Ana Sayfa İrtibat Sık Kullananlara Ekle     www.İslamÜstündür.Com       Biz Kimiz ? İlkelerimiz
Mahremiyet eğitimi

 

                                          ÇOCUKLARDA MAHREMİYET EĞİTİMİ

 

Mahremiyet eğitimi, çocuğun bütün yaşamını kolaylaştıran, kendi duygu dünyasını yönetme becerisi elde etmesini sağlayan kişilik eğitimidir. Mahremiyet eğitimiyle çocuk sadece kendisini korumayı değil, başkalarına da zarar vermemeyi öğrenir. Çocuğa mahremiyet bilinci dört ile yedi yaşları arasında verilmelidir. Mahremiyet eğitiminde çocuğa kazandırılması gereken bazı davranışlar vardır. Bunlar:

  • “Bedenim Bana Aittir” Bilinci

Bebekliğinden itibaren kendini rahatlıkla yetişkinlerin eline bırakan çocuğun, ilerleyen yıllarda kendi bedeninin farkına varması  ve çevresindeki yetişkinlerden ayrı bir birey olduğunu hissetmesi gerekir. Bedeninin kendisine ait olduğu bilincini kazanmamış, vücudu üzerinde başkalarının tasarrufu olduğunu düşünen çocuk rahatlıkla zarara uğratılabilir. Bu bilinç çocuğa dört yaşından itibaren kazandırılmalıdır. Bu bilincin oluşmasından ebeveynler sorumludur. Çocuklarının bedenleriyle ilgili tasarruflarda onlardan onay almaları gerekir. Örneğin sıcaktan bunalmış bir çocuğun atleti aniden çıkarılmamalıdır. Bunu yerine “çok terlemişsin. İstersen atletini çıkaralım.” diyerek yaklaşılmalıdır. Çocuk belki başlangıçta kendisinden neden izin alındığını anlayamaz. Fakat ilerleyen zamanlarda ondan izin alınmadan bedenine yapılacak müdahaleleri hisseder ve rahatsızlık duyar hale gelir.

  • “İzin Verirsem Dokunabilirsin “ Bilinci

Çocuğun kendi bedeni üzerindeki hakimiyetini öğrenmesi yetmez.aynı zamanda bu beden üzerinde söz hakkı olduğunu da bilmelidir. Anne baba bu açıdan bakıldığında çocuklarını “hoyratça” kullanmaktan mutlaka kaçınmalıdır. Her ne kadar çocuk anne babanın bir parçası olsa da ayrı bir bireydir. Ebeveynler dört beş yaşlarından sonra çocuklarını öperken “seni öpebilir miyim?” diye izin istemelidir. Bu davranış bedenim bana aittir bilincinin oluşmasında oldukça etkilidir.

  • “Dokunulması Yasak Olan Yerlerim” Bilinci

Çocuklar dört yaşından itibaren vücutlarının belli bölgelerine temas edilmesinden rahatsız olmaya başlamalıdır. Özellikle genital bölgelere dokunulması çocukta ani tepkilere neden olmalıdır. Doğumdan itibaren çocukların tüm bakımını ebeveyn yapar. Altı ı değiştirir, üstünü diydirir, banyosunu yaptırır. Özellikle alt değişimi ve banyo esnasında çocuğun genital bölgesine dokunulur ister istemez. Fakat dört yaşından itibaren çocuğun genital bölgelerine temas mümkün olduğu kadar azaltılmalıdır. Bu bilincin kazandırılmasında sadece anne baba değil, çocukla birinci derecede irtibatlı olan herkes hassas davranmalı ve adım adım oluşturulacak bu bilinç zarara uğratılmamalıdır. Çocuk eş, dost, akrabalar tarafından cinsel organlarına dokunularak, öpülerek, vurularak sevilmemelidir. Bu tür davranışlar bilincin oluşmasına zarar verir.

  • Fiziksel Baskıya Direnme Gücü

Küçük yaşlardaki çocuklar kendi güçsüzlüklerini ve çaresizliklerini, büyüklerin gücünü keşfettikçe anlar. Ne yazık ki yetişkinler, bazen farkında olmadan çocukların üzerinde güç gösterisinde bulunurlar. Örneğin bir amca yeğenini sevmek ister. Çocuksa ondan kaçar. Fakat amcası onu kovalayıp odanın bir köşesinde ansızın yakalar ve içinden geldiği gibi şefkat ve sevgiyle doyasıya ama onu zorlayarak sever. Bu bir amca şefkatidir. Fakat çocuk o esnada kendinden büyük birinin gücüne teslim olur ve ondan kaçılamayacağını hafızasına yazar. Yapılan araştırmalar suiistimal edilmiş çocukların bir çocuğunun bu kanaat yüzünden çırpınmadığını, bağırmadığını,kaçmaya çalışmadığını gösterir. Bundan dolayı da çaresizce kötü niyetli kişilerin eline kendini bırakır çocuklar. Çocuğunda bu olumsuz kanaati oluşturmak istemeyen ebeveynler çocuklarını severken orantısız güç gösterilerinden kaçınmalıdır. Aksine kendisine karşı herhangi bir güç gösterisinde bulunulduğunda direnme ve karşılık vermenin işe yarayacağı bilinci kazandırılmalıdır.

  • “Vücudum Görünmemeli “Bilinci

Bu, vücudun belli kısımlarının görünmesinden çocuğun rahatsızlık duyma hissi kazanmasıdır. Özellikle genital bölgelerin görünmemesi, çocuğun ortada çıplak bırakılmaması gerekmektedir. Özellikle dört yaşından itibaren çocuk ev içinde veya ev dışında çıplak bulunmamalı, giysilerini kendisinin giyip çıkarmasına izin verilmelidir. Başkalarının yanında kendini çıplak görmeye alışkın olmayan çocuk giysilerinin birileri tarafından çıkarılmasından büyük rahatsızlık duyar.

  • “Tuvalette Benden Başkası Olmamalı” Bilinci

Bebeklik yıllarından kalma alışkanlıkla çocuğun her türlü tuvalet ihtiyacını gidermeyi kendine görev bilen bazı anne babalar, ilerleyen yıllarda da çocukla aynı anda tuvalette bulunmakta da bir sakınca görmüyorlar. Bir çok anne baba tuvalet ihtiyacını giderebilecek çocuklarının, tuvalette yalnız kalmaktan korktuğu gerekçesiyle yanında bulunmayı ya da kapıyı açık tutmayı bir alışkanlık haline getiriyorlar. Her ne sebeple olursa olsun dört yaşına girmiş bir çocuğa tuvaletin “özel” bir mekan olduğu, tuvalet ihtiyacı gideren birinin başkaları tarafından görülmesinin doğru olmayacağı öğretilmelidir.

  • ” Soyunma ve Giyinmede Yalnızlık” Bilinci

Çocuk kendi bedenini izleyen birinden rahatsız olmalıdır. Kötü bakışlara anne babalar engel olamaz,fakat çocuklarına bu bilinci kazandırarak onların bunun üstesinden gelmesini sağlayabilirler. Çocuk hem bedeninin özel ve korunmaya değer olduğunu hem de bedenine yönelecek bakışları anında hissedebilecek beceriyi kazanma yoluna girer. Bu becerilerin kazandırıldığı çocuklar dış dünyadan gelecek zararlara karşı kendilerini daha iyi koruyabileceklerdir.

 

                                                            TACİZ NEDİR?

İstenmediği halde, cinsel çağrışım içeren her türlü, söz,fiil ve işaretlerin kullanılması tacizdir. Çocuğun duygularının cinselliğe alet edilerek taciz edilmesine duygusal taciz, cinsel içerik yaşayan dokunmalar da dahil olmak üzere sonucu tecavüz ya da saldırganlıkla biten tüm davranışlara da fiziksel taciz denir.

                     TACİZ YAŞAYAN ÇOCUKLARDAKİ DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI

Taciz yaşayan çocuklar farklı tepkiler verir. Bu tepkiler kız ve erkek çocuklarında değişik şekillerde kendini gösterir.

  • Erkek Çocuklar” Maço” Kimlik Benimser

Zarara uğratılmış erkek çocuğun en belirgin özelliği maço bir karaktere bürünmesidir. Dolayısıyla etrafındaki ahlak kurallarını, olayları hafife almaya başlar, kuralsızlığı benimser. Karşısındaki kişiyi terslemek,hafife almak, azarlamak, dalga geçmek suiistimal yaşayan erek çocukların en belirgin özelliğidir. Böyle bir durum yaşan çocuğun yürüyüşü, tavırları, konuşması farklılaşır.

  • Kız Çocuk İçe Kapanır

Zarara uğratılmış kız çocuk , erkeğin aksine içine kapanır. Yaşadıklarını kendi içinde sorgulamaya başlar. Çoğu zaman bu olayda payı olduğunu düşünerek kendini suçlar. Bu tür düşünceler çocuğu yorduğu için çocuk çok defa uyumak ister. Çocuk fiziken insanlar arasında yaşa da düşünce boyutunda sadece kendiyle meşguldür.

  • Erkek Çocuk Agresif Kız Çocuk Depresif Olur

Önceden halim selim ve sakin bir karaktere sahip erke çocuk, ani bir değişiklikle hırçınlaşmaya, çevresine zarar vermeye başlar. Erkek çocuğun dışına vurduğu bu agresif davranışlar iç dünyasında neler yaşadığının bir işaretidir.

Zarara uğratılmış kız çocuksa erkek çocuğun aksine depresif olur. Yani yaşanılanları içine atar. Bu durumda dışarıdan yapılan eleştirileri kaldıramayabilir. Bu sebeple kız çocuklarına çok daha titizlikle yaklaşılmalıdır.

  • 4.Erkek Çocuk Kızlarla Oynamayı Bırakır

Suistimalin erkek çocuklarda bıraktığı en derin iz, kimlik bunalımıdır. Çocuk yaşadığı bu olayı herkes öğrenecekmiş gibi, garip davranışlar sergiler. Kendisinin hala “erkek” olduğu vurgusunu yapmaya gayret eder. Bunun için kız çocuklarıyla irtibatını keser. Erkek çocuk kız çocuklarla görülmekten hoşlanmaz. Onlarla oynadığında yaşadığı olaylar ortaya çıkacakmış endişesine kapılır.

Zarara uğratılmış kız çocuğu ise sosyal ilişkilerinde daha farklı bir tutum izler. Erkek çocuklarla görülme sıklığını ve irtibatını güven ihtiyacı sebebiyle daha da artırır.

  • Geçici Hafıza Kayıpları Yaşanır

Suistimal edilen çocukların zihni otomatik olarak kendini korumaya alır, bu olayın hafızaya yazıldığı noktayı kullanmak istemez. Etrafında yaşadığı farklı olaylar “o anı” hatırlatacak özellikler taşıdığında çocuğun zihni sanki birden durur ve devre dışı kalır. Çocuk fiziksel olarak o mekanda olmasa da zihninde o anı yeniden yaşar. Zihin yaşanan olayların tesirini azaltmak için aşırı hormon salgılar, bu da belli bir düzen içinde devam eden zihin faaliyetlerinin aksamasına neden olur.

 

.                       

        Pedagog Adem GÜNEŞ, Nezaket ve zarafet için mahremiyet eğitimi 
                      ( Özet için Çiğdem Hanıma teşekkürler )