Ana Sayfa İrtibat Sık Kullananlara Ekle     www.İslamÜstündür.Com       Biz Kimiz ? İlkelerimiz
 Meleklerin yardımı

                                                                   Hz. Peygamber'in Savaşlarında İlahi Yardım  
                                          

Kuran'da çeşitli ayetlerde Allah'ın savaşmakta olan müminlere melekleri yardım amacıyla gönderdiğinden bahsedilir. Bu ayetlerden maksat nedir, melekler bizzat fiili olarak ta savaşlara katılmışlar mıdır? Soruya kısaca cevap verdikten sonra bu konu hakkında yazılmış bir eserin özetini sizlere sunuyoruz.

Meleklerin yardımı

1- Sayıca kafirlere Müslümanları çok göstermek. Kafirlerin gördüğü ama Müslümanların fark etmediği melekler sayıca azlıklarını zıttına çevirip kafire Müslüman sayısını fazla göstertir.

2- Kafire korku müminlerin gönlüne güç-kuvvet vermek, müminlerin kalbindeki azlık veya kısıtlı teçhizattan, imkanlardan oluşan endişeyi gidermek, kalbi yatıştırmak için.

3-Müslümanların savaş esnasında her ataklarında hedeflerine isabet kaydetmelerini sağlamak. Enfal, 17: " Attığın zaman da sen atmamıştın, fakat Allah atmıştı." Melekler vasıtası ile Müslümanların kılıç darbelerini tam hedefe kilitlemek. Vuran, kılıç sallayan Müslüman ama hedefe vardıran meleklerdir. Özellikle meleklerin fiili savaşa katıldığı yorumlarını da ( Enfal, 12)  aslında bu şekilde anlamamız gerektiği kanaatindeyim.  İmam el- Maturidi gibi bazı müfessirler de ayetteki hitabın melekler vasıtasıyla müminler olması da pekala mümkün ve muhtemeldir. (el-Maturidi, Te’vilatü’l Ehlis-‘sunne, V/164) olduğunu ifade etmektedir. Benzer görüşte olan tefsircilerin adları eserin özetine ek olarak aşağıya eklenmiştir. *

.

KİTAP ÖZETİ

Savaşa izin verilmesi

Mekke döneminde Müslümanların henüz savaşarak durumları olmadığından bu süreçte kuran ve Hz. peygamber Müslümanlara sabrı tavsiye etmiştir geçmiş peygamberlere yapılan kötülükler hatırlatılarak (kıssalara) resulüllah ve ona inanlar teselli edilmiştir.

Medine’ye hicretten sonra ise Müslümanlara savaş izninin verildiği görülmektedir. Henüz fiili savaş başlamadan Hz. Peygamber Kureyş’in kervanlarını hedef alan bazı girişimlerde bulunmuştur. Burada amaç Kureyşi iktisadi yönden zayıflatmaktır. Hicretin birinci yılı dolduğunda Hz. peygamber çoğunluğu kureyş kervanlarına olmak üzere 7-8 seriye gönderilmiştir. Bu durum Kureyş ticaretini önemli bir şekilde etkilemiştir. Kuran-ı kerim şu durumlarda Müslümanlara savaş izni vermiştir.

- Haksız yere saldırıya uğrayan müminlere ( Hac, 39)

- Yurtlarından kovulmaları

- Fitnenin ortadan kaldırılması

- Zulüme uğrayanlara yardım. Detay için sitemizdeki konu ile alakalı yazıya bakılabilir: İslam savaş hukuku

- Anlaşmayı bozmak

“Sizinle savaşanlarla savaşın.” (Bakara, 190)

Kuran’da sayılan nedenlere Müslümanlara savaşma izni verilirken bu emri yerine getirmeyenler ikaz edilmiştir (Nisa,75) Müslümanlara verilen savaş izni bütünüyle Allah rızasını ve onun uğrunda can ve mal ile mücadele etmeyi amaçlar. Yani bu izin dünyevi bir çıkar için değildir.( Nisa, 89-90, Maide, 8) Kuran savaşlarda aşırıya giderilmesini de emreder. (Bakara, 194) Şayet Allah rızası için savaşılırsa arzuladıkları tüm hedefleri ulaşmaları için Allah’ın Müslümanlara yardım edeceğini, asıl gaye unutulursa dünyevi menfaatlerin peşine düşülürse bu sefer sözü edilen yardımın gelmeyeceğini hatırlatır.

Bedir savaşı İlahi yardım

Enfal suresi dikkatlice incelendiğinde başlangıçtan sonuna kadar bedir savaşının her aşamasında ilahi iradenin tecellisini ve ilahi yardımı görmek mümkündür. Buradaki temel sorun yardımın mahiyeti konusundadır. Enfal 8, 9. Ayetler ile 10 ve 11.12. ayetlere dikkatlice bakıldığında meleklerin doğrudan savaştığı değil, melekler vasıtasıyla yardım edileceği müjdesi verilmektedir. Fakat bu müjde genellikle fiili olarak meleklerin savaştığı şeklinde de yorumlanmıştır.

9-12: “Hatırlayın ki, siz Rabbinizden yardım istiyordunuz. O da, ben peşpeşe gelen bin melek ile size yardım edeceğim, diyerek duanızı kabul buyurdu. Allah bunu (meleklerle yardımı) sadece müjde olsun ve onunla kalbiniz yatışsın diye yapmıştı. Zaten yardım yalnız Allah tarafındandır. Çünkü Allah mutlak galiptir, yegâne hüküm ve hikmet sahibidir. O zaman katından bir güven olmak üzere sizi hafif bir uykuya daldırıyordu; sizi temizlemek, şeytanın pisliğini (verdiği vesveseyi) sizden gidermek, kalplerinizi birbirine bağlamak ve savaşta sebat ettirmek için üzerinize gökten bir su (yağmur) indiriyordu. Hani Rabbin meleklere: «Muhakkak ben sizinle beraberim; haydi iman edenlere destek olun; Ben kâfirlerin yüreğine korku salacağım; vurun boyunlarına! Vurun onların bütün parmaklarına! diye vahyediyordu. “

Savaşta kazanılan başarı meleklerin yardımına bağlamıştır. Ancak unutmamak gerekir ki Allah resulü savaş öncesi bütün gerekli hazırlıkları yapmış ve bütün tedbirleri almıştır. Bu tedbirleri aldıktan sonrada Allah'ın yardımımız sığınmıştır. Hatta bazı sahabelerin uyarısı üzerine karargâhın yerinin değiştirmiştir. Böylece su kaynaklarına stratejik olarak daha yakın olmuştur. Bütün bu hazırlıklar yapılırken Müslümanlar Hz Peygamberden herhangi bir olağan üstü davranış beklememişlerdir. Onlar samimi bir şekilde Hz peygamber emirlerine itaat etmişler ve gerekli tedbirlerin almışlardır. Bedirdeki bu azim ve fedakarlıktan sonra savaş kazanılınca müminler arasında baş göstermeye başlayan, biz kazandık, şöyle savaştık türü yaklaşımlar üzerine savaştan sonra yukarıdaki ayetler indirilmiş ve müminlerin enaniyet-gurur hastalığına kapılmaları engellenmiştir.  Ayetler ininceye kadar müminler arasında  ilahi yardım hakkında bir bilgi söz konusu değildi bu da savaşlara farklı bir pencereden bakmayı müminlere öğretmiştir.

Meleklerin Yardımı

İslam kültüründe meleklerin Bedirde fiili olarak savaştıkları, Uhutta ise sadece sayısal çoğunluk olarak bulundukları algısı vardır. Razi tefsirinde (XV/130) Bedirde sadece Müslümanların saflarında durarak meleklerin Müslümanları sayıca kalabalık gösterdiği ve böylece Müslümanların morallerinin yükseldiğini söyler. Bunu da tek bir meleğin dünyayı yok edebileceğini geçmiş kavimlerin başına gelen felaketlerle ifade eder.

Hz Peygamber Bedirde muazzam Kureyş ordusunu görünce Allah'ın yardımına sığınmıştır. Enfal 9 ve 10. Ayetlerde meleklerle ordu gönderildiği ve onların savaştıkları değil, meleklerle yardım gönderildiği bildiriliyor. Bu, müminlerin kaygı dolu gönüllerinin ferahlatıldığı bir yardımdır. Kısaca bu vaadin “zaferin müjdesi” olduğuna vurgu vardır. Bu her savaş için söz konusu bir bakış açısıdır. Son haddine kadar mücadele edenlere ilahi yardım her zaman gelir, mahiyeti farklı yorumlansa bile!

Enfal 11. Ayet ve Ali İmran 126. ayet

Enfal 11. Ayet: O’nun (Allahû Teâlâ) tarafından, emin olmanız için sizi bir uyuklama hali bürüyordu. Ve sizin, onunla temizlenmeniz ve şeytanın murdarlığını (vesvesesini) sizden gidermek ve kalplerinizi bağlamak ve onunla ayaklarınızı sağlamlaştırmak (sabit kılmak) için semadan su indiriyordu.

Ali İmran 126. Ayet: Ve Allah, onu (bu yardım vaadini), size müjde olması ve kalplerinizin onunla tatmin olmasından başka bir şey için yapmadı. Yardım ancak, Azîz ve Hakîm olan Allah'ın katındandır. 

Müminlerin savaşın başındaki korkulu hallerini gidermek için Hz peygambere nazil ayetle Allahın yardımı geleceği ve savaşın kazanılacağının müjdelenmesidir. Bu ayetlerdeki mesajla Müslümanlar rahatlamış ve daha bir cesaretle savaşa devem etmiştir.

Meleklerin doğrudan savaşması

Meleklerin fiili savaşa iştiraki yorumu Enfal suresinin 12. ayetine dayandırmaktadır, bu ayetle Allah’ın yardımının müminlerin yanında olduğu mesajı verilirken, bu yardım melek kavramı üzerinden somutlaştırılmakta ve bu sayede müminlerin manevi olarak desteklediği görülmektedir. Nitekim bu yardım sözü sayesinde müminlerin kaygı dolu gönüllerin teskin edildiği ve onlara güven duygusu verildiğine işaret edilmektedir. Dolayısıyla ayetteki bir takım ifadelerini somut bir şekilde ifadesi mecazi anlamda yardım vaadi olduğunu unutmak gerekir. Enfal 17. Ayette geçen, “ attığın zaman sen atmadın Allah attı “ ifadesi fiili olarak atmayı değil mecazi anlamda atma anlamındadır. Bu açıklama gururlanan Müslümanları uyararak, siz Allah’ın sayesinde ok attınız ve müşriklere galip geldiniz mesajını vermektedir. Müslümanların adeta zafer sarhoşluna düşüp Allah’ın yardımını unutmalarını neticesinde bu ayet nazil olmuştur.

Bedir savaşında kazanılan başarının arkasındaki Allah’ın yardımı olduğu kesindir, sorun yardımın mahiyetin hakkındadır. Ayetler incelendiğinde yardımının Müslümanların manevi yandan güçlendirmeye yönelik olduğu görülür ( * Taberi Tefsiri, 4/192; Menâr IX, 612; T.Mesaj)  ilgili ayet meali ; İlmin Işığında Asrın Kur’an Tefsiri, 5/2333-2334; Tefhimu'l-Kur'an: "Muhtemelen Müslümanların darbelerinin etkili ve isabetli olmasına yardım ettikleri görüşündeyiz." Besâiru'l Kur'an: " Darbelerin tam İsâbet edip yerlerine gelmeleri anlamında bir yardımlar" dan bahsedilir.  Ahzap suresi 9. ayette “görünmeyen ordular “ hendek savaşı, yine hüneyn savaşı içinde  Tevbe 26. ayette de benzer kavram geçmektedir ki bunlar ilahi yardımın manevi boyutuna işaret etmektedir.

İlahi yardım

Bedir’de Müslümanların üzerlerine düşen sorumluluğu tam anlamıyla yerine getirdiklerinden dolayı zafer gerçekleşmiş ve Allah onlara zafer nasip etmiştir. Yani ilahi yardımın ilk şartı üzerine düşeni yapmamızdır. Dünyevi çıkarlar uğruna hareket edersiniz asıl gaye olan Allah rızasından uzaklaşırsınız. O zaman da Allah’ın yardımı gelmez ve kendi yaptığımızla baş başa kalırsınız.

Uhud savaşındaki yenilgi veya Huneyn savaşının başındaki bozgunu, meleklerin yardımı ile ifade etmek güç olduğundan tefsircilerin çoğunluğu Uhud savaşında meleklerin fiilen savaşmadığını sadece sayısal olarak bulunduklarını ifade ederler. Bedirde ise büyük bir başarı olduğundan burada bizzat meleklerin savaştıkları kanaati hâkimdir. Huneyn savaşında yaşanan bozgun, Kuran’ın üzerinde durduğu Allah rızası ve samimiyet ilkesi ihlal edildiği zaman sayıcı azlık ve çokluğun bir yararının olmadığı açık bir şekilde görüldüğünün ifadesidir. Müslümanlar Uhud ve Huneyn savaşında bu ilkeyi ihlal ettiklerinden bozgun yaşamışlardır. Bedir ve hendek savaşlarında ise bu ilkeye (Allah rızası ve samimiyet) uyduklarından Allahın yardımıyla galip gelmişlerdir. Bu konuyla ilgili, azlık-çokluk; Bakara suresinin 249. Ayetinde açıklık getirilir ve nice az toplulukların sayıca çok topluluklara karşı başarı sağladığını haber verir.

Sonuç

İlahi yardımlarla ilgili ayetler incelendiğinde bütünüyle manevi yardımdan bahsetmekte olduğu görülür. Kuran, Müslümanlar samimi bir şekilde Allah yolunda mücadele ettiklerinde, Allahın lütfüyle zafer kazandıklarını, ancak dünyevi menfaatler uğruna düştüklerinde yardımdan yoksun kaldıklarını belirtir. Bu nedenle Kuran, Bedir ve Uhud savaşında yaşamaları bir arada zikreder ve Allah’ın yardımının hangi şartlarda Müslümanlarla birlikte olacağını gözler önüne serer. Kuran meleklerin yardımından bahsederken sembolik bir dil kullanır. İlahi yardımı melekler üzerinden somutlaştırır. Aslında ayetlerde verilen mesaj meleklerin doğrudan savaşması değil, Allah’ın yardımının melekler vasıtasıyla gerçekleşeceğinin mesajıdır. Böylece Kuran her şeyin Allah’ın koyduğu yasalar gereği olacağını belirtir. Allah’ın yardımın şartı, Allah rızası için işin yapılması ve samimiyettir. Bu hedeften uzaklaştığında Müslümanlar acı tecrübeler yaşamıştır.

Kaynak:

Hz. Peygamber'in Savaşlarında İlahi Yardım, İsrafil Balcı

(Yaşar hocama kitap özeti için teşekkür ediyorum)