Ana Sayfa İrtibat Sık Kullananlara Ekle Sitemizin Tanıtımına Katkıda Bulunun Biz Kimiz ? İlkelerimiz
 Sistemin  antidemokratik  damarı

                                          BEYAZ ZENCİLER , TESETTÜRLÜ KARDEŞLERİMİZİN ÇEKTİKLERİ

                                                                      - Resimlere tıklayınız -

 

                           veya  

 

 

 

                                  TERÖR EYLEMİNDE VEFAT EDEN BAŞÖRTÜLÜ BİR HANIM İÇİN SÖZCÜ OKURUNUN YORUMU!
 

             

                                             

         Cumhuriyet gazetesi okurunun gazeteye mektubu! başörtülü bir kadının gazeteye açıklama yapmasını bile haznedeniyor!

 

 

 

 

                                               Bu insanlar “özerklik” değil, “özgürlük” istiyor!

  İstanbul Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası’nın internet sitesinde yapılan duyuruda, “başörtülü fotoğraf kabul edilmeyeceği” şu cümlelerle anlatılıyormuş: “Anadolu Üniversitesi ile yapılan protokol gereği aday belgesindeki fotoğrafın son altı ay içerisinde çekilmiş, başı açık, adayı kolaylıkla tanıtacak nitelikte olması gerekiyor. Aksi durumda hiçbir uyarıya gerek kalmadan adayların başvuruları iptal edilecek. (Başı kapalı, peruklu vb. çekilip gönderilmiş fotoğraflar kabul edilmeyecek, yeniden istenmeyecek ve sınavlara bu şekilde katılmak isteyen adaylar sınavlara alınmayacak.)”

“Adana Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu’nca oluşturulan 2011 yılı bilirkişi listesine kabul edilen 429 kişinin yemin töreni Adliye Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.Farklı mesleklerde çalışan bilirkişi adayları, Adalet Komisyonu Başkanı Mehmet Sabri Kumsal, komisyon üyesi Cumhuriyet Başsavcısı Sabri Beytorun ile üye Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Battal Özer’den oluşan heyet önünde tek tek yemin etti. Sıra başörtülü mali müşavirler Keziban Seyitler ile Nuran Kayagil’e geldiğinde Komisyon Başkanı Kumsal, bayanların ancak “başlarını az açmaları” halinde yemin edebileceklerini söyledi.. Bunu kabul etmeyen iki bayan, yemin etmeyerek salonu terketti.”

Efendim; İlyas Tatlı adlı vatandaş; 18 Ekim 2010 tarihinde; yanına “günlük işlerini bile kendisi yapamayacak” durumdaki hasta ve özürlü oğlu Mustafa Tatlı’yı alır ve “Gölcük Askeri Hastanesi”ne götürür...Çünkü Mustafa, “askerlik yaşı”nı doldurmuş ve askere çağırılmaktadır.
Baba İlyas Tatlı, daha önce “sivil hastaneden aldığı rapor”la birlikte Gölcük Askeri Hastanesi’ne gider ki; oğlunun durumunu bir de kendileri görsün..Dediğim gibi; 18 Ekim 2010 Pazartesi günü, saat 13.30’da Gölcük Askeri Hastanesi’nin önüne gelirler.Aaa, o da ne?!?..“Nizamiye”nin önüne geldiklerinde, karşılarına dikilen bir nöbetçi subay; “Yasak” der, “Bu sakalla içeriye giremezsin!”İlyas Tatlı, “sakalının inancı gereği olduğunu, kimseye zararının olmadığını” söylese de, görevli subay; “Nuh” der, “Peygamber” demez!..“Yasak dedik ya!.. Yasak!.. Ya sakalını kes ya da içeri girmeyi unut!”İlyas Tatlı şöyle bir teklifte bulunur:“Madem beni almıyorsunuz, bari oğlumu alın da, raporlarını siz takip ettirin!”Bir “olmaz” daha çeker subay;“Olmaz!.. Kendi işini kendin gör!.. Size asker mi tahsis edeceğiz?.. Sakalını kes, çocuğunu kendin götür!”Adamcağız çaresiz!..Ne yapsın şimdi?..Sonunda; gider berbere, “sakalını kazıtır” ve gelir “nizamiye”nin önüne!..“Cascavlak” kalmıştır!.. Artık ne “sakal” vardır, ne de “bıyık!”Ağlamaklı bir sesle; “Oldu mu” der subaya; “İstediğiniz kalıba girdim mi?.. Sakalımı berberde bıraktığıma göre, şimdi içeri girebilir miyim?!?” 
(Hasan Karakaya -Yeni Akit-2010-12-30)

 

                                                                     
                                                                      
                                                          

      TAMAM BE...MADEM TÜRBANA KARŞI AMA ANALARIMIZIN, ANADOLU HALKININ ÖRTÜSÜNE KARŞI DEĞİLSİNİZ O  TÜR ÖRTÜYÜ SERBEST BIRAKIN BARİ...  HAYIR  KAÇIŞ  YOK...TÜRBAN-BAŞÖRTÜSÜ - Kİ ASLI TESETTÜR - ...SİZ BUNLARA KARŞI DEĞİLSİNİZ...DİREK İSLAM'A  DÜŞMANSINIZ...SİZİ GİDİ   DİN DÜŞMANLARI SİZİ...! HER ŞEYİ BİLİYOR, GÖRÜYORUZ !
 

                                                  

     

                            

                                          Yıllardır bizi zorla Belçika, AB ...reklamcısı yaptılar...!


                                                      DÜNYADA VE ÜLKEMDE BAŞÖRTÜSÜ