Ana Sayfa İrtibat Sık Kullananlara Ekle     www.İslamÜstündür.Com       Biz Kimiz ? İlkelerimiz
    Tevbe suresi 5. ayet

 

Tevbe suresindeki ” müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün ve onları yakalayın ve onları muhasara edin (kuşatın).”  ve  ” küfrün önderleri ile savaşın.” ayetler ile tüm müşriklerin öldürülmesi mi emredilmektedir? *

Surenin birinci ayeti ültimatom, uyarı ile başlar. Bu uyarı yapılan kesim ise ayette ” مِّنَ الْمُشْرِكِينَ ; müşriklerden ” sözleşme yapılanlarla Allah ve resülü arasında geçer.

Ayette geçen ” مِّنَ – min” edatı Arapçada min-i ba’ziyye adı ile isimlendirilir. anlamı bütünden bir parça anlamındadır. Mesela elma yedim denirken, aslında elmalardan bir parça, kısmını yemiştir insan. Bu kelime de bu anlamda kullanılır.

 El-müşrikun kelimesindeki ‘el’ takısı da, Arapçada marife görevine işaret eder. İngilizcedeki ‘the’ eki ile aynı görevi gören ‘el’ takısı belirlilik takısıdır. Müşriklerin tümü değil, belirli olan, bilinen bir kısım müşrikler kastedilir. Tevbe 1. Ayette zaten, ‘ Müşriklerden söz aldığınız kimselere…’ diye başlar. Tevbe, 12. Ayette de, ‘küfrün önderleri ile savaşın’ denmektedir. Demek ki elebaşları söz vermiş ve sonra ateşkes sözünü ihlal etmişlerdir. Tevbe, 13. Ayette de, ‘Yeminlerini bozanlarla savaştan’ bahsedilir. Ateşkesi, barışı, verdikleri söze rağmen bozanlarla savaşılası emredilmektedir. Tüm bunlar, tüm müşriklerden bahsedilmediğinin delilleridir.

Tevbe 5. Ayet inene kadar yaşanmış bir hayat vardır. Ateşkes ilan edilmiş, karşı taraf sinsi bir şekilde ateşkesi ihlal ederek kanlı saldırı düzenlemektedir.  Sürekli Medine’ye saldrıan, Bedir, uhud, hendek gibi savaşlarla bitmek bilmeyen bir kinle toplumu yönlendiren, Hudeybiye anlaşmasını 2. Yılında savaş suçu işleyerek bozan müşriklere 4 ay süre tanınmıştır. Ya tevbe edecekler ya da bu süre içinde Mekke’yi terk edeceklerdir. Mekke’deki müşriklerin çoğu da tevbe etmiştir. ( H. Kemal Gürger, Ateizmin ve deizmin sorularına karşı İddialar ve izahlar, s. 229)

Ayette de bahsedilen kesim, müşriklerin hepsi değil kendileriyle anlaşma yapılan bir kesimdir. Bu müşriklerle anlaşma yapılmış ama kendileri bu ‘anlaşmayı bozmuştur.’ Zaten gelecekteki ayetlerde ( 8, 10, 12, 13. ayetler) anlaşmayı bozan müşriklerden bahseder:
4. ayet: Anlaşmayı bozmayanlarla bir sorun olmadığını ifade eder.
5. ayet: Anlaşmayı bozanların , yaptıkları suçlara göre cezalarından bahseder.
6 ve 7. ayetler: Müşriklerden ihanet edip sonra pişman olan, Müslümanlardan aman dileyen, öldürülmez, ülke sınırları dışına çıkarılır, sürgün edilir. İslam ülkesinde yaşayıp anlaşmalara uygun davrananlar – Tıpkı Müslümanlar gibi – vergi vermek şartı ile istediği gibi yaşayabilir.
8: ayet: ( Bahsedilen bu müşrikler ) anlaşmaya uymaz, sözlerini tutmazlar,
10: Anlaşmaya aykırı olarak saldırır,
12: İslam’a saldırıda bulunur,
13: Anlaşmayı bozup ilk saldıran onlar olur.

İşte Tevbe suresinin ilk ayetleri bu ‘anlaşmaya uymayan müşriklere’ uyarı ile başlar ve suçlarının cezalarını bildirir.

 "Zülme uğramaları sebebi ile savaşmaları için izin verildi." ( Hac, 39); "Zalimlerden başkasına karşı düşmanlık yoktur." ( Bakara, 193) Savaş izni zulme uğramamak için verilmiştir.

Ayrıca konuyu tamamlayan , “ İslam savaş hukuku” adlı yazımıza bakılabilir.

* Konu çok gündemde tutulduğu için, kısa olmasına rağmen ayrı bir yazı ile yayınlanmıştır.