığını yazan The Times gazetesi, eğitim tablosunda kız okulunun en yüksek dereceler almaya devam ettiklerini vurguladı. Bu durumun nedenlerini The Times gazetesine açıklayan okul müdürü Bernice McCabe, "Kızlar erkeklerden ayrı ortamlarda eğitim almalarının faydasını görüyor. Bu ortamda kendilerine her şekilde güven duyabiliyorlar. Etrafında erkekler olmadığı için bir davranışta bulunacaklarında erkekler tarafından etkilenmeyeceklerinin farkındalar. Erkeklerin olmadığı bir ortamda kızlar zeki ve kendine güvenmeleri için daha serbest bir ortam yakalıyorlar." görüşlerini dile getirdi. Sadece erkek öğrencilerin alındığı Royal Grammar Okulu Genel Müdürü Jon Cox da konu hakkındaki görüşlerini aktarmış. Cox, "Kızların olmadığı bir ortamda erkeklerin dikkati dağılmıyor ve derslerine daha fazla odaklanıyorlar. Kızların olduğu bir ortamda dışa açılmaları ve sınıfta söz almaları daha da azalıyor ve söz aldıklarında 'acaba kızlar ne düşünür?' kompleksine kapılabiliyorlar." diye konuştu. Bağımsız Eğitim Konseyi'nin okulların başarı grafiğini ve sınav sonuçlarını dikkate alarak yaptığı sıralamada ilk on okul içinde 2 erkek okulu ve 1 karma okul bulunuyor. Bunun dışındaki okullar kız ve yatılı okullardan oluşuyor. (29.08.2009)
 

          
 

                                                          Karma okullar daha başarIsIz
    Bir kesimi yerinden hoplatacak bir sonuç, biliyorum! Kız çocuklarıyla erkeklerin birlikte okumasını savunan, genç insanların sağlıklı gelişimi için karma eğitim modelinin şart olduğunu düşünen herkesi şaşırtacak bir yazıya rastladım. İngiliz The Times’da yayınlanan habere göre, kız ve erkek okullarının başarı oranı, karma eğitim yapan okullara göre daha yüksek. Karşılaştırma, İngiltere’de liseyi tamamlama sınavı olan A level ve GCSE sonuçlarına bakarak yapılmış. A level, bizim üniversite sınavına tekabül ediyor denebilir, çünkü öğrenciler bu sınavda aldıkları puanla üniversitelere başvuruyor. Bu listeye göre ilk üçe giren okulların hepsi özel! St. Paul’s Girls School’un birinci, Perse School for Girls’ün ikinci olması, özel kız okullarının fark attığının da kanıtı. Genel olarak kızların başarısı göze çarpıyor: İlk 50’ye giren liseden, 27’si kız, 14’ü erkek okulu. Sadece yedi tanesi karma eğitim yapıyor! Anlayacağınız, Türkiye’de çağdaşlığın gereği olarak düşünülen karma okul, belki de sanıldığı kadar başarılı bir model değil.
    Peki bizim okullarımızın kaç tanesi karma, kaç tanesi sadece erkek veya kız okulu? Milli Eğitim’in Strateji Geliştirme  Başkanlığı’na danıştım, böyle bir çalışma yokmuş. Okullar sadece genel, özel ve meslek lisesi olarak sınıflandırılıyor. Ayrıca adı kız veya erkek lisesi olan pek çok okul, karma eğitime geçti. Dershanelerin ise karma eğitim vermesi zorunlu. Ancak bizde kızlarla erkeklerin ayrı okullarda okuması, muhafazarlığın bir göstergesi olarak görüldüğü için konuyu tartışmak bile başlı başına sorun. Doğruya doğru: Dindar kesim, kız çocuklarının ayrı okulda eğitim görmesini, başarı çıtasını yükseltmek için savunmuyor. Öncelikli kaygıları, kızların ‘namus’unu korumak
(*) Ortaöğretimdeki kız öğrenci sayısının erkeklerden daha düşük olduğu, kız okutmanın pek çok aile için sorun olduğu ülkemizde, belki de bazı önyargıları bir kenara bırakmakta fayda var. 
Eğer amaç, daha fazla kız çocuğunun okuması, üniversiteye girmesi ve kendi ayaklarının üzerinde durmasını sağlamak... Ve yerlerde sürünen ÖSS başarı grafiğini yükseltmenin bir çaresini bulmaksa... Karma eğitimin artısını eksisini yeniden gözden geçirmekte belki de fayda var. Avustralya’dan ABD’ye, karma okullarla ilgili pek çok araştırma yapıldı. ABD’de 2008 yılında Stetson Üniversitesi’nin yürüttüğü dört yıllık pilot araştırmanın sonuçları çarpıcı: Karma okulda okuyan erkeklerin yüzde 55’i sınavı başarıyla verdi. Buna karşılık sadece erkeklerin okuduğu okulda, aynı sınavdaki başarı oranı yüzde 85’ti. Üstelik demografik yapı, sınıftaki öğrenci sayısı ve  müfredat bakımından iki okul tamamen birbirinin aynıydı!
    * Yazar " ben onlardan değilim" mesajı vermek zorunda hissetmiş kendini :) Ama sonuç aynı...!
                                                                                                        Mehveş Evin 
16 Ocak  2010

 

                               EğItImde reform bekleyen sorunlar ve karma eğItImIn zararlarI

Karma eğitim, Avrupa ve Amerika’da sorgulandı. Kız ve erkeklere verdiği zararlar ortaya kondu. Almanya devlet okullarındaki karma eğitim mecburiyetini kaldırdı. Özel okullarda zaten karma eğitim mecburiyeti yoktu.  

Almanya’da eğitim, yerel hükümetlere bırakılmış. Eyaletlerde sosyal demokrat, Hıristiyan demokrat, Yeşiller,  hürriyetçi demokrat partilere ait hükümetler ve bu partilere mensup “eğitim ve kültür” bakanları var. Hepsi de karma eğitimin “pedagojik bir ham ölü”(1), “yüz yılın pedagojik yanlışı” (2) olduğundan eminler.  90’lı yıllarda karma eğitim sorgulandı; kız ve erkeklere verdiği zararlar tespit edildi, gerekli önlemler alındı.  
Patriarchat” isimli bir kitap yazan Doç. Dr. Ilse Brehmer, karma eğitimin yanlışlarını uzun uzun anlattıktan sonra şu çözüm önerilerinde bulunur:
1.Tekrar tekrar yapılan araştırmalar gösteriyor ki radikal çözüm kız okullarının çoğaltılmasıdır.
2. Stratejik olarak mevcut kız okulları korunmalı, geleneklere sahip kız okullarına mutlaka sahip çıkılmalı.
3. Kız okulu açmak isteyen sivil inisiyatif engellenmemeli. (s.101)
Karma eğitim tartışmalarından sonra Almanya’da karma eğitim mecburiyetine son verildi. Devlet okullarında isteyen veliye çocuğunu ayrı okula gönderme şansı verildi. Karma eğitim yapan okullarda fizik, matematik, kimya, bilgisayar, el işi, spor gibi derslerin ayrı yapılması için okullara talimat gönderildi. Çünkü yapılan araştırmalar yukarıda sayılan derslerde kızların erkeklerle yarışamadığını gösterdi. Dil, tarih, coğrafya, sosyoloji, felsefe, biyoloji gibi sosyal derslerde de erkeklerin kızlarla yarışamadığı ortaya çıktı. Dolayısıyla bu derslerin ayrı yapılması, kız ve erkeklerin başarısını artırıyor.
Karma eğitimin cinsel tacizlere zemin hazırladığı yapılan araştırmalarda ortaya çıktı. (3)
Karma eğitimin mecburi olmaktan çıkarılması, yıllardır sürdürülen “haydi kızlar okula” kampanyasından daha fazla kız çocuğunun okula gitmesini sağlayacağından kimsenin şüphesi olmasın.

     Karma eğitim toplumda kadın-erkek eşitliğini sağlamak için ortaya atılmış bir proje idi. 1969’lu yıllardan beri uygulanıyor, toplumda kadın-erkek eşitliği sağlanmadı. Batı’da eğitimciler ve toplum bilimciler acaba proje mi yanlış diyerek konuyu yeniden ele aldılar ve hakikaten karma eğitimin kadın-erkek eşitliğine hizmet etmediğini, hatta tam aksine kadınlara okul çağından itibaren “aşağılanmayı, cinsel tacize uğramayı, erkek hegemonyasında yaşamayı” öğrettiğini ortaya koydular ve ayrı eğitimi savunmaya başladılar. Bizim Batı taklitçilerine ezberi bozuldu. Batı’daki araştırmaları ve ayrı eğitim eğilimini görmezden geldiler ve körü körüne karma eğitimi savunmaya devam ediyorlar...Merak eden okuyucularım için bu yazımda karma eğitimin insan tabiatına aykırı olduğunu söyleyeceğim ve zararlarını sıralayacağım.

İnsan tabiatına aykırı çünkü Cambridge Üniversitesinde çalışan psikolog Prof. Simon Baron-Cohen’in de ifade ettiği gibi kız ve erkek anne karnından itibaren farklı programlanıyorlar ve farklı ilgi alanları var.  Prof. Baron-Cohen The Essential Diffrence adlı kitabında der ki:

“Normal şartlarda kadınlar ve erkekler farklı beyin yapıları ile dünyaya gelirler. Erkek beyni dünyayı sistematik olarak algılamaya yeteneğiyle dünyaya geliyor; buna karşılık kadın beyni ise duyarlı ve empatik yapılı olarak donatılıyor.” (Der Spiegel, 25.08.2003, s.91)

Kadın ve erkeğin farklı programlandığını anlamak için çocuklara bakmak bile yeterli. Kız torunum bebeklerle oynuyor, erkek araba ve silahlarla.

Verdiği zararları kısaca şöyle sıralamak mümkün:

1.    Okullarda kızların cinsel tacize uğramasına yol açtı.

2.    Kızlara erkek hegemonyasında yaşamayı öğretti.

3.    Özellikle muhafazakâr ailelerin kızları okula göndermemesine yol açtı, kızları eğitimsiz bıraktı.

4.    Karma sınıflar strese yol açtı, kız ve erkeklerin yeteneklerini geliştirmelerini engelledi.

5.    Fizik, kimya, bilgisayar, spor, el işi, motor dersi gibi alanlarda kızlar erkeklerle yarışamadı ve yeteneklerini geliştiremedi.

6.    Dil, edebiyat, tarih, coğrafya, biyoloji, sosyal bilgiler alanında kızlarla yarışamayana erkeklerin yeteneklerini geliştirmesini engelledi.

7.    Kız ve erkeklerin derslere odaklanmalarını ve daha iyi yetişmelerini önledi. Özellikle mühendislik alanlarında kızların verimsiz olmasına ve daha az maaşlı meslekler seçmelerine yol açtı.

8.    Ergenlik çağındaki kız ve erkekler dersler yerine karşı cinsle ilgilenmesine ve ahlakî yozlaşmanın meydana gelmesine yol açtı.

9.    Okullarda kız veya erkek arkadaşını başkalarından kıskanan erkek veya kızların kavga etmesine sebep oldu.

10.    Fiziken güzel olmayan ve arkadaş bulamayan kız ve erkekleri karamsarlığa sürükledi.      (Ali Erkan Kavaklı:  25.06.2011 )

Kaynaklar:
1. Schul-Report, Eylül 1997, Bayern Kültür Bakanlığı dergisi.
2. Prof. Thomas Schaefer, Schule Aktuel, Eylül 1997, Salvatorstr. 2. 80333 München
3. Yüz Yılın Pedagojik Yanlışı Karma Eğitim, s.180, Nesil yayınları, İstanbul 2001 (Yüz Yılın Pedagojik Yanlışı Karma Eğitim konusunda daha fazla bilgi edinmek isteyenler 0212 444 2 4 14’ten kitabı temin edebilirler. Kitabı özellikle eğitimcilere ve okullarda kızı olan ailelere tavsiye ederim.)

 

 

                                                 8 yıllık kesintisiz eğitim değiştirilmeli

1996-1997 eğitim-öğretim yılında çıkarılan kesintisiz 8 yıllık mecburi eğitim birçok sıkıntıya neden oldu. Öğrencileri bir sınıfa koyarak; ilgi, istek ve yeteneklerini göz ardı ettik. Bunun önündeki en büyük engel ise, 8 yıllık kesintisiz eğitim oldu. Düşünün 8 yıl boyunca, yetişme ortamları, aile desteği, doğuştan gelen kabiliyetleri ve öğrenim koşulları farklı öğrencilere ne yazık ki aynı şeyler veriliyor. Bu tür bir düşüncenin ülkemizde son 10-15 yıl içinde nelere mal olduğunu hepimiz görüyoruz. Ekonomisi kalkınan bir Türkiye var. Ancak ara teknik elemanı bulmakta zorlanıyoruz. Çünkü bu sistem imam hatip liseleri bahanesiyle getirildi. Meslek liseleri bu dönemde gözden çıkarıldı.
6-14 yaş sorunu

Milli eğitimde çözülmesi gereken en temel mesele 8 yıllık kesintisiz eğitimdir. Tecrübeler gösterdi ki ilköğretim uygulaması, birçok açıdan zararlı oldu. 6 ile 14 yaş arasında bulunan, çocuk ve ergenlik çağında olan gençleri bir araya getirmenin, bence sakıncaları var. İlköğretim okullarında zorunlu eğitim kademeli olmalı. Öğrenciler, fiziksel gelişimi ve yaş farkı dikkate alınarak ayrı binalarda eğitim görmeli. 8 yıllık kesintisiz eğitimde 1-5'inci sınıf öğrencileri birinci kademe, 6-8'inci sınıf öğrencileri ise ikinci kademe olarak tanımlanmalı. Kesintisiz yapılanma, bu kesimi iyileştireceğine, hasta etti. Tüm adımlar boşa atıldı.
Özellikle de Anadolu liselerinde ve özel okullarda verilmesi gereken kendisine has kültür yok oldu. Ülkemizde yabancı dille eğitime ya da bir başka söylemle yabancı dil öğrenmeye en büyük darbeyi 8 yıllık kesintisiz eğitim vurdu. 10 yıl öncesine kadar, önce herkes çocuğunu 5 yıllık devlet ilkokuluna gönderir, ardından Anadolu liseleri ve özel okullara yönlendirirdi. 8 yıllık kesintisiz eğitim başlayınca Anadolu liseleri ve özel okulların orta bölümleri kapandı. Oysa yabancı dil en iyi o yaşlarda öğreniliyordu. Ayrıca 7 yıllık bir süre söz konusu olduğu için de mezun oluncaya kadar mutlaka çok iyi bir şekilde yabancı dil konuşuluyordu.
Bu eğitim sizce iyi mi?

Bunun yanı sıra meslek liseleri de iyice ikinci sınıf okullar oldu. 8 yıllık kesintisiz eğitim maalesef meslek liselerinin önünü kesti. İlköğretimin 5. sınıfından sonra çocuklarımızı b ir mesleğe yönlendirici şekilde, eğitim sisteminde değişiklik yapmamız gerekiyor. Tabii bütün bunlar, imam hatip liselerine talebi azaltmak için yapıldı. Velilerin çocuklarının, hem müfredata dayalı eğitim almalarını, hem de dinini doğru öğrenmelerini istemeleri suç mu? Bence böyle saçma bir düşünce olamaz. Sekiz yıllık kesintisiz eğitim konusunda geriye dönük bir uygulama yapılmalı ve okulların orta kısmı açılmalı.
Zaten uluslararası standartlar da bunu gösteriyor. Kesintisiz eğitim, imam hatip liselerinin önünün kesilmesi için, yoğunluğunun azaltılması için yapılmış olabilir. Eğitimimizde okul öncesi zorunlu kapsamına girdi. Yeni eğitim sistemimiz, okul öncesi 1 yıl, ilkokul 5 yıl, ortaokul 3 yıl (hazırlık sınıfı hariç), lise 4 yıl olarak düzenlenebilir. Bir anlamda 28 Şubat döneminin simgesi olan ilköğretimde kesintisiz eğitim, milli eğitim sistemimizi bozmuştur. Bu güne kadar da gerekli işlemlerin yapıldığını zannetmiyorum. Önümüzdeki günlerde, MEB bu konuda, eğitim tarihimize geçecek bir karar alabilir. ( Sabah: SAİT GÜRSOY :23.11.2011)
 

 

                                                  ÖĞRETMENLİĞİN DE CİNSİYETİ VAR
(EĞİTİM - SEN'İN İLKÖĞRETİM OKULLARINDAKİ ÖĞRETMEN AÇIKLARININ BELİRLENMESİ AMACIYLA 30 İLDE 11 BİN 500 ÖĞRETMENLE YAPTIĞI ARAŞTIRMA ) :
OKUL ÖNCESİ, İŞ EĞİTİMİ, RESİM, MÜZİK, YABANCI DİL, REHBER, ÖZEL EĞİTİM VE TÜRKÇE ÖĞRETMENLİĞİ KADIN TERCİHİ OLARAK ÖNE ÇIKIYOR. DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ, BEDEN EĞİTİMİ, SOSYAL BİLGİLER, BİLGİSAYAR, FEN BİLGİSİ VE MATEMATİK DE ERKEK BRANŞI OLARAK SİVRİLİYOR. ( Hürriyet: 21.02.2005 )
    TERCİHLERDEKİ  BU FARKLILIĞIN  TEMEL NEDENİ KADIN ERKEK ARASINDAKİ FİZYOLOJİK VE PSİKOLOJİK FARKLILIKLARDIR...BİZLER  KADIN ERKEK EŞİTLİLİĞİNİ DEĞİL , KADIN ERKEK ARASINDA ADALETİ SAVUNUYORUZ, BUNUN DA TEMEL NEDENİNİ   BU FAKLILIKLAR OLUŞTURMAKTADIR...!UNUTMAYALIM KADIN ERKEK EŞİTLİLİĞİNDE " DAİMA " EZİLEN HEP KADINLAR OLMAKTADIR !

 

 

                              

 

 

 

 

KARMA EĞİTİM PEDAGOJİK HAM ÖLÜ
Karma eğitim, 1968’li yıllarda feminizmden hız ve ilham alarak kadınlarla erkekleri toplumda eşit hâle getirme hareketiydi. Sosyal bir proje, 20 yılda toplumda netice verir. 1988-90’lara gelindiğinde Almanya, İngiltere, Kanada ve Amerika’da eğitimciler projeyi yeniden masaya yatırdılar. Kadın-erkek eşitliği sağlanamamıştı.Ya proje yanlış veya sonuç…İncelemeler, kız ve erkeklerin farklı yeteneklere sahip olduğunu, ikisini eşitlemeye çalışmanın yaratılışa aykırı olduğunu ortaya koydu. CambridgeÜniversitesi hocası Prof. Simon Baron-Cohen, kız ve erkeklerin yaratılıştan farklı programlandığını, altı aylıkken bile kızların bebek oyuncağa, erkeklerin arabaya uzandığını söylüyor ve ekliyor:“Hormonlar yoluyla cinsiyetin getirdiği şekillenme doğumdan önce meydana geliyor.” 

Colorado Üniversitesi öğretim görevlisi Psikoterapist Gurian:“Erkekler ve kızlar, farklı öğreniyorlar” diyor. 

Beynin öğrenme bölümleri farklı. 

Prof. Hennig Scheich kız ve erkeklerin farklı öğrenme stratejileri takip ettiğini söylüyor: “Görünen o ki erkekler, daha fazla ayrıntı ile ilgileniyor, kadınlar bütünü kavramaya çalışıyor. Erkekler, bir ödevi yaparken beynin bir lobu aktif olarak çalışıyor, kadınlarda ise iki beyin lobu da çalışıyor.”

Kızların beyinlerinin sosyal zekâ bölümü erkeklerden % 11 daha büyük. Dil, sözel zekâ ve sosyal derslerde kızlar erkekleri geçiyor.

Erkeklerin beyni kızlardan daha ağır; fizik, kimya, bilgisayar, spor, matematik gibi alanlarda kızlar erkeklerle yarışamıyor.Kızlar matematiği kendi aralarında daha iyi öğreniyor. Tıpkı bayan voleybol takımı gibi.  Kız ve erkekleri aynı takıma aldığınız zaman kızların erkeklere rekabet etmesi imkânsızlaşıyor.

Bayern Kültür Bakanlığı dergisi Schule-Aktuel şunları yazdı: “Pedagojik bir ham ölü. Karma okul kızları aptallaştırıyor.”

Schule im Patriarchat -Schulung fürs Patriarchat kitabının yazarı Doç. Dr. Ilse Brehmer, şu tespitleri yapıyor:“Tekrar tekrar yapılan araştırmalar gösteriyor ki radikal çözüm kız okullarının açılmasıdır. Geleneksel kız okulları korunmalı, kız okulu isteyen inisiyatif engellenmemeli. Karma okullar, mutlaka reforma tabi tutulmalı.”

KIZLARA TACİZ ÖNLENEMİYOR

Schule Lebendig Gestalten kitabının yazarı Prof. Maria Anna Kreinbaum okullardaki cinsel tacizleri inceledi ve karma eğitim yapan okullarda cinsen tacizin önlenemediğini ortaya koydu. Sözlü ve fiili tacizler hiçbir ülkede önlenemiyor.

Dr. Palzkill’in tespitleri oldukça ilginç: “Eğer bilinçli bir gözle ve cinsiyet ayırımı göz önünde tutularak takip edilirse güç kullanımı ve cinsel tacizin okul içinde yapıldığı görülür...”

Yüz Yılın Pedagojik Yanlışı kitabımda karma okullardan organize olarak yapılan cinsel tacizlere bir dizi örnek verdim. Karma eğitimde cinsel taciz önlenemiyor. ( Ali Erkan Kavaklı: Vakit: 04 Aralık 2014)

 

 

                                                                VE ÜLKEMİN SOLCU (!) LARI...!!!