Ana Sayfa İrtibat Sık Kullananlara Ekle Sitemizin Tanıtımına Katkıda Bulunun Biz Kimiz ? İlkelerimiz
KUR'AN'DA MECAZ- TEŞBİH SANATI

                                                            KUR'AN'DA TEŞBİH, MECAZ

   İslam'a  düşman olan ideoloji sahiplerinin - Ateist,misyoner - ortak özelliği İslam'daki teşbih sanatından haberdar olmamaları - veya önyargılarının buna engel olması;
*Müberrid " el-kamil " adlı eserinde : "Şayet bir kimse ;Araplar sözlerinde ekseriyetle teşbih  kullanır derse, bu söz doğrudur, der.
*İbn- i  Abbas :" kur'an'ın herhangi  bir yeri size kapalı gelirse, şiire ( Şiirde kullanılan sanat türlerine ) müracaat ediniz .Zira şiir, arapların divanıdır (Dil  gramerinin uygulama safhasıdır) "
* Mecaz gibi, kinayenin varlığı da cumhur tarafından kabul görmüştür (Süyuti, 2:789)
* Müteşabihat denilen Kur`ân–ı Kerim'in üslûpları hakikatlere geçmek için ve en derin incelikleri görmek için avamı nasın gözüne bir dürbün veya numaralı birer gözlüktür.
(İşaratu`l–İcaz, s: 12–30)
     Teşbihten  amaç kastedileni kısa yoldan açıklamaktır. Belagat - edebi konuşma- ulemasının ittifaken kabul ettiğine göre mecaz, hakikatten daha beliğdir - sanat içeriklidir - :

                                                            Ayetlerden Örnekler
"Çocukları ihtiyarlatan o gün " ( Müzzemmil:17) :Yani  Kıyamet günü...,
"yüzünüzü mescid-i Haram'a çevirin " ( Bakara: 149) : Sadece yüz değil, tüm vücut,
"Nefes almaya başlayan sabaha" ( Tekvir: 18 ) Yani ufuktan güneşin doğuşu sırasında yaydığı ışık
"Onlara elim bir azap müjdele " ( İnşikak: 24 ) :Aslında müjde burada zıt anlamı ile kullanılmıştır...
Bazen kesin olacağı bildirilen hükümler "mazi" - geçmiş zaman- sıgası yerine istikbal - gelecek  sıgası ile kullanılır: " Sura üflendi."
( Yasin: 51 ), "İki eli kurudu da" ( Tebbet: 1) .
" Şehre sor "  ( Yusuf: 82 ): şehir halkına sor
" Dünya hayatı , tıpkı gökten indirdiğimiz bir suya benzer " ( Kehf: 45 ) :Yani dünya hayatı süratle geçer.
" O , katımızda bulunan ana kitaptır " ( Zuhruf: 4 ) : Yani asıl kitaptır.
" Onlara şefkat  kanatlarını ger"  ( Hicr: 88 ) : yani merhamet göster.
" Ölü  iken kendisini dirilttiğimiz " ( En'am: 122 ) : Yani delalette iken hidayet verdiğimiz...
" Topluca Allah'ın  ipine yapışın " ( Ali İmran:103 )  : Allah'ı  güven , teslimiyet, Kur'an'a  uymak...
" Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler "(Bakara:18):Günümüzün deyimi ile üç maymunu oynayanlar.Bilerek Hak'kı  inkar edenler.
" Beyaz iplik, siyah  iplikten ayırt edilene dek ..." ( Bakara:187 ) :yani gündüzün beyazlığı, Tan vakti ...
" Onlar sizin elbiseleriniz, sizde onların elbiseleridir " : Yani Kadın erkek arasındaki ilişki, yakınlık...
" Elini boynuna bağlama (cimrilik yapma) ve hepsini açıp saçma (israf etme)":  (
İsra:29 )
" Allah'ın  iki elide açıktır " (Maide: 64) : Allah cömerttir ( Aynı anlamda hadis : "Allah'ın sağ eli doludur."
( Buhari: 9/150) )

                                                                Hadislerde mecaz
 " Rabbimizin Cehenneme iki nefes almasına izin vermesi :Biri soğuk, diğeri sıcak : yani Cehennemde sıcak ve soğuk azap  olarak vardır...Ve Sıcak-soğuğa kinaye...Günümüzde çok sıcak havalar için bile cehennem   sıcağı  denmez mi...!?
  " Cennet annelerin ayağı  altındadır " : Annenin  değeri vurgulanır
" Humma - sıtma- hastalığı , cehennem ateşindendir"  : Cehennemden gelmiş kadar korkunc ve korunulması gerekendir
" Nil, ceyhan,fırat ... Cennet nehirlerindendir." : Yani Verimli, bereketlidir...Cennetin olumlu  imajı onlara da  atfedilmiştir
" Kim ağaç keserse , Allah'ta onun başını Cehennemden aşağı sarkıtır ."  Sakındırmak için teşbih...
"İsrail oğulları olmasaydı , et bozulmazdı ." Eskiden yaptıklarına kinaye.Etlerinin zekatını vermeyip, kenara yığıp kokuşmalarına izin vermeleri kast edilir.
" Güneş batınca Allah'a secde eder" Yani Güneşin Allah'ın  kendine verdiği kurallara uyması, görevini ifa etmesi...
"İşler ehline verilmediği zaman kıyameti bekle " : Maksat ümmetin  kıyameti, helakı...
" Hz. Resul'un göğsünün yarılması" : Manevi kirlerden temizlenmesi ... Manevi ameliyat .
" Bana en çabuk kavuşacak olanınız kolu en uzun olanınızdır " : eli uzun olan, yani cömert olan...
" cennet - cehennemlikler yerini alınca ölüm getirilir aralarına ve sonra kesilir...artık ölüm yok denir ..." : yani ebedi kalınacak cennet ve cehennemde...
" Cennet kılıcların gölgesi altındadır" Şehitliğin  önemi...Yoksa  kocaman bir kılıc ve altında cennet kast edilmemiştir.
"
“Hacerü’l-esved Allah’ın sağ elidir, kim isterse O’nunla musafaha yapsın.” (es-San’anî, 5:39) hadisinde mecaz vardır ve Hacerü’l-esved’in Allah’a yakınlaşma yollarından birisi olduğunu ifade eder (Razî, 440-441)
 
Hz. Âişe vâlidemiz anlatıyor. Bir gün Allâh Rasûlü Sallallâhu Aleyhi ve Sellem odama gelmişti.Yere düşmüş bir ekmek parçası görünce onu aldı ve “Ey Âişe, nîmetin kıymetini bil. Çünkü şu ekmek bir toplumdan nefret edip kaçtı mı bir daha ona dönmez” buyurdu. (İbn Mace, Etime 52, no: 3353)
 Ateist bu hadisi okuyunca : "İşte buldum bakın, Muhammed ekmeği canlı zannediyor" diye hemen ithamda bulunurdu eminim ki...! Halbuki o dönemde yazmak yerine konuşma geleneği hakim idi topluma. Bu da sanat, edebiyat dolayısı ile teşbih-benzetme konuşma diline de yansımıştır. Hz Muhammed'in  (sav)  o toplum içinden biri olarak konuşma diline bu metodun yansımasından doğal bir şey olamaz. Gerisi sadece detay veya önyargıdır...!

Kaynaklar :
Difaun ani's-sunne : Pr. M. Ebu  Şehbe.Keyfe neteamel maassunneh : Pr. Y.el- Kardavî.Tevilu muhteliful - hadis :Muhammed bin muslim b.  Kuteybe.El itkan fi ulumil Kuran: Celaleddin Es-suyuti


                                                                         MECAZ
1. Mecaz nedir ?
‘Mecaz’, bir sözcüğü gerçek anlamından başka bir anlamda kullanma sanatıdır. Sözü daha canlı, çarpıcı ve etkili kılmak amacıyla kullanılır. Mecazın zıddı ‘hakikat’tır.
2. Kuran'daki Kullanımı
1-Genel olarak kullanılan mecaz
.Örnekler:“Şu dünyada kör (a’ma) olan kimse, ahirette de kördür, yolu daha sapıktır.” (17/72) Bu ayette geçen ‘kör’ sözcüğü hakiki manasıyla değil mecazi anlamda kullanılmaktadır. Buradaki körlük bedensel bir özrü değil, ‘dalalet’i (şaşkınlık, doğru yolu bulamama) ifade etmektedir.“Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak, size helal kılındı. Onlar sizin elbisenizdir. Siz de onların elbisesisiniz...” (2/187) Burada ‘elbise’ (libas) sözcüğü gerçek manasının dışında mecazi olarak kullanılmıştır.
2- Tabiatla ilgili:
1. Nefes alıp verdiği zaman sabaha andolsun. 81/18
2. Yürüdüğü zaman geceye. 89/4
Kuran’da tabiatı ‘canlı’ bir biçimde anlatan daha pek çok ayet vardır. Bütün bu ayetlerde ‘nefes almak’ ‘yürümek’ ‘kovalamak’ gibi fiiller canlı varlıklara ait olduğu halde cansız tabiata mecazen atfedilmiştir. Etkisi ise gayet açıktır. Sabahın nefes aldığını tasavvur ettiğinizde çok daha farklı bir etki bırakıyor insanın ruhunda. Tabiattaki canlılığı, dinamikliği bundan daha güçlü anlatamazsınız.

3-Allah’ın isim ve sıfatlarıyla ilgili olarak kullanılan mecaz.
Kuran zihnimizde varolan kavram ve kelimelerle ‘yaşayan, canlı, her an hayatın içinde’ bir Allah anlayışını ‘etkili ve güçlü’ bir biçimde vermeyi amaçlamaktadır.
1. Allah’ın ‘yüzü’ tabiri:
Kuran’da Allah’ın yüzünden bahseden birçok ayet vardır. Bu ayetlerde Allah’ın zatı ve kendisi ifade edilmektedir. “Ve Allah ile beraber başka bir ilaha tapma. O’ndan başka ilah yoktur. O’nun yüzünden (vech) başka herşey helak olucudur. Hüküm O’nundur ve siz O’na döndürüleceksiniz.” (28/88)Bu ayetteki ‘yüz’ ifadesi mecazi olup Allah’ın “zatı”, “kendisi” anlamındadır. AYNI SÖZCÜK (VECH=YÜZ) KURAN’DA İNSAN İÇİN DE KULLANILMAKTA ve ‘ZATI’ ‘KENDİ’Yİ ifade etmektedir. ‘Öyleyse sen yüzünü Allah’ı birleyen olarak dine, Allah’ın o fıtratına çevir; ki insanları bunun üzerine yaratmıştır.’ (21/30)Kuran’ın bütünlüğüne başvurmanın asırlardır tartışılan konuları nasıl çözüme kavuşturduğunu görüyoruz. Burada insanın FİZİKİ ANLAMDA YÜZÜNÜ DİNE ÇEVİRMESİNİ istediği söylenebilir mi ?
2. Allah’ın ‘eli’ tabiri:
Kuran’da Allah’ın elinden, iki elinden bahseden birçok ayet vardır. ‘Görmediler mi ellerimizin (eydina) yaptıklarından kendilerine nice hayvanlar yarattık da kendileri onlara malik olmaktadırlar. (36/71)Kuran’ın muhtevası ve bütünlüğü gereği Allah’ın elleriyle fiiller yaptığını söylememiz mümkün değildir. Zira Allah ‘bir şeye ‘ol’ der, o da hemen oluverir.’ (Yasin suresi 82. ayet)Burada ‘ellerin yaptıklarından’ maksat ‘Allah’ın kudretiyle yaptıklarıdır’.Zira ‘el’ kuvvet anlamında da mecazen bütün dillerde kullanılmaktadır. Aşağıdaki ‘Ülke padişahın elindedir’ misalini hatırlayalım.“El”in mecazi anlamda Allah’a atfen kullanıldığı bir başka ayet ise şöyledir:“Sana biat edenler gerçekte Allah’a biat etmektedirler. Allah’ın eli (yedullah) onların ellerinin üzerindedir...” (48/10) Ayetteki “el” tabirini hakiki/zahiri manada alıp Allah’ın elinin somut biçimde müminlerin elleri üzerinde olduğu düşünülemez. Bu ifade ile Allah’ın rahmeti ve kudreti ile müminlere destek ve yardımcı olduğu ifade edilmek istenmektedir. Yine Kuran bütünlüğüne başvurduğumuzda ‘EL’İN SÖYLEDİĞİMİZ ANLAMDA İNSANLAR İÇİN DE KULLANILDIĞINI tespit etmekteyiz:‘Bir mehir kestiğiniz takdirde, henüz dokunmadan onları boşamışsanız, kestiğinizin yarısını verin. Ancak kadınlar vazgeçer yahut nikah bağı ELİNDE (biyedihi) bulunan erkek vazgeçerse başka.’ (2/237) Ortada somut bir nikah bağı varda kişi onu MADDİ ELİYLE TUTUYOR DEĞİLDİR.
3. Allah’ın ‘unutması’
‘Öyleyse bu gününüzle karşılaşmayı unutmanıza karşılık olarak azabı tadın. Biz de sizi gerçekten UNUTTUK (nesina) (32/14)Bu ayetteki ‘unutma’ fiilini lafzi anlamıyla Allah’a atfetmenin bir imkanı yoktur. Mecaz yoluyla atfedilebilir ancak. Ve yine günlük lisanımızda da ‘ben seni unuttum’ derken hafızanın unutması değil, o kişiye artık değer verilmediğini ifade etmek için kullanılır. Görüldüğü gibi ayetlerde ifade edilen birtakım fiiller Allah’a ancak MECAZ YOLUYLA ATFEDİLEBİLİR. Başka bir örnek:‘İşte Allah’ın boyası. Allah’dan daha güzel boyası olan kim vardır ? Biz yalnız ona kulluk ederiz.’ (Bakara 138)Buradaki ‘boyayı’ mecaz dışında lafzi(fiziki) anlamıyla anlamak mümkün müdür ? Örnekleri çoğaltmak mümkün.4. Allah’ın arşa(tahta) istiva(kurulma, oturma) etmesi 'Arşa İstiva' ifadesinini gectiği ayetler sunlar:
7:54. -10:3.-13:2. -20:5. -25:59. -57:4. : 'Arş' kelimesi sözlükte taht, hüküm/iktidar makamı gibi anlamlara gelir.Yukarıdaki ayetlerde mecazi olarak kullanılan bu kelime Allah’ın, yaratıkları üzerindeki mutlak hüküm ve iktidarını ifade etmektedir. Dikkate değer bir husus da şudur ki, Kur’an’da Allah’ın “kudret ve iktidar makamına” oturduğundan (arşa istiva edişinden) söz edilen yedi yerin hepsinde bu ifade Allah’ın alemleri yaratmasına ilişkin bir açıklamayla bağlantılı olarak geçmektedir.Bunun anlamı, Yüce Allah'ın kainatı yarattıktan sonra GERİ ÇEKİLMEDİĞİNİ, bütün iş ve oluşları KENDİSİNİN çekip çevirdiğini, Eski Yunanlıların inandıkları bir şekilde 'yaratıp da geri çekilen bir ilah' -deist-  olmadığını ifade etmektedir. Yani doğru bir Allah anlayışı/telakkisi oluşturabilmek için O'nun bu özelliğine dikkat çekilmesi gerekmektedir. Bu da en etkili bir şekilde mecazi anlatım şekliyle yapılabiliyor.Bu konu dar görüşlülükten dolayı Allah'a mekan isnad etmeye kadar vardırılmıştır maalesef.
Tevil iddiası:
Ayetlerin tevil edildiği iddiası doğru değildir. Tevil kelimesi Kuran’da bugünkü kullanıldığı anlamıyla kullanılmamıştır. Yani bugün tevil ‘bir kelimenin manasını değiştirip başka bir manaya hamletmek’ anlamında kullanılıyor. Halbuki Kuran’da tevil kelimesinin geçtiği bütün ayetler okunduğunda ve ilk dönem Arapça lügatlarına bakıldığında ‘bir şeyin akibeti/sonucu’ anlamında kullanıldığını görmekteyiz. Kuran’da geçen birçok kavram tarihi süreç içinde ya tahrif edilmiş (insanların zihninde, Kuran’da değil), ya yeni anlamlar yüklenmiştir ya da anlam sahası daraltılmıştır. Sabır, ilah, rab, veli vb. birçok kavram buna dahildir.
Arşa istiva ile ilgili ayeti mecazi olarak anlamak asla bugünkü kullanıldığı anlamıyla dahi bir tevil değildir. Neden ?Arşın mekan olup olmadığının ısrarla sorulmasının sebebi budur. Burada büyük bir yanılgı sözkonusudur. ARŞ=TAHT DEMEKTİR. Taht bütün dünya dillerinde İKTİDARIN SEMBOLÜDÜR(mecazdır).
Kuran’da BELKİSİN ARŞI/TAHTI diye geçer. Neml Suresi:29...42- Melike gelince, "Senin ARŞIN(tahtın) da böyle mi?" dendi. O şöyle cevap verdi: "Tıpkı o! Zaten bize daha önce bilgi verilmiş ve biz teslimiyet göstermiştik."Şimdi bu ayetler üzerinde düşünelim, neden Hz. Süleyman Belkis’in arşını/tahtını getirtiyor da başka bir nesneyi getirtmiyor ? Mektubunda bana teslim olmuş olarak gelin, başkaldırmayın diyor. (31. ayet)Belkis’e kendi kudretini, iktidarını göstermek için tahtını getirtiyor, zira taht iktidarın sembolüdür. Bir nevi ‘senin benim karşımda hiçbir gücün kuvvetin yoktur, buralarda benim sözüm geçer’ mesajını veriyor veya bu konuda Belkisin iyice ikna olmasını sağlamak istiyor. Kısacası Yüce Rabbimiz de arşa istiva ettiğini belirtirken bir mekana (Zatıyla) yerleştiğini, bir mekana sahip olduğunu belirtmemektedir. Bütün kainatın (yaratılmasından sonra da) iktidarının/yönetiminin Allah’a ait olduğunu vurgulamak için mecazi bir dille ifade etmektedir. Bütün olay bu. Bundan Allah’a mekan çıkarmak, O’nu bir yere ‘yer’leştirmek (haşa ve kella) kadar büyük bir gaf olamaz.Nitekim bu tür mecazlar dilimizde de çok yaygındır. Mesela: ‘KOLTUK KAVGASI’ denir. Bundan kimse insanların bürolardaki koltuklar için dövüştüğünü anlamaz. Maksad nedir: Koltuk iktidarın sembolüdür. İnsanlar iktidar mücadelesi vermektedirler. Veya ‘ÜLKE PADİŞAHIN ELİNDEDİR’ denmektedir. Kimse bu sözden koca toprak parçalarının padişahın avucunun içine sığdığını anlamaz. Maksat  nedir: Ülkede padişahın sözü geçer, emir onun elindedir. Padişahın fiziki anlamda iki eli kesik de olsa bu söz kullanılır. Çünkü mecazen kullanılmaktadır. MÜHÜR FİLANIN ELİNDEDİR tabiri de yine aynı maksatla ifade edilmektedir. Bir insanın elinde mühürün olması ne yazar olmaması ne yazar lafzen anlaşıldığında. Fakat mühür dediğimiz o küçük şey de birşeylerin sembolü olmuş ve insanlar onu da mecazi anlamıyla kullanıyorlar.
Diğer örnekler:
"Yeryüzü ZİNETİNİ takınıp süslendiği"(10/24) Bu ayetteki terkipte yeryüzünün zinet takmasından söz ediliyor. Halbuki zineti insanlar, takar. Öyleyse buradaki terkipten yeryüzünün yeşermesi kasdedilmiştir.
"Bütün genişliğine rağmen yeryüzü başınıza DAR gelmişti." (9/25)Bu ayetin terkibinden maksat da yeryüzünün daralması değil, kalblerin neşesini kaybedip kederle dolmasıdır.
"Onların TİCARETİ kazanmadı." (2/16)Bu ayetteki "kazanç" ve "ticaret" kelimeleri mecâzdır.
"Onun ANASI haviyedir." (101/9) Ayetteki "haviye/cehennem"in ‘ana’ olarak takdim edilmesi mecazîdir. Ana çocuğuna sığınak olduğu gibi cehennemde kafire sığınak gibi gösterilmiştir.
3. Neden mecaz kullanılır: Mecazi kullanımın farklı bir etkisi, ağırlığı vardır. Dilin etkinliğini artıran bir söz sanatıdır mecaz. Mecaz ile bir konu zihinde daha canlı anlatılabilmektedir...                                                                             Ömer Karaaslan


                     Sitemizde daha önce sorulan ve iceriği teşbih-mecaz sanatı ile alakalı olan soru ve cevaplarımız

   "ALLAH'IN  ELİ, YÜZÜ ...MESELESİ..." , "  SAVAŞ HİLEDİR" HADİSİ , " ....ONLARIN ( KAFİRLERİN ) HİLESİ VARSA , ALLAH'IN DA HİLESİ - OYUNU - VARDIR..." AYETİ, TEK DİN İSLAM İSE DİĞER DİNLER...
   ÖNCE ALLAH'IN ELİ MESELESİ : KURANDA MECAZLA ILGILI BAZI AYETLER :
*ÇOCUKLARI IHTIYARLATAN O GUN ( MUZZEMMIL :17 ) : YANI KIYAMET AZABI...PEKİ SİZ BU AYETİ SIZ NASIL YORUMLARDINIZ...?
*" YER AĞIRLIKLARINI CIKARDIGI ZAMAN " ( ENFAL.2) .KIYAMET ANI...YERDEN FIŞKIRAN LAV, GAZ, ERİMİŞ MADENLER...
*"YÜZÜNÜ MESCİDİ HARAMA CEVİR " ( BAKARA 144) . SADECE YUZUNU DEGIL TUM VÜCUDUNU, YÜZ; VÜCUDU TEMSİL EDİYOR.
MUBERRID " ELKAMIL ADLI ESERINDE : " BIR KIMSE , ARAPLAR SOZLERINDE EKSERIYETTE TEŞBİH KULLANIR ,DERSE , BU SOZ DOGRUDUR" DER. BOYLE BIR ORTAMA INEN KUR'AN'IN , INDIGI TOPLUMUN DILINI KULLANMASI GAYET DOGALDIR... BUNUN ICIN TESBIH SANATINI BILMEK TEFSIR USULUNDE COK ONEMLIDIR! DETAYLI BILGI ICIN , " EL ITKAN FI ULUMUL KURAN . IMAM-I SUYUTI , CILT :2, RABBI'MIZIN ARZA ISTILA ETMESI, ARZA YONELMESI, ARZA OTURMASI ANLAMINDA BILDIGIMIZ OTUMAK DEGIL "HUKMETMEK " ANLAMINDADIR...VE EMIN OLUN KOCA ISLAM TARIHI BOYUNCA BU ANLAMDA BU AYETLERI ELE ALAN HIC BIR EHLİ SUNNET  ALİMİ YOKTUR! CUNKU ONLAR BU AYETLERIN MECAZI ANLAMININ GERCEK BOYUTUNU BILIYORLARDI...MECAZ- GERCEK ANLAM AYIRIMINA SAHIPTILER. KISACA 1400 SENELIK ISLAM TARIHI BOYUNCA TUM ISLAM ALIMLERI ALLAH KONUSUNDAKI AYETLERIN MECAZI - SANATSAL , O DONEMDEKI ARAP TOPLUMUNUN KULLANDIGI DILE UYGUN OLARAK KULLANILDIGINI - IDDIA EDERKEN HEP YANILDILAR , DOLAYISI ILE SIMDI HEPSI CEHENNEMDE VE BIR GUN BIR ATEİST CIKIYOR, BIR ANDA KUR'AN'IN GERCEK ANLAMINI KESFEDIYOR... SAKIN KUCUMSEDIGIMI DUSUNMEYIN AMA SIZIN YAZILARINIZDAN ORTAYA CIKAN GERCEK BU ... BIR TARAFTA 1400 YILLIK ISLAM ALEMI VE ALIMLERI ( HEPSI ALLAH'I YANLIS ANLADI VE CEHENNEMLIKLER ) VE BIR DE DIGER TARAFTA DINE INANMAYAN BIR ATEİST... BIRAZ TUHAF DEGIL MI...? KURAN VE TESBİH İÇİN TIKLAYIN
     MESELA O DONEMDE " O ADAMIN EVINDE COK KÜL VAR DEMEK " . MISAFIRI COK VAR DEMEKTI.ATESI FAZLA YAKIYOR KÜLÜ  FAZLA OLUYOR...MESELA TURKCEDE DE  " ELI ACIK  " DENINCE SIZ NE ANLIYORSUNUZ ULU MANITU ADINA... MADEM OKUMUS HAVASI VERMEYE CALISIYORSUNUZ KENDİNİZE  ,BARI TEMEL TEFSIR- HADIS USUL KURALLARINI OKUYUP OYLE BASLAYINIZ..."GEL BENIM KANATLARIM ALTINA, VEYA KOLLARIMIN ALTINA " DENINCE ANLATILMAK ISTENEN KORUMA - KOLLAMADIR. KISACA TEŞBIH, EDEBIYET ... BİR SANATTIR ! İSLAM'IN İNDİĞİ  DÖNEMDE DE SÖZLÜ-EDEBİ  SANAT ARAP ALEMİNDE ÇOK İLERLEMİŞ İDİ.
 HADIS - YANI HZ. RESUL'E IZAFE EDILEN SOZLERIN UYDURMALARI , SOYLENMEDIGI HALDE SOYLENMIS GIBI RİVAYET EDİLENLERİ  VARDIR VE BUNLARIN HEMEN HEMEN TAMAMI ARTIK BILINMEKTEDIR... HADIS OTORITELERI BUHARI-MUSLIM'DE BILE BOYLE HADISLER OLDUGUNU KABUL EDER. HALK TABAKASINDA BUHARI'DEKI HADISLERIN HEPSININ SAHIH OLDUGU SANISI , GELENEKSEL KULAKTAN DOLMA BILGILER ILE ISLAM'I OGRENENLER ARASINDA YAYGIN BIR INANCTIR AMA NE YAZIK KI YANLISTIR...! AYRICA MUSKILUL KUR'AN VE  MUHTELIFUL HADIS KITABI OKUDUGUNUZU BILDIRIYOR VE ORADA GECEN CEVAPLARI SADECE - OKUYUCUYA AKTARMADAN - KENDI ONYARGILARINIZ ILE "ZORLAMA YORUM OLARAK " AKTARIYORSUNUZ...ONLARI DA OBJEKTIF OLARAK OKUYUCUYA NEDEN SUNMADIGINIZ MERAK KONUSUDUR- ASLINDA OKUMUŞ OLSA İDİNİZ CEVAPLARI DA ALMIŞ OLURDUNUZ YA NEYSE...! -
    
  MECAZ ANLAM KELIMENIN ASIL ANLAMININ DIŞINDA KULLANILMASIDIR ZATEN. KELIME - MESELA ISTIVA- ASIL ANLAMINI İSLAM ALİMLERİ DE BILIYOR SOZLUGE BAKAN HERKES - BILIR...AMA ONEMLI OLAN " AYATUN MUHKEMATUN HUNNE UMMUL KITAP VE UHARU MUTESABIHAT " DIYE AYRILAN BU AYETLERDEN MUTESABIH - ANLAMININ ANLASILMASI ARASTIRMAYI GEREKTIREN , HEMEN KELIME ANLAMI ILE ANLASILMAYAN AYETLERIN - HEDEF, RUHUNU ANLAMAK ICIN ONYARGISIZ VE DOGRUYU ARAYACAK BIR MANTIK SILSILESINE SAHIP OLMAK GEREK. MESELENIN OZU : SADECE SIZ ASIL ANLAMINI ALIYORSUNUZ AMA TUM ISLAM ALIMLER MECAZI OLDUGUNU SOYLUYOR, VE TEFSIR USULUNDE DE, ARAP EDEBIYATINDA DA ... YANI KUR'ANI ANLAMAK ICIN GEREKEN TEMEL VE YAN BİLGİLERİN BILGI BIRIKIMINE SAHİP  OLAN HERKESTE BU ANLAMLARI KABUL EDIYOR, NEDEN CUNKU " KURAN MECAZI BIR METOD OLARAK KULLANMISTIR" -DETAY YUKARIDA - AMA YUKARIDAKI AYETIN DEVAMINDA ALLAH'U TEALANIN DEDIGI GIBI BAZI INSANLAR MUTESABIH AYETLERI "KENDI ISTEKLERINE GORE" YORUMLARLAR -O DA SEN OLUYORSUN   SAYIN KİŞİ, YANI KURAN SU AN SENİ  ISARET EDIYOR ! ISTERSEN AYETIN TURKCESINI TAM VERELIM - SANA HITAP EDEN KISMINI :
" KALPLERINDE EGRILIK BULUNANLAR SIRF FITNE ARAMAK ( INSANLARI SAPTIRMAK ) VE KENDI ARZULARINA GORE TE'VILINI YAPMAK ICIN MUTESBIH OLANININ ARDINA DUSERLER..." HIC KENDINI BU AYETLERDE GORDUN MU ...! AYETIN SON CUMLESI ONEMLI , SADECE ULUL-ELBAB OLANLAR BUNU BILEBILIR. " ULUL-ELBAB : "KALP VE AKIL BIRLIKTELIGI"NE SAHİP OLANLAR... ZOR İŞ DI MI ...?
    SAYIN ARKADASIM; SORUN SU : USUL-METODUNUZ YANLIS DOLAYISI ILE HEP YANLIS YERLERE VARIYORSUNUZ...İLK ADIMI YANLIŞ ATINCA GERİSİ DE YANLIŞ GELİYOR. UMARIZ BUNU " KALPLERINDE EGRILIK BULUNANLAR" DAN OLDUGUNUZ ICIN YAPMIYORSUNUZDUR...! BASIT BIR ORNEK DAHA : YUKARIDAKI AYETTE " KITABIN ANASI " KELIMESI GECIYOR ...SIMDI SIZ BABASINI DA SORARSINIZ...! AMA ANA ORADA " TEMEL " ANLAMINDA ! MESELA ANADOLU DENINCE "TÜRKİYE'DE BABALAR NERDE"  DİYE SORAR MISINIZ SİZ!?  KUR'AN SADECE MUHKEM AYETLERDEN OLSA IDI AKIL KULLANMAYA GEREK KALMAYACAK , TUM AYRINTILARI KUR'AN VERDIGI ICIN MUHKEM AYETLERI OKUYUP UYGULAMAK YETECEKTI... AMA ALLAH - KUR'AN'DA DA BELIRTTIGI GIBI , MUTESABIH AYETLERI DE KUR'ANIN BÜNYESİNDE BARINDIRMIS VE AKLIMIZI KULLANMAK ICIN BIR ALAN BİZE BIRAKMIŞTIR , TEK SART "ART NIYETLI OLMAMAK "... KURANIN ÇOĞU "MUHKEM " AYETTIR YANI ARACISIZ OKUNUNCA ANLASILIR AMA "MUTESABIH" AYETLERI ANLAMAK ICIN ALTYAPI , EDEBIYAT, USULU HADIS-TEFSIR, ISLAM TARIHI , MECAZ BILMEK GEREKIR...OLUR KI BUNLARA VAKIF OLAMAYANLAR TEFSIRLERE BASVURSUN,  DENIR.

                               (Bakara 65), (Maide 60,166) İnsanlar ceza olarak maymuna dönüştürülüyor.
  
 
TÜRKÇEDE BİLE VAR. " MAYMUN  İŞTAHLI " DİYE.ORADA BAHSEDİLEN  MECAZİ ANLATIMDIR Kİ KUR'AN'DA SIKÇA KULLANILIR. TIKLAYINIZ :  Ateist  Yazarlara  Cevaplar 5  .YANİ KARAKTER OLARAK MAYMUN  GİBİ OLDULAR... TIKLAYINIZ  
             Hicr 14-15: Biz onlara gökten bir kapı açsak, onlar da o kapıdan yukarı çıksalar yine inanmazlar.  :
 
KARA DELİKLER …Zamanı  sıfıra indiren 6. boyut...!Ayrıca Kuran'da "kapı " toplumun refahı  için gerekli olanların
geliş  yolu anlamında kullanılır...Örneğin A'raf suresi 96 . ayette : " ...onların üstüne gökten ve yerden nice
 bereket kapıları açardık ,..."  buyurulur..En'am suresi 44. ayettede yine aynı anlamda kapı  kelimesi kullanılmıştır!...Görüldüğü gibi kapı  mecazi bir ifadedir...zaten kuran  mecaz  ifadelerle doludur...bu   tefsir usulundeki  temel kurallardandır

G
ökte yarık yok, diyor. yarık, ancak katı bir cisimde olur. bu ise göğün katı,sınırlı bir şey olduğunu gösteren en bariz
ayet bence

 YARIK ATEISTIN KAFASINDA…! YARIK MECAZ YANI EKSIK -HATA-NOKSANLIK – SIZINTI  VERECEK KADAR BILE OLSA BIR YANLISLIK… SIMDI BEN BU ATEISTE CATLAK KAFALI DESEM  TUTAR KAFASINI USTURAYA VURDURUR VE BANA “ YALANCI HANI NEREDE CATLAKLIK “ DIYE SORARDA…? BILMEZ KI BU  -MECAZ ILMINI BILMEMESI – EN BUYUK  CATLAKLIK…AHHH ON YARGI  …ATOMU PARCALAMAK DAHA KOLAY SAHIDEN