Ana Sayfa İrtibat Sık Kullananlara Ekle Sitemizin Tanıtımına Katkıda Bulunun Biz Kimiz ? İlkelerimiz
 ABD- AB -RUSYA -ÇİN SAVAŞLARI

                 AKILLI  OLMAK İLK ŞART , AKILLI  OLMADAN DAVANI  SEVSEN DE DAVANA  FAYDAN OLMAZ
                                        AŞIRILIK HER ZAMAN KARŞI TARAFA HİZMET  EDER !

 

 

 

        Günümüzde devletler arası savaş, istihbarat elemanlarının yönlendirmesi ve basının kullanılması ile kamuoyunu yönlendirmek şeklinde cereyan eder. Toplumu yönlendirmek ve kanalize etmek için basın vardır, haber vermek için değil!

 

 

 

Batı ülkelerinin son yıllarda düşman addettiği hükümetleri iktidardan düşürmek için taktik değiştirdiğine şahit oluyoruz. Hegemon güçler artık yabancı liderleri devirmek için savaşa girmiyor. Bunun yerine soft power (yumuşak güç) dediğimiz yöntemle hedeflerine ulaşmaya çalışıyorlar. Yumuşak güçler içerisinde de en etkin olanı şüphesiz Sivil Toplum Kuruluşlarıdır (STK). Türkiye’de faaliyet gösterip de devleti ve hükümeti itibarsızlaştırmak ve karalamak için canla başla çalışan yabancı dernekler biliyoruz. Görünür de basın, insan hakları, demokrasi gibi evrensel konularda faaliyetlerde bulunsalar da her birinin birbiriyle şaşırtıcı irtibatları var. Anti-semitistlik gibi algılanmasın ama çoğunun yönetim kadrosunda Yahudilerin olması normal bir durum değil. Ayrıca bu kuruluşların George Soros gibi işadamları ve USAID gibi Amerikalı devlet kurumlarından maddi destek almaları tarafsız olmadıklarını gösteriyor.  İnsan Hakları İzleme Örgütü,  Freedom House (Özgürlük Evi) , Open Society Foundations (Açık Toplum Vakıfları) ... gibi derneklerin özgürlüklerden, haklardan, demokrasiden vs. dem vurmaları sizleri aldatmasın. Hiçbiri samimi değildir. Neredeyse tamamı  Batı devletlerinin finansmanıyla çalışır ve yegane gayeleri aykırı yönetimleri halk isyanlarıyla alaşağı etmektir.  Onun için sivil toplum örgütü deyip geçmemek lazım. Takibe almak lazım. Aynı taktiklerle karşılık vermek lazım. (  İbrahim Bekiroğlu: Akit: 12 Nisan 2015 )

 

 

                                        CUMHURİYET MİTİNGLERİ, GEZİ OLAYLARI VB ÜZERİNE

        

Şimdi bu olaylar hakkında yapılacak herhangi bir yorumun, olayın iki tarafından en azından bir kesimi tatmin etmeyeceği kesindir. Gelin başka bir şey yapalım, bu olayların gerçek yüzünü göstermeyi tarihe bırakarak, tarihten bir başka olaydan hareketle günümüzü anlamaya çalışalım:

                                                                        6-7 Eylül Olayları

Kıbrıs Türklerine yapılan baskılar, 1955 yılında Türkiye kamuoyunun gündeminde baş köşeye oturmuştur. O dönem Türkiye’de en çok satan gazete olan Hürriyet başlığında İstanbul’daki Rum azınlığın aralarında bağış toplayarak Kıbrıs Rumlarının ENOSİS çetelerine gönderdiğini yazmaktadır. Dışişleri yetkilileri Londra’da Kıbrıs temaslarına devam ederken, Atatürk’ün Selanik’teki evinde bir bomba patlamasıyla ilgili haber, önce 6 Eylül 1955 günü saat 13.00 haberlerinde radyoda yayımlandı.

 Güya Atatürk'ün Selanik'teki evi bombalanmıştır; Başta İstanbul'da galeyana gelen halk gayri Müslimlerin işyerlerini ve evlerini yağmalar, 16 Rum ve 1 Ermeni vatandaşı hayatını kaybeder. 1000'e yakın ev, 4348 işyeri, 73 kilise, 110 otel, 23 okul yakılır ve veya yağmalanır.

Gelelim olayın aslına: Selanik'teki Atatürk'ün evinin bombalama olayının bir düzmece olduğunu , 6-7 Eylül olaylarının olduğu sırada Seferberlik Tetkik Kurulu’nda görevli olan, 1988-1990 yılları arasında ise  MGK genel sekreterliği yapan Sabri Yirmibeşoğlu, gazeteci Fatih Güllapoğlu’na verdiği röportajda açıkça ifade eder: " 6-7 Eylül de bir Özel Harp işidir. Muhteşem bir örgütlenmeydi. Amacına da ulaştı." ( Fatih Güllapoğlu, Tanksız Topsuz Harekat, Tekin Y., 1991, s.104 )  Zaten Atatürk’ün Selanik’teki evine bomba attığı iddia edilen Selanik Üniversitesi Siyasal Bilgileri öğrencisi Oktay Engin daha sonra 22 Şubat 1992 – 18 Eylül 1993 tarihleri arasında Nevşehir Valiliğine getirilmiştir!

                                                                             Gerçek
                             Rus- İngiltere menfaat savaşında iki kurban;Türk ve Yunan devlet ve halkları
"
Hançer sırtımıza 93 HARBİ olarak bilinen Osmanlı-Rus Savaşı'nda saplandı! Balkanlar'ı kaybettiğimiz gibi KIBRIS'ı da elden çıkardık! Çıkarmak zorunda kaldık! Ruslar'a karşı denge unsuru olarak Kıbrıs altın bir karttı! Ruslar'ın ilerleyişini durdurmak için ADA 92.799 STERLİNE İngilizler'e kiralandı!... Ruslar Ortodoks Kilisesi'ni kullanıp Rumlar'ı kışkırttı! 1950'de referandum yapıldı. Rumlar, ENOSİS'e yani Yunanistan'la birleşmeye büyük çoğunlukla "evet" dedi. Bunu destekleyen EOKA da silahlı eylemlere başlayıp ada'daki İNGİLİZ hakimiyetine saldırdı!  Londra, Kıbrıs'ı elinde tutmakta zorlanırken bir anda TÜRK-RUM çatışması çıktı! 6-7 Eylül olayları aradaki düşmanlığı tavan yaptırdı! Artık iki millet için birbirinden başka düşman yoktu! İki taraf çarpışırken İngilizler şimdi ellerinde tuttukları iki üssü alıp kenara çekildiler! Bu iki üs Ağrotur ve Dikelya idi!  ( Ergün Diler; takvim: 28 Ağustos 2013 )

    Biz Türk- Kürt, Laik-Şeriatçı, Alevi-Sünni biriz, bu ülkenin halkıyız, bölünmek sadece düşmanımız dediklerimizin ekmeğine yağ sürer, dün de öyleydi ,bugün de yarında ! Karar sizin!

 

                                                  küresel oyunun kuklaları ve tellalcıları

   
 

  ABD :AB'yi rakip gören ABD,ileride AB'nin rakibi olabilecek kapasiteye sahip Rusya ile ortak hareket ederek , AB'nin önünü kesmeye çalışmaktadır.ABD,orta Doğu'daki petrol ve doğal gazı hem kullanmak hem rakiplerine kaptırmamak için orada faaliyet gösterirken,Orta Asya'yı Rusya'ya bırakıp ,Rusya'nın oradaki faaliyetlerine göz yummakta ,ses çıkarmamaktadır...ABD'nin Avrupa ayağını İngiltere,Asya ayağını ise Japonya oluşturmaktadır.

  ALMANYA :AB'nin beyin takımı ve güdüleyicisidir. Almanya ,ABD ve Rusya ile tek başına mücadele edemeyeceğini anlayınca onlarla mücadele edebilmek için Avrupa'yı birleştirmeye çalışmaktadır.

  İNGİLTERE :Irk (Anglosakson) ve din ( Protestanlık ) ortak kimliği ile ABD ile eylem birliğindedir.Osmanlı imparatorluğunu dağıtıp ,%80'ini  alan İngiltere olduğu halde bizler hala Cumhuriyet bayramlarında Yunanları denize döküyoruz...Yunanistan kukla idi ,ondan hıncımızı aldırdılar...Ve hala Avrupa Yunanistan'ı kullanıp Türkiye'ye istediği yönlendirmeyi yapmaktadır.

  AB :Özellikle orta doğuda -Petrol sahasında - ABD hakimiyetini kırıp yeni güç merkezi olma gayretindedir.ABD Türkiye'yi  AB'nin  orta doğuya sarkmasına engel teşkil eden bir set olarak gördüğü  için  Türkiye'nin AB içine girmesine izin vermemektedir.( Arap kardeşlerimizle olan İslam ortak paydasını kullanarak ) Orta doğu'ya Türkiye üzerinden girmek için AB,  bizi içine almaya hazırdır ama , ABD'nin buna izin vermeyeceğini bildiği için bizi içlerine almamaktadır.

  RUSYA :Günümüzde KGB  tarafından yönetilmektedir ve  şu an Rusya'daki iş adamları KGB ajanlarıdır !Yanıbaşındaki gücü (AB) kontrol altında tutmak  için ABD ile ortak hareket etmektedir.Rusya , ABD'yi istediği zaman "bana yardım etmezsen rakibin olan AB ile hareket ederim " şeklinde uyarmakta ve ABD'ye her istediğini  yaptırmaktadır - Belki de bizim yapmamız gereken de budur !!! -

  İSRAİL :ABD'nin - Anglosakson kesiminin !- amacı petrol'dür İsrail değil ,daha önce petrolün kontrolünde müttefik gördüğü İsrail ,şu an için dezavantaj konuma geçmiştir.Şaron'un sert politikası İslam ülkelerini Tamamen İsrail , dolayısı ile onun destekçisi ABD aleyhine çevirmiştir.Avrupa'da bu kozu kullanıp ; İsrail aleyhine görünüp İslam ülkelerini yanına çekmeye  dolayısı ile ABD'yi köşeye sıkıştırmaya çalışmaktadır...!
   ABD ya İsrail ile batacak ya da - İsrail yerine - Türkiye  vasıtası ile  Orta doğuya yeniden sarkıp ,sömürmeye devam edecektir.Şu an Türkiye ABD'nin güdümündedir, ekonomik-siyasal-sosyal açıdan ABD elimizi kolumuzu bağlamıştır,ABD menfaatine aykırı  siyaset izleyen hükümetler ihtilalle - 28 şubat gibi ...!- ortadan kaldırılmıştır...ABD Türkiye'nin orta doğu ve orta Asya'da söz sahibi olmasını istemektedir.Türkiye'ye de ABD hükmettiğine göre dolayısı ile o bölgelerde ABD hakimiyeti hissedilecek ve sağlanacaktır!
   İsrail ABD desteğini kaybetmemek için Türkiye'de devamlı huzursuzluk çıkarmakta -Suikast,lobi ,basın,İran düşmanlığı...- ve Türkiye'nin ABD'nin isteklerini yapabilecek kadar bir güce ulaşmasına engel olmaktadır.
    11 EYLÜL :ABD'deki İsrail lobisi ile kurulu düzen - İngiliz;Anglosakson - lobisi arasındaki iç çekişmenin sonucunda İsrail lobisinin yaptığı bir gözdağı operasyonudur.Uluslararası sermayenin- Yahudi sermayesinin - hakimiyeti altındaki ABD'de  İngiliz lobisi - Yahudi lobisi mücadelesi hala devam etmektedir. Tıklayınız
   GLOBALLEŞME :ABD tekstil ve demir-çelik ürünlerine kota koymaktadır,Avrupa'da ise ırkçılık yayılmaktadır...Tüm bunlar globalleşme rüzgarına aykırı  olan faaliyetlerdir...!!!

   TERÖR :Terör ;hedef ülkeye güç kullanmadan zarar verme tekniklerinden biridir.Terör örgütlerinin kaynağı gizli servislerdir.Bizler denizdeki balık gibiyiz.Her oltaya yem diye atılırsak oltaya takılırız, her yemi olta olarak görürsek aç kalırız, önemli olan olta ile yemi ayırmaktır ; daima oltaların yeme benzetildiğini  unutmadan !

   Her yeraltı örgütünün mutlaka bir dış bağlantısı olan istihbarat örgütü vardır.Dış istihbarât örgütlerinin elinde hem sağ hem sol terör örgütleri vardır, bunlar amaçlarına göre birisini kullanırlar.Terör olayları göründüğü gibi değillerdir, mesela ABD , Vietnam'da savaşa girebilmek için kendi savaş gemisini batırıp suçu Vietnam'a attığı iddiaları çok yaygındır.Terör olaylarının sonucunda örgütün amaçladığı amaç önemli değildir,ama  eylem sonunda neyin gerçekleştiği, kimin kârlı çıktığı önemlidir, " terörden kârlı çıkan , terörü yapandır, kuklalara takılıp kalmamalı onları oynatanlara ve hedeflerine odaklanmalıdır! "

   TÜRKİYE : Türkiye'de derin devlet vardır,bu derin devletin ABD'cisi vardır,AB'cisi vardır ama asla İslamcısı (...) yoktur ! 

 

                                                                    OYUNUN KURALLARI
   Büyük devletler küçük devletleri hep krizlerle yönetir. Siyasi kriz, ekonomik kriz ve terör bunların en etkilisidir. Bunların hepsi zaten Türkiye’de var. Bütün bunlar büyük devletlere muhtaç olduğumuzu unutmamak için

  Ortadoğu’da sorun sadece petrol olsaydı, ABD Irak’a girmez, Venezuella’yı alırdı. Ama Venezuella Müslüman değil! Afganistan ve Irak’ı vurursan peşinden diğerleri gelir. ABD bunu yaptı. Bölgedeki çatışmalara sadece petrol olarak bakamayız. Petrol büyük amacın ancak bonusu olabilir. Bütün Irak’ın petrolü tek basına ABD’ye kalsa zararını 15 yılda kapatamaz. Bunun sosyolojik, ideolojik ve dini boyutu var.

  Hükümeti, yani AK Parti’yi sadece Obama destekliyor. Fakat Amerikan Kongresi şiddetle karşı. Anlayacağın sadece Beyaz Saray’ın desteği var.

   Washington, AB’yi de arkasına alırsa Suriye’ye girebilir. Ama ABD ve AB birlik olamadığı için Rusya-Çin’in önüne plan koyamıyor. Suriye operasyonunu finanse edecek sermaye bulamadılar. İngilizler Suriye’nin patronu… Suriye’de rejimin değişmesi için İsrail de İngilizler’in kararını bekliyor. İşte burada İran’ın patronu kim? Özgürlüğün kime hizmet ettiği önemli.

   28 Şubat dönemi ‘Alaattin’in sihirli lambası operasyonu’ idi… Yurtdışına kaçırılan paralar yabancı sermaye olarak geri döndü

  PKK, 1980′lerdeki gibi bir örgüt değil. Bir holding. CEO’ları var

   İstihbarat. Bilgi ve pratikte en doğrusunu uygulayan İngiltere’dir. ABD askerini hep iyi kullandılar. Fazla heyecanın kalbe zararlı olduğunu bilirler. Onlar ABD gibi İslam’a saldırmıyor.

 

                                                                           İPUÇLARI

Türkiye, İstanbul merkezli bölgesel bir güç olacak. ABD’nin bir kanadı, Avrupa, İran ve İsrail gibi ülkeler bundan çok rahatsız. Türkiye bölgeye istikrar getirmek istiyor. Bu kimsenin planında olan bir şey değil. Biz “istikrar” dedikçe PKK’yı üzerimize salıyorlar. İsrail ve sermayesi bizle büyük mücadele içinde…

Suriye: ABD, “hava ve deniz gücü desteği veriyorum sen gir işi bitir” diyor.Ancak kimseye güvenemeyiz.Bazen bizim isteklerimiz arasına kendi isteklerini paketliyorlar.Yolda bunu anladığınızda çok geç olur. Bin düşünüp bir hareket ediyoruz. Girersek kendi istediğimiz için gireriz
 
Ancak en büyük zafiyetimiz hala tam olarak milli olmayan ekonomi ve ordu…Ordu  milli. Ama yazılımların hepsi yabancı. Sizi nerede ne beklediğini bilemezsiniz. Üç kuruşluk bir savunmaya cevap veremezseniz karizmanız çizilir. 28 Şubat’tan hemen önce yazılımları İsrail’e veren arkadaşlar sağ olsun! Ekonomide ise paranın üçte biri Türkler’de…Kalanı Kürtler ve Yahudiler arasında paylaştırıldı.Bu ülkenin bilinmeyen gerçeklerinden biridir. Bu paranın size nasıl davranacağını bilemezseniz harekete geçemezsiniz! Her şeyi ölçüp biçiyoruz.

Sadece onlar değil muhalefet bile geç anladı değişimi. Hatta bir keresinde MHP lideri, Latin Amerika’daki Başbakan için, “Ne işin var Şili’de, Brezilya’da” diyebildi.Tarih yeniden yazılıyor. Elbette sancılı oluyor.Yerleşik düzen yıkılırken acı kaçınılmaz. Ama gelecek bizim…

Çare,Rahmetli Uğur Mumcu “Türk, İsviçre medeni kanununa göre evlenen, İtalyan ceza yasalarına göre cezalandırılan, Alman ceza muhakemeleri usulüne göre yargılanan, Fransa idare hukukuna göre idare edilen ve İslam hukukuna göre gömülen kişidir” demişti. Kendi anayasamızı, kendi kanunlarımızı yapmalıyız.Araplar’dan sonra Kürtler’in de Ankara’ya yaklaşması bazılarının uykusunu kaçırıyor…halkları karşı karşıya getirmek istiyorlar.

Gaziantep’teki cenaze namazını gördün. Bütün devlet oradaydı. Çok yanlış fotoğraftı o. Büyük şirketlerde üç yönetici aynı uçağa binmez. Biz bütün devleti oraya topladık. Allah korusun, olumsuz bir şey telafisi olmayan yaralar açardı! (Ergün DİLER:Takvim- 24.08.2012

 




   EMPERYALİST SAVAŞTA, ÖNCELİKLE  İYİ İMAJLA, TATLI SÖZLE YÜREKLERE SU SERPİLİR, SONRA DA TOPRAKLAR  SÖMÜRÜLÜR!
  
                    ANLAYIN, NE ZAMANKİ GAVUR TATLI SÖZ SÖYLEMEYE BAŞLAR, HEMEN GARDINIZI ALIN!

  
   PKK'nın arkasında 3 ülke var: Almanya, ABD, İsrail! 'Hürriyet'teki haber aynen katilin cenazeye katılması gibi olmuş...!

      

                                                      Napolyon'dan Obama'ya MIsIr hitabeleri
  
"...Obama'nın neredeyse herkes tarafından olumlu karşılanan konuşması, bana bundan 211 sene önce Napolyon'un Mısır'da halka dağıttığı bildiriyi hatırlattı. Fransız İhtilali'nin muhteris çocuğu Napolyon'un hayalinde "Büyük İskender" vardı. Avrupa'da hakimiyet kurmanın yeterince insana şeref kazandırmadığını düşünen Napolyon'un hedefi, Hindistan'a kadar büyük bir imparatorluk kurmaktı. Bu küresel imparatorluğun başkenti İstanbul olacaktı. Gel gör ki, İstanbul ve Hindistan'a giden coğrafya Osmanlıların elindeydi. Napolyon, bu büyük sefere Mısır üzerinden gitmeyi planlıyordu. Napolyon Mısırlılara  şöyle sesleniyordu: "Ey Mısırlılar! Size, benim buraya dininizi yıkmak için geldiğim söylenecektir. Bu açık bir yalandır, inanmayınız. Zalimlere benim buraya gaspedilmiş haklarınızı iade için geldiğimi, Allah'a Memlüklerden daha fazla inandığımı ve Hz. Muhammed ile hayranlığımı celbeden Kur'an-ı Kerim'e saygılı olduğumu söyleyiniz. Nerede verimli arazi, kıymetli elbiseler, güzel esirler ve mükemmel evler varsa, hepsi Memlüklere ait. Eğer Mısır onların çiftliği ise Allah'ın bunu onlara verdiğine dair tapu senetlerini göstersinler. Allah adildir ve merhametlidir. Bundan böyle herkes idareye ortak olacak ve mutlu şekilde yaşayacak. Ey şeyhler, imamlar ve diğer önde gelenler! Halka Fransızların da hakiki Müslüman olduklarını ve Osmanlıların şevketli padişahı ile her zaman dost bulunduklarını söyleyiniz. Amacımız, padişaha asi olan Memlükleri ezmektir. Bize hemen destek verecek olanlar müsterih olsunlar. Fakat Memlüklere katılacak olanların vay haline! Onlar için hiçbir kurtuluş yoktur, dünyadan izleri silinecektir." Bu sözlerin ferasetleri zayıflamış Müslüman ahalinin ne kadar hoşuna gittiğini tahmin etmek güç değil. Nitekim Fransızlar, pek de zorlanmadan Mısır'a girdiler, girişlerinden sonra Mısır'da sömürgecilikle katmerlenecek karanlık bir tarih başladı...Napolyon'un hedefinde "Memlükler" vardı, Obama'nınkinde "aşırılar"...Kahire konuşması, Napolyon'un bildirisine hiç de yabancı değil. (Ali Bulaç-Zaman:06.06.2009  )
   Kuzey Afrika ya yerleşen Fransızlar yöre halkının canına, malına, namusuna dokunmuştur.Bununla da yetinmeyen batı yöre halkını köleleştirmeye kalkışmıştır. Zaten bu tek dişi kalmış batı girdiği yerlere insan hakları ve demokrasi getireceğini vaat ederek o yöre halkını hep sömürmüştür.
   Obama’nın cümleleri  kimseyi kandırmasın.Radikal İslam’a karşılarmış.İslam’ın radikalı olur mu?Sömürge zihniyetine karşı çıkanları terörist hatta radikal İslamcı olarak değerlendiren ABD hedefini zaten belirlemiş.Kendi çıkarlarına engel olanları bu sınıfa dâhil ederek yok etmeye çalışacaktır.Irak’ta ki manzara ortada.O bölgeye insan hakları ve demokrasi getirmek için giren ABD’nin bir buçuk milyon Müslümanı katletmesinin açıklamasını yapabilen var mı?İnsan hakları karnesi iyi olmayan batılı ülkeler hala kaymak gibi su üzerinde kalabilmektedir.Şimdi de kalkıp İslam âlemine mesajlar vererek sempatik görüntüler oluşturmaya çalışmaktadırlar.ABD politikası neyse odur.Obama ile değişmez.

  

“Birinci Körfez Savaşı (1991) sırasında, Prens Charles’in İslam ve Batı başlıklı bir konferansına katılmıştım. İslamiyet hakkında kulağa hoş gelen çok önemli sözler sarf etti. Hemen ardından Arap basınında Prens Charles'in gizli Müslümanlığı yönünde haberler yer aldı. Bir hafta sonra Charles İngiltere'nin silah satmasında arabuluculuk yapmak amacı ile Arap ülkelerine gitti. 20 milyar dolarlık silah anlaşmasını yapıp geri döndü. Arap liderleri sözlerin ve çıkan haberlerin tesiri ile onu Müslüman gibi karşıladı.
      
( Neden İslamı Seçiyorlar?-Doç. Dr. Ali Köse)
 

Prens Charles`in her hareketinin kontrollü ve   devletinin menfaatiyle sınırlandırılmış... Prens   Charles`ın, dünyanın en katı emperyalist devletinin   temsilcisi olduğunu görmek .

   Şeyh Nazım  Kıbrisi hazretleri neden O'na Hüseyin Charles demektedir. Mana aleminde üstün meziyetlere sahip insanların dünya istihbarat alemi, yöntem, teknikleri konusunda da uzman olmaları gerekmemektedir! Şeyh Kıbrisi bizim üstadımız, Charles ise İngiltere emperyalist imparatorluğunun  prensidir!

 

 

                     
                           
                                                           2005, 2007, 2013... Hala öğreniyor...!

                2015...!

 

 

         2000...2008, işte yıl 2009: Hala okuyo...!

                

                               

 

 

                                                Çeçen katilleri durur mu? Onlar da bizi  çok seviyo (...!)
  

                                     

5 yıl sonra!

 

                                            

 

                     

 

                       
                       ABD ve AB EKONOMİK KISKACA ALINCA RUSYA'YI BİR ANDA 3. GÖZÜ AÇILDI PUTİN'İN!

                                                                 VE ASIL PUTİN!

 

 

                                       


                                               Napolyon'dan Roosevelt'e... Oynanan oyun hep aynı!
                                   
   S. Yıldırım  "Devlet adamları bazı politik hesaplarla Müslümanların gözüne hoş görünmek maksadı ile bu tür övücü beyanatlar verebilir. Bu yaklaşımın doğruluk payı da var; ama yine de açıktan dillendirmemek gerekir" diyor.
   Prof. Dr. Nazif Gürdoğan, ihtida efsanelerini İbn-i Haldun'un "Mağluplar galipleri taklit eder" sözü ile izah etmeyi tercih ediyor...Doğru yanlış ihtida söylentilerinin çöküş psikolojisinden kaynaklandığını düşünen Gürdoğan, 1980'li yıllarla birlikte Müslümanların artık bu tür psikolojiyi terk etmesini gerektirecek kazanımlar elde ettiği kanaatinde.
    Geçmişten ders almayı bilmeyen toplumlar o manzaraları tekrar yaşamaya mahkûmdurlar.

    GÜCÜ ; ZALİM'LE ORTAK OLARAK DEĞİL, ZALİM GÜÇLERİN ÜLKEMİZ ÜZERİNDEN ORTA DOĞU VE ORTA ASYA'YA  SARKMAYA ÇALIŞMALARINA NEDEN OLAN "İSLAM" PAYDASINI , İSLAM ÜMMETÇİLİĞİ YÖNÜNDE KULLANIP , DÜNYAYA ADALET DAĞITARAK SAĞLAMALIYIZ. TABİİ BUNUN İÇİN ÖNCE "NİYET " OLMALI ,SONRA ÇELİK BİR İRADEYE SAHİP ,SONRA DA EĞİTİMLİ BİR TOPLULUĞA SAHİP OLMALIDIR !
 

                                                        AŞAĞIDAKİ MANŞETLER HER ŞEYİ ÖZETLİYOR !

                                                                            
      BU LAF
                                      
                                                                                  BU DA İCRAAT
                            


                                                                       Bu  da İngiliz versiyonu!

                                     

 

                                                                              Yine  ABD... !


                                          
                                                          Sar başa ! Demek yakında kan dökecek bu da !   

                                     

                                                                             Ama öldürebilirsiniz...!

 

                             

 

                                                                            Bide bu cinsler var!

                              

 

 

                       

 

             NE SAFIZ YAHU, HEMEN "BİZİM" YAPARIZ GAVUR AJANLARI, MÜSLÜMAN İLAN EDERİZ, SONRA KAZIĞI YİYİNCE...!

 

        

 

 

                                           

            Ayetin  devamını da okusana bektaşi efendi: " Kim de zerre miktarı kötülük yaparsa onu da görecek." (Zilzâl, 7-8)